Kategori: Tarihi

Hayat Kivilcimi – Erich Maria Remarque

Bir iskeletten farksız 509 numara, kafasını yavaş yavaş kaldırdı ve gözlerini açtı. Bir baygınlık mı geçirdiğini, yoksa uyuya mı kalmış olduğunu kestiremiyordu. Zaten bu iki hal arasında pek fazla fark var denilemezdi; epeydir süren açlık ve yorgunluk onu bu hale sokmuştu. Her iki hal de, yosunlu derinliklere doğru ve suyun üzerine bir daha çıkmak ümidi […]

Stefan Zweig – Sabırsız Yürek

“Para parayı çeker.” Bilgelik kitabından alınan bu özdeyişi, her yazarın cesaretle şu şekilde vurgulama hakkına sahip olduğuna inanıyorum: “Anlatana, anlatılır.” Genelde düşünülenin aksine, yazarın hayal dünyasında sürekli yeni öyküler yarattığını, bitmez tükenmez bir kaynaktan sürekli öyküler ve olaylar kurguladığını sanmaktan daha yanıltıcı bir düşünce olamaz. Gerçekte hayalinde öyküleri kendine çağırmak yerine, gelişmiş gözlemleme ve dinleme […]

Stefan Zweig – Clarissa

1902-1912 Clarissa ileri yıllarda geçmiş hayatını anımsamaya çalıştığında olaylar arasında bağlantı kurmakta zorlanıyordu. Yaşamının büyük bir bölümünün üzerinden adeta bir kum fırtınası esmiş ve olan biteni silip süpürmüş gibiydi, zaman bile bulutlar gibi belirsiz ve ölçüsüz akıp gitmişti. Tüm o uzun yıllar hakkında neredeyse hiçbir şey hatırlamazken bazı haftalar, hatta günler ve saatler zihninde taptazeydi […]

Haruki Murakami – 1Q84

Taksinin radyosunda FM’den klasik müzik programı yayınlanıyordu. Çalan parça, Janáček’in “Sinfonietta” adlı eseriydi. Tıkanmış trafiğin ortasında kalakalmış bir takside dinlemek için uygun bir müzik olduğu söylenemezdi. Orta yaşlı şoför, sanki pruvada durmuş, kaygı verici dalgaları okumaya çalışan usta bir balıkçı gibi, ön tarafta kesintisiz uzayan araba kuyruğunu sessizce izliyordu sadece. Arka koltuğa iyice gömülen Aomame […]

Arkadi & Boris Strugatski – İktidar Mahkumları

“Şimdi anladın mı. Mac?” dedi. “Bir-iki, ve her şey biter diye düşündün. Strannik! Öldür! Yaratıcıları as, korkakları ve faşistleri yeraltı yönetici kadrosundan uzaklaşın ve devrimin böylece sona ersin. Her şey bu kadar basit değil.” “Hayır, asla bu kadar basit olacağını hiç düşünmedim.” Maxim kendim savunmasız bir aptal gibi hissediyordu. “Bilmiyorum.” dedi. “Bu dünyayı anlayabilen insanların […]

Halikarnas Balıkçısı – Turgut Reis

Menteşe (şimdi Muğla) iline bağlı Sıralovaz Yarımadasının Karabağ köyü uçurumlar üzerinde konmuş bir kartal yuvası gibi idi. O köyde çobanlık eden Veli’nin karısı –boylu poslu bir Türkmen kızıydı–, kirmanla yün eğirirken, çocuğu doğuracağını anladı. Kocası orada değildi. Son günlerde davarlara parslar dadanmışƨ. Sabahleyin erkenden kamasını ve kepeneğini alarak ve köpeğini de yanına katarak: “Deniz kıyısında […]

Antonio Tabucchi – Pereira İddia Ediyor

Pereira, onunla bir yaz günü tanışmış olduğunu iddia ediyor. Güneşli, esintili, harika bir yaz günüydü ve Lizbon ışıldıyordu. Anlaşıldığı kadarıyla, Pereira yazı işlerindeydi ve ne yapacağını bilemiyordu, müdür tatildeydi ve Pereira kültür sayfasını hazırlamak zorundaydı, çünkü bundan böyle Lisboa gazetesinin bir kültür sayfası vardı, bu sayfanın sorumluluğu da ona verilmişti. Ve o, Pereira, ölümü düşünüyordu. […]

Anthony Ryan – Kuzgunun Gölgesi #1 – Kan Şarkısı

Pek çok adı vardı. Daha otuz yaşına gelmemiş olmasına rağmen, tarih ona bol unvan ihsan edilmesini layık görmüştü: Onu bize eziyet etsin diye gönderen deli kralın karşısında Diyar’ın Kılıcı, savaşlar boyunca onu izleyen adamların yanında Genç Atmaca, Cumbraelli düşmanlarına karşı Karanlıkkılıç ve sonradan öğrendiğime göre Büyük Kuzey Ormanı’nda yaşayan esrarengiz kabileler arasında da Beral Shak […]

Anonim – Nibelung’lar Destanı

Nibelung’lar Destanı, iki ana parçadan oluşur. Birinci parçanın konusu, pek kısaca, Siegfried’in öldürülmesidir. Olağanüstü güce ve yakışıklılığa sahip Han oğlu Sieg-fried, Ren boyundaki Worms kentini başkent edinmiş Burgund Hanları’nın kızkardeşi, olağanüstü güzel Han kızı Kriemhild ile tanışır, evlenir. Ama Kriemhild, kendi yengesi (erkek kardeşleri, ortak egemenlik süren üç Han’dan en büyüğü ve en çok sözü […]

Anna Seghers – Transit

İki emperyalist savaş arası tedirgin dünyasına kapitalizmin son bir saldırıyla yüklediği Faşizm, gelip geçmiş bütün yüzyılların insanlık tarihi için bir an olsun unutulmaması gereken en korkunç yüzkarasıdır. 1917 Rus ihtilalinin gerçekleştirdiği ilk sosyalist ülke, insan emeğini sömüren sermaye yönetimli dünyada büyük kaygılara yol açmıştı. Sömürücü ve sömürgeci büyük sermaye, can çekişirken son bir hortlama çabasındaydı. […]

Anna Seghers – Ödül

ÖDÜL, Kleist Ödülü, Georg Büehner Ödülü, Barış Ödülü sahibi, ünıü Alman yazarı Anna Seghers’in sürgünde yazdığı bir roman. Kitabın özgün adı olan kopflohn başa konulan ödül anlamına gelmektedir. Seghers bu romanında, ekonomik kriz koşulları altında insanların ezilişini ve nazilik öncesi dönemin toplumsal çalkantılarını başarıyla aktarıyor. Alman eleştirmenleri kitabın ele aldığı konuyla, eskimeyen bir güncelliğe sahip […]

Ann Chamberlin – Safiye Sultan III – Sözüm ki Tek Sana Geçmez Celladımsın Ey Zaman

Sözüm ki Tek Sana Geçmez Celladımsın Ey Zaman. İSMİHAN, öylesine zor bir doğum yapmıştı ki, bastonla yürüyebilmesi bile epey zaman aldı. Ayağa kalktığında ancak paytak paytak atabiliyordu adımlarını. Onun için yürümekten-se tahtırevana binmeyi yeğliyordu. Hatta evde bile, kendisini bir sandalyeyle istediği yere taşıyorduk. Kısa bir süre için oturmak bile onu çok zorladığından genellikle bir yığın […]

Ann Chamberlin – Safiye Sultan II – Ya Ipek Urgan Ya Gümüş Hançer

Osmanlı İmparatorluğu; “Gökyüzünde aramayın beni Ben haremde bir yıldızım Aldanmayın kahkahama, şıkırtıma Ah, ben yapayalnız, zavallı bir kızım. Umutsuzca özlerim sevilmeyi Boğazın mavi suları sürükler kederimi Gümüş aynalar bir türlü göstermez benliğimi Bilsem ki açıktır kapısı, yine de terkedemem kafesimi, Görmedim sarayda bir gün şefkati Altındandır buranın kölelik, zinciri Yediklerim özendirse de cümle âlemi Ben […]

Ann Chamberlin – Safiye Sultan I – Hadim Edilmiş Bir Aşk

“Salt Lake’de doğdum ve çocukluğum orada geçti, ama gençliğimin büyük bir bölümünde matematik profesörü olan babamla birlikte Avrupa’da yaşadım. okudum. İsrail de. Ortadoğu Arkeolojisi eğitimi gördüm. Tüm kutsal toprakları dolaştım. Kudüs’te kaldım. Eski Akatça, lbranice ve Hiyeroglif okuyup anlayabiliyorum. Kocamla birlikte Ürdün, Türkiye ve Kuzey Afrika’yı gezdim. İki oğlumuz var. Salt Lake City’de ördeklerimiz, tavuklarımız […]

Andrey Platonov – Mutlu Moskova

SIKICI BİR GECE VAKTİ, KARANLIK BİR ADAM ELİNDE MEŞALE GEÇTİ SOKAKTAN KOŞARAK. SIKICI RÜYASINDAN UYANAN KÜÇÜK KIZ EVİNİN PENCERESİNDEN GÖRDÜ ONU. SONRA SAĞLAM BİR TÜFEK SESİ VE KEDERLİ ÂCİZ BİR ÇIĞLIK DUYDU – GALİBA MEŞALELİ ADAMI ÖLDÜRMÜŞLERDİ. AZ SONRABİRÇOKUZAK SİLAH SESİ VE YAKINLARDAKİ HAPİSHANEDEN YÜKSELEN UĞULTU İŞİTİLDİ… KÜÇÜK KIZ UYKUYA DALDI VE İLERLEYEN GÜNLER BOYUNCA […]

Halide Edib Adıvar – Yolpalas Cinayeti

Halide Edib Adıvar’ın Avrupa’da (eserin sonundaki notuna göre Paris’te) bulunduğu 1936 yılında kaleme aldığı bu cinayet romanı aynı yıl Yedigün dergisinde, günler öncesinden başlayan bir ilan ve reklam kampanyasından sonra yayımlanmıştır. Hüseyin Cahit Yalçın, Reşat Nuri, Peyami Safa, Muhsin Ertuğrul gibi edebiyatçıların kadrosunda bulundukları, ayrıca Halide Edib Adıvar’ın, özellikle Avrupa’da gördüğü çeşitli yerlerle ilgili, mesela […]