Eckhart Tolle – Dinginliğin Gücü

İlk kitabı Şimdi’nin Gücü ile milyonlarca insana ulaşan Eckhart Tolle, bu çok beklenen yeni kitabında öğretisinin özünü herkesin anlayabileceği kısa özdeyişler halinde sunmak tadır. Tolle, zamanımızın ruhsal gereksinimlerini anlamakta, tüm spiritüel geleneklerin özünden yararlanarak, bu gerçekleri yepyeni bir biçimde ifade etmektedir. Sonuçta ortaya hem kadim hem de çağdaş olan, ebedi ve güçlü mesajlarla dolu bir eser çıkmıştır.

Dinginliğin Gücü, içerdiği mesajların sessiz sihrini gerçekleştirmesine izin verecek okurlar için gerçek bir uyanış ve dönüşüm sağlayabilir. “Bu kitap dinginlikten kaynaklanmış olduğundan güce sahiptir -sizi kaynaklandığı aynı dinginliğe götürecek güce. O dinginlik aynı zamanda içsel huzurdur ve sizin Var’lığınızın özüdür.

Dünyayı kurtaracak ve dönüştürecek olan şey içsel dinginliktir.” “içsel dinginlikle teması yitirdiğinizde, kendinizle teması yitirirsiniz. Kendinizle teması yitirdiğinizde, kendinizi dünyada kaybedersiniz. Gerçek benliğiniz ile dinginlik birbirinden ayrılmaz.

O sizin asli doğanızdır. Dinginlik içinde algıladığınız her şeyle bir’lik hissedersiniz. Her şeyle bir olduğunuzu hissetmek gerçek sevgidir. Dinginlik zekânın ta kendisidir; o her formu doğuran bilinçtir. Bilgelik dinginlikle birlikte gelir…”

Gerçek bir ruhsal öğretmenin, sözcüğün geleneksel anlamında, öğreteceği bir şey yoktur; onun size -yeni bilgi, inançlar, ya da ahlaki davranış kuralları olarak- vereceği ya da katacağı bir şey yoktur. Böyle bir öğretmenin tek işlevi sizi zaten olduğunuz -ve varlığınızın derinliklerinde zaten bildiğiniz- kimliğin gerçeğinden ayıran şeyden kurtulmanıza yardımcı olmaktır.

Ruhsal öğretmen, aynı zamanda huzur olan o içsel derinlik boyutunu açığa çıkarmak ve size göstermek için oradadır. Eğer siz uyarıcı, teşvik edici fikirler, teoriler, inançlar, entelektüel tartışmalar arayarak bir ruhsal öğretmene -ya da bu kitaba- yaklaşırsanız, düş kırıklığına uğrayacaksınız. Bir başka deyişle, eğer düşünce için besin arıyorsanız onu bulamayacaksınız ve öğretinin özünü, bu kitabın sözcüklerde değil, kendi içinizde bulunan özünü kaçıracaksınız.

Kitabı okurken bunu hatırlamanız, bunu hissetmeniz iyi olur. Sözcükler yol gösteren işaret direklerinden başka bir şey değildir. Onların işaret ettikleri şey düşünce âleminde bulunamaz; o sizin içinizde bulunan ve düşünceden çok daha derin ve çok daha engin olan bir boyuttur.

Son derece güçlü ve canlı bir huzur o boyutun özelliklerinden biridir; bu yüzden, kitabı okurken içinizde huzurun yükseldiğini hissettiğiniz anlarda bu kitap işini yapıyor ve öğretmenlik işlevini yerine getiriyor, yanı, size gerçek kimliğinizi hatırlatıyor ve yuvaya geri dönüş yolunu gösteriyordur. Bu baştan sona okunup sonra rafa kaldırılacak bir kitap değildir.

Onunla birlikte yaşayın, onu sık sık okuyun ve daha da önemlisi, sık sık elinizden bırakıp üzerinde düşünün. Birçok okur her paragraftan sonra, doğal olarak, okumayı bırakıp düşünme, dinginleşme eğilimi hissedecektir. Okumayı sürdürmek yerinie okumaya ara vermek daima daha yararlı ve daha önemlidir. Kitabın işini yapmasına, sizi tekrarlamak ve koşullanmış düşünüşünüzün eski alışkanlıklarından uyandırmasına izin verin.

Paylaş | Herkes Okusun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir