Arthur C. Clarke – Uzay Efsanesi #2 – 2010 Uzay Efsanesi

‘ Tüm Galakside, “bilinç”ten daha değerli bir şey bulamadıklarından, onun her yerde doğması için çaba gösterdiler. Yıldız tarlalarının çiftçileri oldular, ektiler, bazen de biçtiler.

Bazen de soğukkanlılıkla zararlı otları ayıkladılar.

Bin yıllık bir yolculuktan sonra araştırma gemisi Güneş Sistemi’ne girdiği zaman dev dinozorlar çoktan yok olmuştu. Gemi donmuş dış gezegenleri geçti ve ölmekte olan Mars’ın çöllerinde biraz durarak Dünya’ya baktı.

Kaşifler altlarında yaşam belirtileriyle dolu bir gezegenin uzandığını gördüler. Yıllarca çalışmış, toplamış ve sınıflandırmışlardı. Öğrenebilecekleri her şeyi öğrendiklerinde uygulamaya başlamışlardı. Karada ya da denizde yaşayan birçok türün kaderleriyle oynadılar. Fakat hangi deneylerin başarıya ulaştığını en azından bir milyon yıl boyunca öğrenemeyeceklerdi.

Sabırlıydılar, ancak henüz ölümsüz değildiler. Yüz milyar yıldızın bulunduğu bir evrende yapacak daha çok şey vardı ve birçok gezegen onları bekliyordu. Bu yüzden bir kez daha bu yoldan geçmeyeceklerini bilerek boşlukta ilerlediler.

Aslında tekrar geçmelerine gerek de yoktu. Bıraktıkları uşaklar gerisini halledeceklerdi. ‘

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir