Kategori: Siyasi

Harper Lee – Bülbülü Öldürmek

On üçüne az kala, ağabeyim Jem’in kolu dirsekten kırıldı. İyileşip, futbol oynayamayacağına ilişkin korkuları yatıştığında, sakatlığına pek aldırmaz oldu. Sol kolu sağı’ndan az buçuk kısa kalmıştı. Yürürken ve ayakta elinin tersi gövdesine dik, başparmağı kalçasına ters dururdu. Pas verip, çalım atabiliyordu ya, gerisi ona vız geliyordu. Geçmişi tartabilecek, tartmayı isteyecek yaşa geldiğimizde, kaza ile son […]

Harper Lee – Bülbülü Öldürmek (Altın Kitaplar)

Bülbülü Öldürmek’te giriş bölümü yok çok şükür. Bir okur olarak giriş bölümlerinden nefret ederim. Bana göre, önsözler ancak, yazarın ölümünden ve eserin yayımlanmasından çok uzun yıllar sonra yeniden basılan romanlara yakışır. Her ne kadar Bülbülü Öldürmek yazılalı çok zaman geçmiş olsa da, 51 yıldır baskısı hiç tükenmedi ve geçen yıllar içinde çok sessiz kalmış olsam […]

Grigory Petrov – Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Grigory Petrov, başta Rusya olmak üzere Bulgaristan’da da en çok okunan ünlü bir Rus yazarıdır. Yazarın 32 eseri de Bulgarca’ya çevrilmiş ve her eseri 8-10 baskı yapmıştır. Petrov, yazı hayatına atılmadan önce Lev Tolstoy, Vladimir Korolenko, Anton Çehov, Maksim Gorki, Leonid Andreev gibi dönemin ünlü Rus yazarlarıyla tanışmış ve özel dostluklar kurmuştur. Yine dünya yazarlarından […]

Glenn Meade – Sakkara’nın Kumları

Nisan ayıydı ve hamsin esiyordu, sokakları kumdan kırbaçlarla döven uğultulu bir çöl rüzgârı. Taksi morgun önünde durduğunda indim; elimde yaşlı bir adamın Nil kıyısına sürüklenen cesedi dışında delil yokken bu kadar aşağılık bir gecede beni buraya çeken şeyi hâlâ merak ediyordum. – Beklememi ister misiniz, efendim? Taksi şoförü sakallı ve bir ağız dolusu sararmış dişli […]

Georges Perec – Uyuyan Adam

GÖZLERİNİ KAPAR KAPAMAZ, uykunun serüveni başlıyor. Belleğinin, bir yansıma sayesinde lavaboya, bir kitabın biraz daha açık gölgesi sayesinde etajere yeniden hayat vererek, asılı giysilerin daha koyu kütlesini belirginleştirerek, pencerenin ışık geçirmez karesi sayesinde binlerce kez katettiğin yolları yeniden çizerek onları zahmetsizce tanımladığı odada, ayrıntıların parçalara böldüğü o karanlık hacimdeki bildik alacakaranlığın yerini, bir süre sonra, […]

Georges Perec – Şeyler

Gözler önce yüksek, dar ve uzun koridordaki halı döşemenin üzerinde kayacaktı. Duvarlar, akağaçtan yapılma gömme dolaplardan oluşacak, dolap kapaklarının üstündeki bakırlar ışıldayacaktı. Birincisi Epsom’da galip gelen Thunderbird’ü, Ikǚ incisi Ville-de-Montereau çarklı gemisini, üçüncüsü Stephenson’un bir lokomotiϐini canlandıran üç gravürü geçtikten sonra, itmek için minicik bir hareketin yeteceği, damarlı karaağaçtan iri halkalarla tutturulmuş deri bir perdeye […]

Stanislaw Lem – Küvette Bulunan Günce

Neojen’den Notlar”, Dünya’mn eski geçmişinden kalan tartışmasız en değerli kalıntılardan biridir; Kaotiköncesi döneme çok yakın, Büyük Çöküş’ten hemen önceki o gerileme dönemine kadar gider. Erken Neojen’in uygarlıkları ile Asur, Mısır ve Yunan’ın öncü kültürleri hakkında, pale-oatomik ve temel astro-yön tayini günlerine ait uygarlıklarla karşılaştırıldığında, çok daha fazla şey bilmemiz gerçekten de bir paradokstur. Bu arkaik […]

Sibel Oral – Zayi – Harp ve Darp Ülkesinde Bir Selvi

Yokuş. Başlangıçta sadece toprak vardı. Sonra, gündüz külahlı gece silahlı faniler geldi. Toprağa yüz sürmeyi, toprağa şükür etmeyi bilmiyorlardı. Eşekler, öküzler geçti toprağın üstünden çarıkları takip ederek. Gündüz yırtıcılarının kanatları değiştirirken bulutların yerini, faniler de toprağın gücünden can alan servi ağaçlarının altında saydı sikkelerini… Avuçlarından kayan sikkeler yokuştan aşağı yuvarlanırken, koşmak istediler ama korktular, kalakaldılar […]

Salman Rushdie – Utanç

Havadan bakıldığında her şeyden ziyade kötü oranƨlı bir hal teri andıran ücra sınır kasabası K.da bir zamanlar üç sevimli, sevgi dolu kız kardeş yaşardı. İsimleri… ama gerçek isimleri asla kullanılmazdı, ƨpkı evdeki en iyi porselenler gibi; üçünün de yaşadığı o trajedi gecesinden sonra porselenler zamanla yeri unutulan bir dolaba kilitlenmiş, böylece Çarlık Rusyası’nda Gardner Seramik […]

Sait Faik Abasıyanık – Medarı Maişet Motoru

Yeni Mecmua’da 1940-41 yılları arasında tefrika edilen Medarı Maişet Motoru, Sait Faik’in annesinden aldığı yardımla, Ahmet İhsan Basımevi’nde 2000 adet olarak basılır (1944). Henüz dağıtılmaya başlanmışken bakanlar kurulu kararıyla toplatılan roman, kimi paragrafları çıkartılarak Birtakım İnsanlar adıyla 1952 yılında okuyucusuna kavuşur. Bu edisyon söz konusu iki baskının karşılaştırılmasıyla hazırlandı. Dönemin koşullarında “tehlikeli” bulunarak çıkarılan kısımlar, […]

Sâdık Hidâyet – Hacı Aga

İran edebiyatında Avrupai anlamda hikâyeciliğin kurucusu olarak kabul edilen Sâdık Hidâyet’in Hacı Aga adlı noveli bu üretken ve çok yönlü yazarın, yazı hayatının ikinci döneminde ortaya çıkardığı yapıtlarından biridir. Rıza Şah’ın (Rıza Han veya Büyük Rıza Şah) saltanatının son yılları ile oğlu Muhammed Rıza Şah’ın (Pehlevî) saltanatının ilk yıllarındaki dönemde, çıkarcı ve sermayedar tüccar kesimi […]

Romain Gary – YıldızYiyiciler

Uçuş hoş bir biçimde, kazasız belasız sona erdi. Dr. Horwat hayatında ilk kez Amerikan olmayan bir hattın uçağını deniyordu ve gördükleri yardımın son derece az olmasına karşın, bu insanların her şeyi son derece hızlı öğrendiklerini kabul etmek zorunda kaldı. Miami’den yola çıkarken, insanın bir Boe-ing’in kumandasından çok, bir Aztek piramidinin tepesine yakıştıracağı pilotu gördüğü zaman, […]

George Orwell – Hayvan Çiftliği(Meb)

Orwell’in “Hayvan Çiftliği”ni bütün tanınmış münekkitlerin büyük bir kısmı komünist rejimin kudretli bir karikatürü diye tavsif etmişlerdi. Hatta bazıları bu eserde, komünist ihtilâlının bazı tarihî vakalarıyla, mühim karakterlerinin de yaşadığını hissetmişlerdi. Fakat aynı zamanda hemen hepsi, sadece eski klâsik hicviyelerin değil, İngiltere’nin dünyaca tanınmış XVIII. asır hicviyelerinin de kudretini “Hayvan Çiftliği”nde sezmişlerdi. Fakat bilhassa klâsik […]

George Orwell – Hayvan Çiftliği (Can Yayınları)

George Orwell adı, aklıma hep iki öykü düşürür; biri Adolf Hitler’le, öbürü Josef Stalin’le ilgili iki öykü. İlkinde, Orwell, II. Dünya Savaşı’nın başlarında, BBC’de radyo izlenceleri hazırlamaktadır. Cumhuriyetçilerin safında savaşıp yaralandığı İspanya İç Savaşı’nı; İngiltere’ye döndükten sonra kaleme aldığı, bence en iyi yapıtlarından biri sayılması gereken Katalonya’ya Selam’ı; sanatoryumda verem tedavisi gördüğü günleri ardında bırakmıştır. […]

George Orwell – Daralma

Bu düşünce aklıma yeni takma dişlerimi aldığım gün geldi aslında. O sabahı gayet iyi hatırlıyorum. Sekize çeyrek kala gibi kalkarak çocuklardan önce kendimi banyoya attım. Göğün kirli sarı boz bir renk aldığı, o berbat ocak sabahlarıdan biriydi. Banyonun küçük penceresinden aşağı bakıldığında, arka bahçe dediğimiz -eğer buna bahçe denilebilirse- etrafı kurtbağrı çitle çevrili, on yardaya […]

George Orwell – Burma Günleri

Yukarı Burma, Kyauktada Bölgesi Sulh Yargıcı U Po Kyin, verandasında oturuyordu. Saat daha sekiz buçuktu, ama aylardan nisan olduğu için uzun, boğucu öğlen saatlerinin habercisi olan bunaltıcı bir hava vardı. Arada sırada hafifçe esen rüzgâr bir serinlik duygusu veriyor, saçaklardan sarkan yeni sulanmış orkideleri kıpırdatıyordu. Orkidelerin arkasında bir palmiye ağacının tozlu ve kıvrımlı gövdesi görülebilirdi, […]