John Green – İlk Aşk

Üstün zekâsıyla tanınan Colin Singleton liseden mezun olmasının ve on dokuzuncu sefer Katherine isimli bir kız tarafından terk edilmesinin ertesi sabahı banyo yaptı. Banyo küvetinde yıkanmayı tercih ediyordu; hayattaki ilkelerinden biri yatarak kolayca yapılabilecek bir şeyi asla ayakta yapmamaktı. Suyun ısınmasının hemen ardından küvete girip oturdu ve su onu kaplarken boş gözlerle baktı. Bükerek küvete sığdırdığı bacaklarından su santim santim yükseliyordu. Colin bu küvet için fazla uzun, fazla büyük olduğunu hayal meyal de olsa fark ediyordu…

Çocuk rolü kesen bir yetişkin gibi görünüyor olmalıydı. Su, yağsız olduğu kadar kassız kamından yukarı şıpırdayarak yükselirken Arşimet’i düşündü. Colin aşağı yukan dört yaşındayken, küvete oturduğunda taşan suyla hacim hesaplanabileceğini keşfeden Yunan filozof Arşimet’ten bahseden bir kitap okumuştu.

Bu keşfin üstüne Arşimet sözde, “Evreka!” 2 diye bağırmış ve çırılçıplak sokağa fırlamıştı. Kitapta pek çok önemli keşfin bir “Evreka anı” içerdiğinden bahsediliyordu. O zaman bile Colin önemli keşifler yapmaya can attığı için annesi akşam eve geldiğinde ona bunu sormuştu. “Anne, hiç Evreka anı yaşayabilecek miyim?” “Ah, tadım, ” demişti annesi elini tutarak. “Bir şey mi oldu?”

“Evreka ant yaşamak istiyorum, ” demişti Colin, bir başka çocuğun Ninja Kaplumbağa isterken takınacağı tavırla. Annesi elini Colin’in yanağına koyup gülümsemişti, suratı o kadar yalandı İti Colin kahve ve makyaj malzemesi kokusu almıştı. “Tabii ki Colin. Tabii ki yaşayacaksın, bebeğim.” Ama anneler yalan söyler. İş tanımında bu vardır.

Colin derin bir nefes alıp başım suya sokana kadar kaydı. Ağlıyorum, diye düşündü, gözlerini yakıcı sabunlu suda açınca. Ağlayastm var, o yüzden ağlıyor olmalıyım ama anlamak mümkün değil çünkü su altındayım. Ama ağlamıyordu. Tuhaf ama kenefini ağlayamayacak kadar depresif hissediyordu. Ağlayamayacak kadar yaralı.

Sanlti kız ondan, ağlayan parçasını söküp almıştı. Küvetin tıpasını çekti, ayağa kalktı, kurulandı ve giyindi. Banyodan çıktığında annesiyle babasını yatağının üstünde otururken buldu. Hem annesi hem de babasının aynı anda 2 (Yun.) “Buldum.* odasında olması hiçbir zaman hayra alamet olmamıştı. Yıllar içinde bu, şöyle anlamlar taşımıştı:

Anneannen/deden/Suzie halan“hiç tanışmamış olabilirsin ama inan bana, gerçekten iyi biriydi ve çok yazık oldu”vefat etti. 2. Katherine diye bir kız yüzünden çalışmaya odaklanamıyorsun. 3. Bebekler eninde sonunda ilgi çekici bulacağın ama şimdilik seni tiksindirecek bir eylem sonunda oluşuyor, ayrıca kimi zaman insanlar bebek yapma organlarını içeren ama bebek yapmayı içermeyen şeyler yapıyorlar, örneğin birbirlerini suratları dışında yerlerden öpmek gibi.

Hiçbir zaman şu anlama gelmemişti: 4. Sen banyodayken Katherine diye bir kız aradı. Çok üzgünmüş. Seni hâlâ seviyormuş ve çok kötü bir hata yapmış ve seni şu anda aşağı katta bekliyor. Buna rağmen Colin annesiyle babasının 4 Numara türünden bir haber vermek için odasında olduğunu ummaktan kendini alamıyordu.

Genel olarak kötümserdi fakat Katherine’ler söz konusu oldu mu istisna yapardı: hep ona döneceklerini hissederdi. Katherine’i sevme ve onun tarafından sevilme duygusu göğsünde kabardı, âdeta genzinde adrenalin tadı vardı, belki de bitmemişti, belki kız elini yine avcımda tutacak ve yüksek, arsız ses tonu fısıltıya dönüşerek her zaman yaptığı gibi hızlı ve kısık bir şekilde, seni seviyorum, diyecekti.

Bunu hep sanki gizli ve büyük bir sırmış gibi söylerdi. Babası ayağa kalkıp yanına geldi. “Katherine beni aradı, ” dedi. “Senin için endişelenmiş.” Colin babasımn elini omzuna attığım hissetti, sonra birbirlerine yaklaştılar, ardından da sarıldılar. “Biz de endişelendik, ” dedi annesi. Minyon bir kadındı, dalgalı ve öndeki perçemi beyaz olan kahverengi saçları vardı. “Ve çok şaşırdık, ” diye ekledi. “Ne oldu?” “Bilmiyorum, ” dedi Colin, babasımn omzuna doğru, yumuşak bir ses tonuyla. “Benden… benden usanmış.

Bıkmış. Öyle söyledi.” Bunun üstüne annesi de kalktı ve bir sürü kucaklaşma, kollar, omuzlar olaya karıştı, sonra annesi ağlamaya başladı. Colin sarılmaların arasından kendini kurtarıp yatağına oturdu. Onları odasından hemen o saniye çıkartma isteğiyle dolmuştu, eğer çıkmazlarsa padayacaktı. Kelimenin tam anlamıyla hem de.

Bağırsakları duvarlara saçılacaktı; üstünzekâlı beyni yatak örtüsüne akacaktı. “Peki, bir ara oturup seçeneklerini değerlendirmemiz lazım, ” dedi babası. Değerlendirme takıntısı vardı. “Olayın sadece iyi yanlarına odaklandığımı sanma ama yine de bu yaz biraz boş vaktin olacak gibi görünüyor. Northwesternda yaz okulu olabilir mesela.” ıo “Bugünlük yalnız kalmak istiyorum, ” diye karşılık verdi Colin, gitsinler de patlamak zorunda kalmasın diye sakin görünmeye çalışarak.

“Yarın değerlendirebilir miyiz?” “Tabii ki tatlım, ” dedi annesi. “Tüm gün buradayız. İstediğin zaman aşağıya gel, seni seviyoruz, sen çok çok özel bir çocuksun Colin ve bu kızın sana başka türlü hissettirmesine izin vermemen gerekiyor çünkü sen müthiş bir çocuksun, çok zekisin ve.. .”

Tam o anda en özel, müthiş ve zeki çocuk, banyosuna koşup içi dışına çıkana kadar kustu. Buna da bir tür patlama denilebilirdi pekâlâ. “Colin!” diye bağırdı annesi. “Yalnız kalmak istiyorum, ” diye ısrar etti Colin banyodan. “Lütfen.” Dışarı çıktığında gitmişlerdi.

Bu kitabı herkes okumalı diyorsan kitap hakkındaki düşüncelerini yorum bölümüne yazabilir ve binlerce kişinin bu kitabı okumasına vesile olabilirsin! ; Kitabe.org

Bu Kitap Neden Okunmalı?

avatar