Luigi Pirandello – Üç Kısa Oyun

Sahnede bir geçiş odası görülür. Eşya azdır: Küçük bir masa, birkaç iskemle. Sahnenin (oyuncuya göre) sol köşesi bir perdeyle kapatılmıştır. Sağda ve solda yan çıkışlar. Dipte, büyük camlı kapının açıldığı karanlık bir oda ve bu odayı parlak ışıklı bir salona bağlayan bir kapı. Kapının camlarından bu salonda çok zengin bir sofranın kurulu olduğu görülmektedir.

Gece, oda karanlık. Perdenin arkasında biri horlar. Perde açıldıktan az sonra, sağdaki kapıdan, elinde fenerle Ferdinando girer. Gömlekledir, ama bir frak giydi mi sofrada hizmet edebilecek durumdadır. Arkasında da, köylü olduğu ilk bakışta anlaşılan Micuccio Bonavino.

Sırtında, yakasını kulaklarına kadar kaldırdığı abası, ayağında dizlerine kadar gelen çizmeleri. Bir elinde eski püskü bir torba, ötekinde eski bir valiz ve yorgunluktan güçlükle taşıdığı bir çalgı kutusu vardır. Oda aydınlanınca, perdenin arkasından gelen horultu kesilir ve Dorina’nın sesi sorar. DORINA Kim o? FERDINANDO (Feneri masanın üstüne koyarak.)

Hey Dorina, kalk! Bak, Bay Bonvicino geldi. MICUCCIO (Burnunun ucundaki bir damlayı düşürmek için başını sallayarak düzeltir.) Bonvicino değil, Bonavino. FERDINANDO Doğru, Bonavino. DORINA (Perdenin arkasından, esneyerek.)

Kimmiş peki? FERDINANDO Bayanın akrabası. (Micuccio’ya.) Bayan neyiniz oluyordu, kuzum? Yeğeniniz mi acaba? MICUCCIO (Şaşkınca, duraksayarak.) Yok, pek akraba değil de… şey… Micuccio Bonavino’yum ben; o bilir.

DORINA (Meraklanmıştır, uykusunu pek alamamış da olsa, perdenin arkasından çıkar.) Bayanın akrabası mı? FERDINANDO (Telaşlı.) Dur bakalım! Bırak da anlayalım. (Micuccio’ya.) Memleketlisi misiniz yoksa? Marta “teyze”nin olup olmadığını niçin sordunuz, öyleyse? (Dorina’ya.) Anlıyor musun? Akrabası, yeğeni sanmıştım ben de.

Sizi içeri alamam, dostum. MICUCCIO Beni içeri alamaz mısınız? Ya özellikle onun için geldimse? Özellikle… FERDINANDO Özellikle ne için? MICUCCIO Onu görmek için… FERDINANDO E, bu saatte görmeye gelinir mi, canım. Evde yok!

MICUCCIO Tren bu saatte geliyorsa, benim suçum ne? Daha hızlı git diyemezdim ya trene? (Ellerini kavuşturur, hoş görülmesini diler gibi gülümseyerek.) Tren bu! Ne zaman gelmesi gerekiyorsa o zaman geliyor.

İki gündür yoldayım… DORINA (Tepeden tırnağa süzerek.) Belli zaten! MICUCCIO Belli ha? Çok mu? Nasılım?

Bu kitabı herkes okumalı diyorsan kitap hakkındaki düşüncelerini yorum bölümüne yazabilir ve binlerce kişinin bu kitabı okumasına vesile olabilirsin! ; Kitabe.org

Bu Kitap Neden Okunmalı?

avatar