Star Wars – Jedi Akademi Üçlemesi #3 – Kevin J. Anderson – Güç’ün Kahramanları

Sun Crusher, gafil avlanmış bir kurbanın kalbini hedef alan hançer misali Carida Sistemi’ne girmişti. Kara gözleri parlayan Kyp Durron, kontrollerin üzerine eğilmiş halde tüm dikkatini yeni hedefine yöneltmişti. Bu süpersilahın gücüyle – ve akıl hocası Exar Kun’un ona öğretmiş olduğu tekniklerle – Kyp, Yeni Cumhuriyet’e yönelik tüm tehditleri ortadan kaldırabilecekti.

Sadece birkaç gün önce Cauldron Nebulası’nda Amiral Daala ve iki yıldız destroyerini ortadan kaldırmıştı. Patlamanın hemen ardından Sun Crusher’ın tabut büyüklüğündeki haberleşme podlarından birini göndererek, tüm galaksinin bu büyük zaferin sorumlusunun kim olduğunu öğrenmesini sağlamıştı.

Kyp’in şimdiki hedefi ise Carida’daki İmparatorluk Askeri Eğitim Merkezi’ydi. Askeri gezegen, yetiştirilecek stormtrooperların kaslarının gelişmesini mümkün kılacak güçlü bir yerçekimine sahip büyük bir dünyaydı.

Medeniyet görmemiş kıtaları her türlü eğitim için mükemmel imkanlar sunmaktaydı. Kutup çöllerine, keşfedilmemiş yağmur ormanlarına, sarp uçurumlarla çevrili dağ sıralarına ve her türden zehirli sürüngenle kaynayan kavurucu çöllere sahipti.

Carida, Kyp’in sakin anavatanı, onun ve ailesinin bir zamanlar göller üzerinde kurulmuş kolonilerde yaşadığı Deyer’den tümüyle farklı bir yerdi. Fakat bu huzur ortamı da yıllar önce ailesinin, Alderaan gezegeninin yok edilişini protesto etmeye kalkışmasıyla sona ermişti zaten.

Stormtrooperlar koloniyi yerle bir edip Kyp ve anne babasını Kessel’deki baharat madenlerine sürgün ederken, kardeşini de zorla stormtrooper eğitim kampına göndermişlerdi. Şu anda, askeri gezegenin yörüngesinde, Kyp beyninde fırtınalar kopan gergin bir insanın yüz ifadesiyle duruyordu. Gözlerinin içinde gölgeler dans ediyordu.

Bunca yıldan sonra artık kardeşini sağ olarak bulma ümidini yitirmişti; ama ona ne olduğunu da öğrenmek istiyordu. Ve eğer Zeth orada değilse Kyp tüm Carida Sistemi’ni ortadan kaldıracak güce de sahipti. Bir hafta önce Luke Skywalker’ın cesedini Yavin 4’teki Büyük Tapınak’ın tepesinde bırakmıştı. Sun Crusher’ın inşa planlarını da saf Qwi Xux’un zihninden çalmış ve ardından da Amiral Daala ve iki yıldız destroyerini ortadan kaldırmak için beş yıldızı yok etmişti.

Daala, son anda patlayan yıldızlardan kaçmaya çalışsa da bunu başaramamıştı. Alevler Daala’nın sancak gemisi Gorgon’u yutarken ortaya çıkan şok dalgası Sun Crusher’ın tüm ekranlarını çalışmaz hale getirmişti. Bu muazzam zaferle Kyp’in gözü iyice kararmış ve İmparatorluk’u tümüyle ortadan kaldırmak için yola çıkmıştı.

Carida’nın savunma sistemi, Kyp gezegenin yörüngesine girer girmez Sun Crusher’ı tespit etmişti. İmparatorluk güçleri aptalca bir şey yapmadan Kyp bir ültimatom göndermeye karar verdi. Pek çok farklı frekansta bir mesaj yayınladı. “Carida Askeri Akademisi,” diye söze girdi sesinin tonuna dikkat ederek, “ben Sun Crusher’ın pilotuyum.”

Coruscant’ta Mon Mothma’nın yüzüne içkisini fırlatarak diplomatik bir skandala yol açan kişinin adını hatırlamaya çalıştı. “Ben… Büyükelçi Furgan’la teslim olma koşullarını müzakere etmek istiyorum.” Gezegenden ses yoktu. Kyp iletişim sistemine bakarak hoparlörden gelecek cevabı bekledi.

Konsolunda beliren alarm, gezegenin çekici ışınının Sun Crusher’a kilitlenmeye çalıştığını gösterince Kyp Jedi yeteneklerinin de yardımıyla sürekli konumunu değiştirerek buna imkan vermedi. “Buraya oyun oynamaya gelmedim.” Kyp elini yumruk yapıp konsolun üzerine indirdi. “Carida, eğer on beş saniye içerisinde cevap vermezseniz güneşinizin merkezine bir torpido göndereceğim.

Bu silahın neler yapabileceğini bildiğinizi zannediyorum. Anlaşıldı mı?” Yüksek sesle saymaya başladı. “Bir… İki… Üç… Dört…”, on bire vardığında iletişim sisteminin hoparlöründen bir ses duyuldu. “Yabancı, sana iniş koordinatlarını ileteceğiz. Bunlara uyarsın ya da yok edilirsin. İnişin ardından derhal gemini stormtrooperlara teslim edeceksin.”

“Durumu pek anlamış gibi görünmüyorsunuz.” dedi Kyp, henüz gülmeye son vermeden. “Büyükelçi Furgan’la konuşmama izin vermezseniz sisteminiz galaksinin en parlak yeri haline gelecek. İki yıldız destroyerini ortadan kaldırmak için bir nebulayı yok ettim.

Stormtrooperlarla dolu bir gezegenden kurtulmak için küçük bir yıldızı yok etmekten çekinir miyim sizce? Furgan’ı bulun ve görüntülü bağlantı kurun.” Hologram paneli titredi ve iletişim subayının yanı başında Furgan’ın geniş ve düz suratı belirdi. Kyp, büyükelçinin kalın kaşları ve iri pembe dudaklarını derhal tanımıştı. “Burada ne işin var, Asi?” dedi Furgan.

“Bir şeyler talep edecek konumda değilsin.” Kyp’in sabrı tamamen tükenmişti. “Dinle beni Furgan. Kardeşim Zeth’in başına neler geldiğini öğrenmeni istiyorum. On yıl önce Deyer gezegeninde askere alınıp buraya getirilmişti. Bir şeyler bulduktan sonra koşulları görüşmeye başlayabiliriz.” Kaşlarını kaldıran Furgan gözlerini ona dikti. “İmparatorluk teröristlerle müzakere etmez.”

“Fakat başka şansınız yok.” Huzursuzluğu her halinden belli olan Furgan sonunda pes etti. “Böyle eski bir bilgiyi elde etmek biraz zaman alacaktır. Yörüngedeki konumunuzu koruyun. Araştırmaya başlıyoruz.” “Bir saatiniz var.” dedi Kyp ve iletişimi kesti. Carida’da, İmparatorluk Eğitim Merkezi’nin ana binasında, suratı asılmış olan Büyükelçi Furgan iletişim subayına baktı.

“Söylediklerini araştırın Teğmen Dauren. Bu silahın kapAsitesini öğrenmek istiyorum.” Uzaklaşan stormtrooper teğmenin askeri nizamdaki yürüyüşüne hayran kalan Furgan etkilenmişti. “Rapor verin.” dedi yüzbaşıya. Miğferindeki amplifikatör sesini yükseltti. “Albay Ardax saldırı birliğinin Anoth gezegenine doğru yola çıkmaya hazır olduğunu bildirdi.” dedi. ”Dretnot Vendetta’ya tam teçhizatlı birliklerle birlikte sekiz adet MT-AT aracı da yüklenmiş durumda.”

Furgan ellerini önündeki parlak konsola dayadı. “Bir bebeği kaçırıp, bakıcısı olan kadının da hakkından gelmek boş bir işmiş gibi görünebilir; fakat bu bebek bir Jedi ve Asilerin onu korumak için aldığı tedbirleri de hafife almamak gerekir. Albay Ardax’a birliğini derhal yola çıkmak için hazırlamasını söyleyin. Burada üstesinden gelmem gereken ufak bir sorun var; ardından imparatorun yerini alacak genç ve uysal adayımızla ilgilenmeye başlayabiliriz.”

Stormtrooper, selam verip parlak botlarıyla keskin bir geri dönüş yaparak kapıdan çıkıp gitti. “Büyükelçi,” dedi verileri inceleyen iletişim subayı, “casus ağımız sayesinde Asilerin, bir yıldızın patlamasını tetikleyebilecek, Sun Crusher adında bir İmparatorluk silahını çaldıklarını biliyoruz. Ayrıca Cauldron Nebulası’nda da kısa süre önce yabancının iddia ettiği gibi birkaç nedeni belirsiz süpernova ortaya çıktı.”

Furgan şüphelerinde hakkı olabileceğini anlayınca heyecanla titredi. Sun Crusher ve bebek Jedi’ı ele geçirebilirse Core Sistem’deki birbirini yemekle meşgul liderlerin tümünden daha fazla güce sahip olacaktı. Carida yeni kurulacak İmparatorluk’un başkenti bile olabilirdi; tabi ki yönetimde imparatorun vekili olarak kendisi olacaktı. “Sun Crusher’ın pilotu, kardeşiyle ilgili haberleri beklemekle meşgulken,” dedi Furgan, “biz de tüm gücümüzle saldırıp aracını etkisiz hale getireceğiz.

Böyle bir fırsatın kaçmasına müsaade edemeyiz.” Gözlerini Sun Crusher’ın kronometresine dikmiş, beklemekte olan Kyp’in öfkesi her geçen saniye artıyordu. Eğer Zeth’in akıbetiyle ilgili bir bilgi bulabilme ümidi olmasaydı, Kyp, elinde kalan dört rezonans torpidosundan birini çoktan Carida’nın güneşine göndermiş ve şu anda da uzaktan sistemin bir süpernovaya dönüşerek yok oluşunu izlemekle meşgul olurdu.

Duyduğu bir zırıltının ardından Carida’nın iletişim subayının görüntüsü tam karşısında belirdi. “Sun Crusher’ın pilotuna – Siz, bizim Deyer’deki koloniden askere aldığımız Zeth’in kardeşi Kyp Durron musunuz?” Subay son derece yavaş ve her kelimeyi dikkatle vurgulayarak konuşmuştu. “Bunu daha önce söylemiştim. Bir şey öğrendiniz mi?”

İletişim subayının dikkati biraz dağılmış gibiydi. “Üzüntüyle bildiririz ki kardeşiniz eğitimin ilk aşamasını sağ olarak tamamlayamamıştır. Uyguladığımız eğitim ancak en iyilerin başarabileceği derecede zordur.” Kyp’in kulaklarını, çağlayan suların sesine benzeyen bir uğultu kapladı. Her ne kadar böyle bir haberi beklese de kesin olarak öğrenmesi onu son derece üzmüştü. “

Ne?… Nasıl ölmüş peki?” “Kontrol ediyorum.” dedi iletişim subayı. Kyp uzunca bir süre bekledi. “Bir dağda hayatta kalma görevi esnasında birliği tipiye yakalanmış. Donarak hayatını kaybetmiş. Birliğinin diğer üyelerinin hayatta kalması için kahramanca çaba sarf ettiği yönünde kimi ibareler var. Elimde konuyla ilgili kapsamlı bir dosya bulunmakta. İsterseniz size gönderebilirim.”

('Francis Bacon; Okumak bir insanı doldurur; Konuşmak onu hazırlar; Yazmak ise olgunlaştırır.')

Bu kitabı herkes okumalı diyorsanız YorumX'de bir başlık açarak bu kitap hakkındaki düşüncelerinizi yazabilir ve binlerce kişinin bu kitabı okumasına vesile olabilirsiniz; YorumX.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir