James Blish – Gizli Görev – UZAY YOLU SERİSİ 1. KİTAP

Kaptanın Seyir Defteri: Yıldız tarihi 3701.07.2. Atılgan gizli bir görevle yoluna devam ediyor. Aldığım emre göre, Atılgan’m görevi, birinci aşamaya kadar gemi personeline bile söylenmeyecek. Bu dakikaya kadar, sinirli ve huysuzluğumun dışında açıklanamayacak hiç bir davranışım olmadı. Sanki aşırı yorgunluğumdan ötürü yargılarım hatalı oluyormuş gibi davrandım. Ama bu çözüm yolu çok hatalı. Çünkü subaylarım, Yıldız Filosunun en iyi ve yetenekli subayları.

Er veya geç, aldatıcı davranışlarımı anlayacaklar ve beni mantıksız yargılara sürükleyen nedeni, gizli bir emirle hareket etmekte olduğuma bağlayacaklar. Gerçekten ne yaptığımı bilmeyecek kadar yorgun olduğum zaman da bana körü körüne itaat edecekler…

Ve bir uzay gemisinin kazaya uğramasına sebep olacaklar. Atılgan tarafsız bölgenin ters tarafında ve Romulan uzayında bulunuyor. Atılgan’m çevresi, aletlerimizin tespitine fırsat kalmadan, nereden çıktığını anlayamadığımız üç Romulan gemisiyle sarıldı. Atılgan’m burada bulunması, anlaşmayı bozduğumuzun açık bir delili. Romulanlar, halen Kiingoniarın modeline benzer savaş gemileri kullandıkları için, silâh bakımından da bize karşı üstünlük sağlıyorlar.

Teğmen Uhura’nm sesi duyuldu: — Kaptan, Romulan Gemilerinden birinden İkinci Sınıf bir sinyal alıyoruz. — Sinyali orta ekrana alın, Teğmen. Aynı zamanda, Yıldız Filo Komutanlığına bir mesaj göndererek durumu ve yerimizi tam olarak bildirin Spak, senin tespit aletlerin nettir. Ne oldu? — Efendim, bir varsayımdan başka şey, yok… Teğmen Uhura: — Sinyal orta ekrana alındı, dedi. Orta ekran kısa bir süre yanıp söndü, sonra ekranda Romulanlı bir subay göründü.

Subay geminin kontrol odasındaydı, ama arka plan dikkatle bulandırılmıstı. Subay tıpkı Mister Spak’a benziyor, hatta onun gibi konuşuyordu. — Yıldız Gemisi Atılgan olarak nitelendirildiniz. Son bilgiye göre kaptanınız Cim T. Körk. Körk, bir el mikrofonu aldı ve düğmesine bastı — Aldığınız bilgiler doğrudur. Ben Kaptan Körk. — Ben de Romulan imparatorluğu Filosunun komutan yardımcısıyım. İsmim Tal. Geminizin etrafı sarıldı, Kaptan. Hemen teslim olmazsanız… sizi yok edeceğiz.

Körk, mikrofonun düğmesini kapadı ve basını Spak’a doğru çevirdi. Romulan’m yabancı bir dili dudak oynamasından anlayamayacağını bi’i yordu, ama ona bu imkânı vermek gereksiz olacaktı. — Spak, buraya gel. Bundan ne anlıyorsun? Bîr şey istiyorlar, aksi takdirde bizi çoktan yok ederlerdi. — Yıldız Filo Komutanlığının bu durumdan haberdar edildiğini biliyorsunuz her halde.

Tal, umursamaz bir tavırla: — Tabii, dedi. Fakat buradan gönderilen bir mesaj, Yıldız Filo Komutanlığına ancak üç hafta sonra ulaşabilir… Ve öyle sanıyorum ki, her ne olursa olsun, arkanızdan bir filo gönderip göndermemekte tereddüt edeceklerdir. Karar sizindir, Kaptan. Bir saat. Tal’m görüntüsü kayboldu ve ekran yıldızlarla doldu.

Körk: — Teğmen Uhura, dedi. Bütün üst subayların hemen Brifing salonunda toplanmalarını söyleyin. Körk, toplanan grubu gözden geçirerek: — Pekâlâ, dedi. Spak, Makkoy ve Skat toplantıya gelmişti; Kekov ve Sulu, Uhura’yla beraber kontrol odasındaydı. — Spak, RomuSan gemilerinin tepemizde bitmesinden önce geminin tespit aletlerinin onları neden göremediği üzerinde bir teorin vardı. — Öyle sanıyorum ki Romulanlar, geminin tespit aletlerini maskeleyici bir aparey geliştirmişler.

Dikkat ederseniz, Kaptan, çevremizde ki Romulan gemileri, Klingon gemilerinin modelinden esinlenerek yapılmış. Bir geminin yapısını böylesine değiştirme çok pahalıya mal olur. Bildiğimiz gibi, Klingon gemilerinin, Romulan gemilerinden üstün bir tarafı yok.

Böyle bir masraf ancak, çok önemli bir gizleyici apareyin gemiye uygulanması üzerine yapılabilir. — Eğer tahminin doğruysa, Romulan gemileri, federasyon bölgesine fark edilmeden girebilir ve bir gezegen ya da bir gemi korunmaya fırsat bulamadan tahrip edilebilir. Skat: — Zaten biz de böyle yakalandık, dedi. Körk, ters bir sesle: — Çok parlak bir gözlem, Mister Skat, dedi. Yardımcı olabilecek başka fikirleriniz de var mı? Skat, bir an şaşırarak durdu, sonra omuzlarını silkti. — Başka çaremiz yok gibi görünüyor… — Üç çaremiz var. Dövüşüp… kaybedebiliriz.

Atılgan’ı Romulanlara vermektense, kendi elimizle yok edebiliriz. Ya da …teslim olabiliriz. Toplantıda bulunan subaylar arasında bir kıpırdanma oldu. Körk zaten böyle bir tepki beklediği için fırsatı kaçırmadı. — Romulanlarm şu maskeleyici aletlerinin nasıl çalıştığını belki öğrenebiliriz.

Federasyon’un bu bilgiye kesinlikle ihtiyacı var. Skat: — İçinde bulunulan koşullar herhangi bir şey öğrenmemizi önlüyor, dedi. Eğer Atılgan Romulanlarm eline geçecek olursa, bir Yıldız gemisi hakkında öğrenmek istedikleri her şeyi öğrenebilirler. — Spak? Spak, serinkanlılıkla ve hiç sakınmadan Eğer emrinizle tarafsız Bölgeyi geçmemiş olsaydık, dedi. Şimdi bir karar verebilmek için düşüncelerimizi öğrenmek gereği olmayacaktı.

Salonda bulunan subaylar önce dikkatle Spak’a sonra Kaptan Körk’e baktılar. Makkoy, ileri doğru eğildi. — Cim, bize emretmiştin, ama böyle bir emir vermeye yetkin yoktu… — Gidebilirsin, Doktor! — Ama Cim… Uhura’nın sesi konuşmayı kesti: — Kontrol odasından Kaptan Körk’e. — Körk konuşuyor. — Romulan gemisi yine sinyal veriyor, efendim.

('Francis Bacon; Okumak bir insanı doldurur; Konuşmak onu hazırlar; Yazmak ise olgunlaştırır.')

Bu kitabı herkes okumalı diyorsan kitap hakkındaki düşüncelerini yorum bölümüne yazabilir ve binlerce kişinin bu kitabı okumasına vesile olabilirsin! ; Kitabe.org

Bu Kitap Neden Okunmalı?

avatar