Kategori: Tarihi

Şeker Sokağı – Kahire Üçlemesi 3 – Necip Mahfuz

Mangalın etrafına toplanmış ellerini ısıtıyorlardı: Emine’ninkiler incecik ve kuru, Ayşe’ninkiler kaskatı, Hanafi Kadın’ınkiler ise kaplumbağa kabuğu gibiydi. Bembeyaz ve çok güzel olanlar Naime’ninkilerdi. Ocak ayının ayazı renkli yaygıları, duvar diplerine yerleştirilmiş divan ve sedirleriyle eski halini koruyan oturma odasının kuytu köşelerinde biriken suları donduracak kadar şiddetliydi. Tavandan sarkan büyük yağ lambasının yerini elektrik ampulü almıştı. […]

Saray Gezisi – Kahire Üçlemesi 1 – Necip Mahfuz

Hakkında konuşanlar; Arap edebiyatının en önemli figürü, uzun yıllar yaşayan en büyük romancımızdı. Arap romanının gelişmesini neredeyse tek başına sırtladı ve kendisinden sonra gelen genç yazarlar için yeni yollar açtı. Ahdaf Souief (Arap yazar) En büyük eseri, magnum opus’u Kahire Üçlemesi olan Necip Mahfuz, İnglizlerin Dickens’ı veya Fransızların Balzac ve Zola’sı ile karşılaştırılmıştır. Rusların Tolstoy’u, […]

Alexandra Lapierre – Artemisia

Alexandra Lapierre -Artemisia – Ölümsüzlük için Düello 17. yüzyıl barok İtalya’sından ölümsüzlük uğruna, bir baba ile kızı arasında yaşanan düello.. Artemisia, ün ve özgürlüğe ulaşmak için yaşadığı toplumdaki bütün kuralları yıkan, yapıtlarıyla da ölümsüzlüğe ulaşan tarihteki ilk büyük kadın ressamlardan, Artemisia Gentileschi’nin (Roma 1597-Napoli 1652) serüvenidir. Roma’da, 161 l yılında Sanatçılar Mahallesindeki bir atölyede, genç […]

Salman Rushdie – Floransa Büyücüsü

Günün son ışıklarıyla parılda biri değildi. “Sırrın senin olsun,” dedi. “Sırlar çocuklara, bir de casuslara göredir.” Yabancı, bütün yolculukların sonu ve başlangıcı olan kervansarayın önünde arabadan indi. Boyu şaşılacak kadar uzundu, omzuna bir heybe asmıştı. “Ayrıca büyücülere göredir,” dedi kağnı sürücüsüne. “Bir de âşıklara. Ve de krallara.” Kervansaray ana baba günüydü. Atlar, develer, öküzler, eşekler, […]

Aleksandr İsayeviç Soljenitsin – Kreçetovka İstasyonu’nda Bir Olay

“Alo, hareket memurluğu mu?” “Söyleyin.” “Kimsiniz? Dyaçihin, siz misiniz?” “Söyleyin.” “Bırakın söyleyini şimdi! Dyaçihin misiniz, diyorum.” “Sarnıç katarını yedinci yoldan üçüncüye alın. Evet, ben Dyaçihin.” “Ben de komutan yardımcısı, nöbetçi âmiri teğmen Zotov. Dinleyin beni, nedir sizin bu yaptığınız? Neden Lipetsk’e altı yüz yetmiş… Kaçtı hele Valya?” “Sekiz.” “Altı yüz yetmiş sekiz numaralı katarı göndermediniz? […]

Aleksandr İsayeviç Soljenitsin – İvan Denisoviç’in Bir Günü

Her sabah olduğu gibi, saat beşte ana barakanın yanındaki demir putrele vurularak kalk işareti verildi, iki parmak buz tutmuş pencerelerden zayıflayarak geçen çınlama sesi bir-iki kere üsteledikten sonra durdu. Hava ne kadar soğuk olacak ki, nöbetçi daha fazla vurmaktan vazgeçmişti. Çınlama kesildi, ama dışarısı İvan Denisoviç Şuhov’un ayakyoluna gitmek için kalktığı zamanki kadar karanlıktı. Pencerelere […]

Aleksandr İsayeviç Soljenitsin – İvan Denisoviç’in Bir Günü (iletişim)

Her sabah olduğu gibi, saat beşte ana barakanın yanındaki demir putrele vurularak kalk işareti verildi, iki parmak buz tutmuş pencerelerden zayıflayarak geçen çınlama sesi bir-iki kere üsteledikten sonra durdu. Hava ne kadar soğuk olacak ki, nöbetçi daha fazla vurmaktan vazgeçmişti. Çınlama kesildi, ama dışarısı İvan Denisoviç Şuhov’un ayakyoluna gitmek için kalktığı zamanki kadar karanlıktı. Pencerelere […]

Aleksandr Aleksandroviç Bek – Moskova Önlerinde

Baurdcan Momiş-Uli, kararlılıkla: “Hayır!” dedi. “Bir tek şey bile anlatmayacağım size. Başkalarının tanıklıklarıyla yazılmış bir savaşa dayanamam.” “Niçin?” Sorumu soruyla karşıladı: “Aşkın nasıl bir şey olduğunu bilir misiniz?” “Evet, biliyorum…” “Ben de bildiğimi sanırdım fakat savaş, bilmediğimi gösterdi. Birini seviyordum. En büyük aşk ve kinlerin savaşta boy verdiğine tanık oldum. Böyle bir tanıklığı olmayanların bunu […]

Alejo Carpentier – Bu Dünyanın Krallığı

Normandiyalı bir hayvan yetiştiricisiyle karanlık işler çeviren bir kaptanın Fransız Cap’ına getirdiği damızlık yirmi aygır arasından hiç duraksamadan geniş karınlı, bacakları alacak birini beğenmişti “Ti Noel”. Her doğumda daha küçük taylar doğuran kısraklarla çiftleşmeye uygun bir aygır. Kölesinin atlar konusundaki bilgisine güvenen Bay Lenormand de Mezy de öyle ince eleyip sık dokumadan, çil çil altınları […]

Sait Faik Abasıyanık – Medarı Maişet Motoru

Yeni Mecmua’da 1940-41 yılları arasında tefrika edilen Medarı Maişet Motoru, Sait Faik’in annesinden aldığı yardımla, Ahmet İhsan Basımevi’nde 2000 adet olarak basılır (1944). Henüz dağıtılmaya başlanmışken bakanlar kurulu kararıyla toplatılan roman, kimi paragrafları çıkartılarak Birtakım İnsanlar adıyla 1952 yılında okuyucusuna kavuşur. Bu edisyon söz konusu iki baskının karşılaştırılmasıyla hazırlandı. Dönemin koşullarında “tehlikeli” bulunarak çıkarılan kısımlar, […]

Sabahattin Ali – İçimizdeki Şeytan

Belki de İktidardaki Şeytan, 1960’ların sonlarına doğru Sabahattin Ali’yi nihayet okuyabilmiştim. Ama bu okumaların geçmişe uzanan bir macerası vardı. Daha Galatasaray Lisesi’nde ortaokul öğrencisiyken yakın dönem Türk edebiyatı yazarlarının eserlerini büyük bir tutkuyla okuyordum. Başlangıç talihliydi; çünkü halka kitap okumayı sevdirten yazarların romanlarıyla başlamıştım. Kerime Nadimi Esat Mahmut, Ethem İzzet Benice’yi Muazzez Tahsin Berkand takip […]

Ron Rash – Serena

Pemberton, babasının Boston’daki malikânesine yerleştikten üç ay sonra Kuzey Carolina dağlarına döndüğünde, onu tren garında bekleyenlerin arasında Pemberton’ın çocuğuna hamile genç bir kadın da vardı. Kadının yanında babası duruyordu. Eski püskü redingotunun [a] altında Pemberton’ın kalbinin mümkün olduğunca derinine saplanması için o sabah büyük bir dikkatle bilediği bıçağı bulunuyordu. Tren zangırdayarak durduğunda biletçi, “Waynesville!” diye […]

Rıfat Ilgaz – Sarı Yazma

Beni «Turistik Otel»e Yenigün gazetesinin sahibi Kemal Çukurkavaklı bırakmıştı, özel arabasıyla. Arabanın bagajı da, içi de kendi kitaplarımla tıklım tıklımdı. Giysilerimle, notlarımı içine alan iki küçük bavul, kitap paketleri arasında görünmez olmuştu. Cide’ye, bu doğduğum memlekete yıllardan sonra dönüşümü, otelin Karadeniz’e bakan lokantasında kutluyorduk. Kemal, elindeki rakı bardağını kaldırırken: «Hoca!» dedi, «Cide, gerçekten güzel bir […]

Richard Brautigan – Kürtaj

birinci kitap, bizon kızlar, bu gece kütüphane Bu güzel bir kütüphane; mükemmel zamanlanmış, konforlu ve Amerikan. Zaman gece yansı, kütüphane kuytu ve düş gören bir çocuk gibi bu sayfaların karanlığına taşınmakta. Kütüphane “kapalı” olmasına rağmen eve gitmem gerekmiyor çünkü benim evim burası, yıllardan beri böyle ve üstelik her zaman burada olmam gerekiyor. Bu işimin bir […]

John Kobler – Al Capone

Amerikan yeraltı dünyasının en önemli ve ünlü karakterinin belgesel öyküsü.. Hodri meydan işte; açık oynayın oyununuzu Haraca kestikse şehri; ne olmuş yani? Dökün kursağımzdakini, atın zarınızı, sürün kozunuzu. Kodamanlar, aynasızlar, o biçim mangır babaları Adalet kürsüsünün keçi sakallıları Hep bu yolun yolcusu, ortağımız değil mi? İndirmediler mi ceplerine yüzde ellileri! John Kobler Amerika’nın en ünlü […]

Recaizade Mahmut Ekrem – Araba Sevdası

Bilindiği üzere Türk romanının ortaya çıkışı Tanzimat’tan sonra edebiyatımızda başlayan yenileşmeyle birlikte olmuştur. Osmanlı Devleti içinde başlayan Batılılaşma hareketleri bir süre sonra edebiyata da yansımış, önce Batılı yazarlardan romanlar çevrilmiş, ardından da 1870’li yıllardan itibaren Türk yazarları ilk roman örneklerini vermeye başlamışlardır. Günümüz romanı ile karşılaştırıldığında aşıldığını kolaylıkla söyleyebileceğimiz bu dönem eserleri, ne olursa olsun […]