Charles Bukowski – Postane

Bir yanlışlık olarak başladı. Noel mevsimiydi ve her Noel’de aynı numarayı çeken tepedeki ayyaştan eli ayağı tutan herkesi işe aldıklarını öğrendim; ben de gittim ve kendimi sırtımda posta çantasıyla aylak aylak dolanırken buldum. Ne iş, diye geçirdim içimden. Rahat! Sadece iki blok filan veriyorlardı ve bitirmeyi başarırsan kadrolu posta dağıtıcısına ya da şefe gidiyor, bir […]

Charles Bukowski – Kasabanın En Güzel Kızı

Cass, beş kızkardeşin en küçüğü ve en güzeliydi. Kasabanın en güzel kızıydı Cass. Yarı Kızılderili. Esnek ve tuhaf bir vücudu vardı, yılanvari ve şehvetli; gözleri ise vücudu ile son derece uyumlu. Sıvı halinde akan bir ateşti. Girdiği şekle sığmayan bir ruh. Uzun, parlak, ipek gibi saçları her hareket ettiğinde sağa sola dalgalanırdı. Ya çok neşeliydi […]

Charles Bukowski – Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi

Hipodromda iyi bir gün. Tahminlerimin tümü tuttu neredeyse. Yine de sıkıcı olabiliyor orası, kazanınca bile. İki koşu arasındaki otuz dakikalık bekleyişler yüzünden; hayatın hiçliğe akıp gidiyor. İnsanlar kasvetli görünüyorlar orda, çiğnenmiş. Ben de aralarındayım. İyi de nereye gideyim? Müzeye mi? Bütün gün evde oturup yazarcılık oynamayı bir düşünün. Küçük bir eşarp bağlayabilirim boynuma. Arada sırada […]

Charles Bukowski – Büyük Zen Düğünü

Arka koltuktaydım, Romanya ekmeği, ciğer ezmesi, bira ve meşrubatların arasına sıkışmış; on yıl önce ölen babamın cenazesinden bu yana ilk kez bağladığım yeşil kravatımla. Şimdi bir Zen düğününde sağdıç olacaktım. Hollis saatte 130 kilometre sürüyor, Roy’un iki metrelik sakalı yüzüme uçuşuyor. Benim 62 model Comet arabamdayız ama ben kullanamıyorum — sigorta yok, iki kez alkollü […]

Charles Baudelaire – Yapma Cennetler

Çok ünlü, aynı zamanda da koca bir budala olan bir adam -bu iki niteliğin birbirine pek yakıştığı söylenir; ben de, birçok kez, bunu gözler önüne sermenin buruk zevkini duyacağım- sağlık bakımı ve damak zevki gibi ikili bir bakış açısıyla kaleme alınmış, Sofra üstüne bir kitabın ŞARAP maddesinde, “Şarabın mucidi Nuh Peygamber olarak bilinir; bağ meyvasından […]

Charles Baudelaire – Şarabın Şiiri Esrarın Şiiri

Çok meşhur olmakla birlikte büyük bir budala olan bir adam –bu iki özelliğin birbirine gayet güzel yakıştığını birçok defa sizlere göstermenin buruk zevkini tadacağım- sağlık ve damak zevki gibi iki açıdan ele alınmış bir Mutfak kitabının ŞARAP maddesinde şöyle deme cüretinde bulunmuş: “Şarabın mucidinin Nuh peygamber olduğu sanılmaktadır; şarap bağ meyvesinden yapılan bir içkidir. ” […]

Viktor Pelevin – Omon Ra

Yeryüzünün en sınır tanımaz ve yaratıcı romancılarından Pelevin bu kez uzaya el atıyor. Sovyet Uzay Programı üzerine acımasız bir hiciv ve tek hayali kozmonot olup uzaya çıkmak olan Omon’un kara mizahla yüklü öyküsü. Fantastik yazının eşsiz örnekleriyle tüm dünyada büyük ilgi uyandıran Viktor Pelevin, saçmalığı estetik sınırlarına vardıran ve eleştirmenlerin Gogol ve Bulgakov’un eserleriyle kıyasladığı […]

Viktor Paskov – Georg Henih’e Balad

geçenlerde, eski aile defterlerini karıştırırken, okul defteri sayfalarına kurşun kalemle okunaksız bir yazıyla Georg Henih tarafından yazılmış iki mektup geçti elime. Sağ üst köşede yazılmış oldukları yıl -1960 ve yer Hayrettin Köyü’ndeki huzurevi- belirtilmiş. İkinci mektubun son sayfasına paslanmış ataçla huzurevi yönetiminin bir duyurusu tutturulmuş, işte şu tarihte Georg Henih’in (yaşlılık sözcüğünün Latince’si geçiyordu) vefat […]

Viktor Jara – Ölümsüz Şarkı

Cantadorlar. Latin Amerika şarkıcıları. Büyük bir kültür mozayiğinin ezgicileri. Şair-besteciyorumcu yeteneklerini toplumsal mücadeleye adayan ve bunu yaparken de duyarlık olarak doğa ve insan temelinden kopmayan, onu derinleştiren sanatçılar. .. Latin Amerika’da, 1960’lı yıllardan başlayarak, kıtayı si- ■ yasal planda da dünya kamuoyunun gündeminde tutan siyasal ve toplumsal özgürlük alanlarında zorlu mücadeleler oldu. Bu hareketliliğin getirdiği […]

Victoria Alexander – Sonunda Ben de Sevdim

Ağustos 1854 Bir erkeğin tek arkadaşının bir şişe konyak olması çok talihsiz bir durumdu. Özellikle de şişe hiç açılmamışsa. Norcroft Kontu Oliver Leighton en sevdiği kulüpte her zamanki masasına oturmuş boş gözlerle şişeye bakarken, dalgın bir biçimde elindeki dört bozuk parayı sallıyordu. Bunun olacağı kimin aklına gelirdi ki? Oliver’m aklına gelmediği kesindi. Sona kalacağını hayal […]

Victor Pelevin – Buda’nın Serçe Parmağı

Atların ve insanların yüzlerine, irademin gücüyle büyüyen ve şimdi günbatımı kızıllığındaki stepten hiçliğe doğru atılan bu sınırsız yaşam seline bakarken sık sık düşünürüm; bu akışın içinde benim yerim neresi? cengiz han 1920’li yılların başlarında İç Moğolistan’daki manastırlardan birinde yazılmış olan bu elyazmasının gerçek yazarının adı, pek çok nedenden dolayı, verilemeyecek; eser onu yayına hazırlayan editörün […]

Victor J. Stenger – Başarısız Hipotez Tanrı

Bilim Tanrı’nın Var Olmadığını Nasıl Gösteriyor? Yakın döneme kadar teistlerle ateistler ya da (benim yeğlediğim terimlerimle söylersek) teistlerle anti-teistler arasındaki tartışma büyük ölçüde örtük olarak paylaşılan iki varsayıma dayanıyordu. İlkine göre, bilim ve din, Stephen Jay Gould’un ünlü sözleriyle, “örtüşmeyen hüküm alanlarına” aitti. İkincisi ise bilim ve aklın bir ilahın veya yaratıcının var olduğu inancını […]

Charles Baudelaire – Paris Sıkıntısı

Charles Baudelaire 1821 yılında Paris’te doğar, küçük yaşta babasını yitirir. Annesinin 1828’de Binbaşı Aupick’le evlenmesi yaşamını altüst eder. Liseyi bitirmesinden sonra, gerek annesi, gerek artık bir general olan üvey babası onun toplum içinde seçkin bir yer edinmesini isterler. Ama Baudelaire seçimini çoktan yapmıştır, hiçbir zaman da değiştirmez: yazın adamı olacaktır. Erginlik yaşına gelir gelmez de […]

Franz Kafka – Ceza Sömürgesi ve Hukuk Öyküleri

Subay, inceleme gezisine çıkmış konuğuna, “Hiç alışılmadık bir aygıttır,” dedi; pek yakından tanıdığı kesin olan aygıtı hayranlıkla süzmekteydi. Konuk neredeyse zoraki gelmişti buraya, itaatsizlik ve subayına hakaret etmek suçlarından ölüme mahkûm edilmiş bir erin idamında bulunma davetini, geri çevirmenin saygısızlık sayılacağını düşündüğü için kabul etmişti. Gördüğü kadarıyla, bu ceza sömürgesinde idama karşı bir ilgisizlik hâkimdi. […]

Cevdet Kılıç – Bilgelik Hikayeleri

Birisi Thales’e sorar: • Sana göre dünyada biricik devamlı olan şey nedir? • Ümit…, diye cevap verir düşünür; zira bizi en son bırakan budur. • Peki, öyleyse en kolay olan şey nedir? diye sorulunca, • Başkasına nasihat vermek diye karşılık verir. Bazen bir hikmetli söz, hikâye, hatıra, fıkra, fabl; insanın hayatını, düşünce ufkunu, zihniyetini ve […]

Cevat Şakir Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı) – Turgut Reis

Menteşe (şimdi Muğla) iline bağlı Sıralovaz Yarımadasının Karabağ köyü uçurumlar üzerinde konmuş bir kartal yuvası gibi idi. O köyde çobanlık eden Veli’nin karısı –boylu poslu bir Türkmen kızıydı–, kirmanla yün eğirirken, çocuğu doğuracağını anladı. Kocası orada değildi. Son günlerde davarlara parslar dadanmışƨ. Sabahleyin erkenden kamasını ve kepeneğini alarak ve köpeğini de yanına katarak: “Deniz kıyısında […]