Harry Harrison – Paslanmaz Çelik Sıçan

Büronun kapısı aniden açıldığında oyunun biƫğini anlamışƨm. İyi para kazanmışƨm ama her şey geride kalmışƨ arƨk. Polis içeri girerken koltuğumda arkama yaslanıp mutlu bir gülümseme takındım. O da bütün diğer polisler gibi kasvetli ve ağırkanlıydı; espriden de anlamıyordu.

Daha ağzını bile açmadan söyleyeceklerini hemen hemen biliyordum. “James Bolivar diGriz sizi tutukluyorum. Suçlarınız—” Burada suç kelimesini özellikle bekliyordum, çünkü böylesinin daha etkili olacağını düşünmüştüm. Onu der demez tavandaki barutun patlamasını sağlayan düğmeye basƨm, tavanın kirişi çöktü ve üç tonluk bir kasa polisin kafasının tam üstüne düştü.

Ezilişi çok güzeldi, teşekkürler. Odadaki toz bulutu çöktüğünde polisin görebildiğim tek parçası hafifçe yamulmuş olan eliydi. El şöyle bir Ɵtredi ve işaret parmağı suçlarcasına bana yöneldi. Sesi kasa nedeniyle biraz boğuk, biraz da kızgın çıkıyordu.

Aslında polis bir parça kendini tekrar ediyordu. “—Suçlarınız haneye tecavüz, hırsızlık, sahtekârlık—” Bir süre daha saymaya devam eƫ. Etkileyici bir listeydi ancak ben hepsini daha önce duymuştum. Bu nedenle beni çekmecelerdeki tüm parayı çantama doldurmaktan alıkoymasına izin vermedim.

Liste yeni bir suçla sona eriyordu ve şöyle koskoca bir para yığını üzerine yemin edebilirdim ki sesinde bir incinmişlik vardı. “Ayrıca tabii bir robot-polise saldırmak suçu da sicilinize eklenecek. Bu yapƨğınız çok aptalcaydı çünkü beynini ve gırtlağım zırhlıdır ayrıca gövde kısmım da..” “Gayet iyi biliyorum, George, ama şu senin telsiz alıcıvericisi de sivri kafanın tam tepesinde ve ben henüz arkadaşlarına haber vermeni istemiyorum.”

Sıkı bir tekmeyle duvardaki gizli paneli yıkƨm, bu panel bodrum katma inen merdivenlere ulaşmamı sağlıyordu. Yerdeki moloz yığınının yanından geçerken polis parmaklarıyla bacağımı yakalamaya çalışƨ ama ben bunu bekliyordum ve birkaç sanƟmlik bir mesafeyle sıyırmayı başardım.

Bunların ne kadar dayanıklı olduklarını anlamama yetecek kadar çok sayıda polis taraķndan kovalanmışƨm. Onları havaya uçurabilirsiniz ya da ezip un ufak edebilirsiniz ama tek bir parmakları bile sağlam kalsa kendilerini onunla sürükleyerek ve size dostane öğütler vererek peşinizi bırakmazlar. Bunun yapƨğı da farklı değildi.

Suç dolu hayaƨma bir son vermeli ve topluma olan borcumu ödemeliydim falan. Bodruma ulaşƨğımda merdivenlerde yankılanan sesini hâlâ duyabiliyordum. Arƨk her saniyem sayılıydı. Polisler peşime düşmeden önce yaklaşık üç dakikam vardı ve kendimi binanın dışına atmak tam olarak bir dakika sekiz saniyemi alacakƨ.

Bu pek uzun bir süre sayılmazdı, zamanı iyi kullanmalıydım. Bir başka paneli de yine bir tekmeyle açarak eƟket çıkarma odasına girdim. Ben merdivenlerden aşağı inerken robotlardan biri bile başını kaldırıp bakmadı, baksalardı şaşardım zaten.

Hepsi de düşük model M Tipi robotlardı. Beyinleri pek fazla çalışmayan, yalnızca basit ve tekrara dayalı işlerde kullanılabilecek şeylerdi. Onları kiralamamın nedeni de buydu. Azotlu meyve kutularının üzerindeki eƟketleri neden çıkardıklarına ya da bu kutuları duvarın içinden geçerek kendilerine geƟren paleƟn öbür ucunda ne olduğuna dair en ufak bir merakları yoktu.

Duvarın öteki yanına geçmemi sağlayan Hiç Açılmayan Kapıyı açƨğımda bile yukarı bakmadılar. Arƨk hiçbir şeyim sır olmadığı için kapıyı açık bıraktım. Gürültüyle çalışan paleƟn hemen yanından geçerek hükümete ait deponun duvarında açmış olduğum delikten içeri girdim. PaleƟ de kendim yerleşƟrmişƟm. Bu iş ve deliği açmak kendi başıma yapmam gereken yasadışı şeylerdi. Bir başka kilitli kapıdan geçerek depoya girdim.

OtomaƟk forkliŌ, tavana kadar yükselen yığından aldığı kutuları palete yerleşƟrmekle meşguldü. Bu aleƟn roboƩan sayılmasına yetecek beyni yoktu, yalnızca kutuların yüklenmesine ilişkin komutları uyguluyordu. Etraķndan dolaşarak koridordan aşağı seğirƫm. Yasadışı faaliyeƟmin sesleri arkamda giderek zayıfladı ve yok oldu.

Hâlâ bu şekilde tam kapasite ile çalıştığını duymak içime hoş bir sıcaklık yayıyordu. Bu güne kadar çevirdiğim dalaverelerin en iyilerinden biri olmuştu. Küçük bir sermaye gideri karşılığında hükümeƟn deposuna biƟşik olan depoyu kiralamışƨm. Duvarda açƨğım basit bir delik sayesinde, muazzam bir yiyecek stoğuna ulaşmam mümkün olmuştu.

Bu büyüklükteki bir depoda, uzun dönem stoklara aylar boyunca el sürülmeyeceğinden emindim. Tabii ben el sürene kadar. Delik açıldıktan ve palet yerleşƟrildikten sonra arƨk gerisi işleri yürütmeye kalmışƨ. Eski eƟketleri çıkarıp yerlerine kendi basƨğım renkli eƟketleri yapışƨrmaları için bu robotları kiralamışƨm. Daha sonra mallarımı tamamiyle yasal yollardan pazarlamışƨm.

Benim stokumda en iyi mallar mevcuƩu ve yaraƨcı Ɵcari faaliyetlerim sayesinde de giderlerim oldukça düşüktü. Rakiplerimden daha düşük fiyata saƨşlar yapmak ve buna rağmen haƨrı sayılır bir kâr elde etmek olanağına sahipƟm. Yerel toptancılar iyi bir alışverişin kokusunu hemen almışlardı ve aylar sonrası için bile siparişler vermişlerdi. İyi bir Ɵcari faaliyeƫ ve bir süre daha devam edebilirdi.

Aklıma gelen bu tür düşünceleri daha başlangıçta kontrol alƨna almışƨm. Bizim meslekte asla unutmamanız gereken bir şey vardır; bir iş bitmişse BİTMİŞTİR! Bir gün daha devam etmenin ve bir çeki daha tahsil etmenin çekiciliğine kapılmak meslek hayaƨnızın sonu olabilir. Aaah, ah, bunu benden iyi kimse bilemez!

Ayrıca şunu da biliyorum ki bu, polisle tanışıklığınızı artırmanın da en iyi yoludur. İnsan açgözlü olmamalı çok Sağ olana çalışacak gün mü yok Benim düsturum budur ve bugün bulunduğum yeri de bu güzel parolaya harfiyen uymama borçluyum. Ve düşüncelere dalıp gitmek de polislerden kaçmama yardımcı olmaz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir