Kategori: Savaş

Mehmed Niyazi – Yemen Ah! Yemen

Mayısın ortaları olmasına rağmen gündüz yolculuk yapmak imkansızdı; güneş ikindiye kadar çöle mızrak gibi saplanır, kilometrelerce uzanan Tehame Çölü’nün soluduğu alevler nefesi tıkardı. Bunun için askerî mühimmat, buğday, şehriye, makarna, su dolu kırbalarla yüklü iki yüz civarında deve, at, katırla akşam üstü yola çıktılar. Tabura ve kervana kılavuzluk etmek amacıyla San’a’dan gelen birlikten bir hecin […]

Mehmed Niyazi – Çanakkale Mahşeri

Nöbetçinin haberi üzerine gözetleme yerine gelen Tabur Kumandanı Binbaşı Talât, boynunda asılı dürbününü gözlerine yaklaştırdı. Kurşun renkli gökle maviliğin kesiştiği yerde, önde gambotlar, arkada zırhlılar dumanlarını savurup, hafif dalgalı denizi yararak geliyorlardı. Başını çevirdi, karaağacın yanında dikilen Ahmed Çavuş’a bağırdı: – Batarya Kumandanı’na haber ver, düşman göründü. Tekrar gözetlemeye devam etti. Biraz sonra subaylar ve […]

Luis Martín-Santos – Sessizlik Zamanı

İspanya içsavaş sonrası döneminin belli başlı yazarlarından Luis Martín-Santos, 1924’te babasının askeri doktor olarak bulunduğu Fas’ın El-Araiş (Larache) kentinde doğdu. Madrid’de tıp öğrenimi yaptı, psikiyatri dalında uzman olduktan sonra Ciudad Real Akıl Hastanesi’nde çalışmaya başladı. Bu sırada yazın alanında da adı duyulur oldu. Politik olaylara karıştığı savı ile ve düşünce suçu yüzünden dört kez tutuklandı; […]

Louis-Ferdinand Céline – Gecenin Sonuna Yolculuk

1940’lardan sonra bir daha hiç izine rastlanmayan Gecenin Sonuna Yolculuk’un ilk elyazması, 2001 yılı baharında bir satış katalogunda yeniden ortaya çıkıverdi. Zamanımızın güncel olaylarının çapı göz önüne alındığında kuşkusuz küçük bir haberdi bu. Yine de, satış gerçekleşene dek, genelde kitaplarla ilgili konuların pek üzerinde durmayan televizyon da dahil, medyanın her alanında aylarca haber ve yorum […]

Laszlo Krasznahorkai – Savaş ve Savaş

Ölüm umurumda değil artık, dedi Korin ve uzun bir sessizlikten sonra ilerideki gölü gösterdi: Kuğu mu onlar? Tren yolundaki üstgeçidin ortasında yedi çocuk etrafını sarmış, yarım daire olup onu korkuluğa sıkıştırmışlardı, tam yarım saat önce soymak için saldırdıklarında yaptıkları gibi, aynen öyle, ancak artık ne saldırmak ne de soymak istiyorlardı, zira anlamışlardı ki ona saldırmak […]

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Savaş ve Barış (can) – Nâzım Hikmet Ran Çevirisi

Savaş ve Barış: “Tekniği harikulade, basit; bu yüzden güç.” Sabri Gürses Lev Nikolayeviç Tolstoy, Savaş ve Barış’ın içeriği ve biçimi üzerine düşünmeye 1856 yılında başladı. 28 yaşındaydı, edebiyatçı olarak ünlenmişti, öykü ve romanları yayımlanmıştı, fakat yeni yazdıkları beklediği başarıyı getirmiyordu. Aile Mutluluğu’nun da (1859) beklediği ilgiyi görmemesinin ardından, Yasnaya Polyana’daki çiftliğine çekildi ve uzun yıllar […]

Vladimir Arsenyev – Dersu Uzala

20’nci yüzyılın başlarında, harita çizmekle görevli bir Rus Subayı, Rusya’nın uzak doğusundaki ormanlarda avcılık yapan Dersu Uzala ile tanışır. Medeniyetten uzakta kalmış bu bilge adamı rehberlik yapması için yanlarına alır. Çoğu zaman birliğin hayatını bile kurtaran Dersu Uzala, tecrübesi ve önsezisi ile Rus Subayını kendine hayran bırakır. Rus birliği bu bilge adamdan çok şey öğrenecek, […]

Kurt Vonnegut – Mezbaha No 5

Az çok gerçek bir hikâye bu. Ya da savaşla ilgili hiç bir şey şey gerçekten uzak değil. Kendisinin olmayan bir çaydanlığı aldığı için kurşuna dizilen birini tanıdım gerçekten Dresdende. Savaş sonunda kişisel düşmanlarını kiralık katillere öldürteceğini söyleyen bir başkasını da. Böyle sürüp gider bu. Bütün adları değiştirdim. 1967’de Guggenheim vakfının parasıyla (Tanrı Mangırlarını korusun) Dresdene […]

Kolektif – Asker Kaçağı – Savaşa Karşı Bilimkurgu Öyküleri

BİLİMKURGU EDEBİYATTIR. İyi bilimkurgu, iyi edebiyattır.” Bu sözü hangi bilimkurgu yazarının söylediğini tam olarak hatırlayamıyorum; 1950’lerde, bilimkurgunun 13-18 yaş grubunun hafta sonu eğlencesi olmadığı bilinci bilimkurgu yazarlarının kafasında iyice yer etmeye başladığı sıralarda, bir bilimkurgu derlemesinin başında yer aldığını biliyorum yalnızca. “Bilimkurgu edebiyattır”: Tıpkı edebiyat gibi onun da iyisi ve kötüsü, banali ve felsefi olanı, […]

Kemal Tahir – Yorgun Savaşçı

FilisƟn cephesindeki subay arkadaşlarının “Cehennem Topçu” dedikleri, Yüzbaşı Cemil, dürbünü indirmeden kısa kısa gülünce, teyzesinin kızı Neriman gözlerini örgüsünden kaldırıp pencereden baktı: — Neye güldünüz? — Hiç… — Kuzum neye güldünüz? — “Bataryateeş” diye bağırsaydım, korkar mıydın? — Ödüm kopardı. — Dalmışım. Cemil dürbünü indirdi. Bizim bölükler karşı tepeye saldıracaklarmış da koruma ateşi açacakmışım, gibi […]

Kemal Tahir – Karılar Koğuşu

Kapı yavaş yavaş, ihtiyatla açıldı. Biraz aralık durdu. Sonra çıplak ayakların hafif şıpırtısı işitildi. İstanbullu yeni uyanmışƨ. Yaƴğı yerden içeri gireni göremiyordu. Ama kim olduğunu biliyordu. Mahsustan büyük sesiyle sordu:. — Kim o? Cevap veren olmadı. — Kim o? — Aduş… — Aduş… — Hey… — Kız “Hey” ne demek? Aduş? — Efendim. — Sabah […]

Karyn Monk – Savaşçı

Kuzey İskoçya Bahar 1207 “Ölüyorum.” Bu sözleri, kötü bir sonla karşılaşmak yerine başka bir şey olmasını umuyormuş gibi karamsarlık ve belki de şüphenin gölgesinde sarf etmişti. Alpin, içini kemiren üzüntüyü belli etmeden, sakin bir tavırla bakıyordu ona. Bu adam, dünyaya gözünü açtığında da Alpin’in kollarındaydı. Babasına, oğlunun harika bir lider olacağından ve MacKendrick Klanı’nı huzur […]

Joseph Heller – Madde 22

Joseph Heller Madde Madde 22 bugüne kadar okuduğunuz hiçbir romana benzemiyor. Kendine has bir mant ığı, bambaşka karakterleri var. Joseph Heller ın acı gerçekleri sipsivri bir alayla iğnelediği bu 20. yüzyıl klasiğini okurken savaşı, yaşamın acımasızlığını, iktidarın yeri geldiğinde nasıl bir canavara dönüştüğünü görüp kimi zaman korkacak kimi zaman kahkahalar atacaksınız. 2. Dünya Savaşı sırasında […]

John Toland – Pearl Harbor Baskını ve Sonrası

«DALGALAR YÜKSELİYOR» Aralık 1941 günü Washington resmî çevreleri, Dışişleri Bakanı Cordell Hull’ın 26 Kasım günü yolladığı çok sert notaya Tokyo’dan gelecek cevabı bekliyorlardı. Bu, ya soğuk savaşın sürüp gitmesinisağlayacak, ya da sert çarpışmaların başlamasına yol açacaktı. Massachusetts Avenue’deki Japon Büyükelçiliği’nde de hava gergindi. Buraya da Japonya Dışişleri Bakanı Şigebori Togo’dan şu üç bölümlük mesaj gelmişti: […]

John Steinbeck – Bir Savaş Vardı

Bir zamanlar bir savaş vardı; ama yapılalı o kadar çok zaman oldu, başka savaşlarla, başka çeşit savaşlarla o kadar gölgelendi ki, artık unutuldu. Sözünü ettiğim savaş, Crécy ile Agincourt’un zırh ve yaylarını takiben başladı, Hiroşima ile Nagasaki’ye minnacık birer atom bombası atılmasının hemen öncesinde sona erdi. O savaşa katılmıştım; daha doğrusu, o savaşı şöyle bir […]

John Steinbeck – Ay Battı

On bire çeyrek kala her şey olup bitmişti. Kasaba kuşatılmış, savunucular yenilmiş, savaş da sona ermişti. Düşman bu küçük çarpışmaya daha büyüklerine gösterdiği özenle hazırlanmıştı. O pazar sabahı postacı ile polis memuru, kasabanın kalbur üstü esnafından Bay Corell’in teknesiyle balık avına çıkmışlardı. Içǚ i tıklım tıklım asker dolu, küçük, kapkara çıkartma gemisi sessiz sedasız yanlarından […]