Kategori: Gerilim-Gizem

Ian Fleming – Zümrüt Küre – DEDEKTİF ROMANLARI – JAMES BOND

Henüz Haziran başları olduğu halde hava son derece sıcaktı. James Bond, 00 şubesine geçirilen fişleri paraf için kullandığı kocaman kara kalemi bir kenara bıraktı, ceketini çıkardı. Ceketini koltuğunun arkasına asmaya kalkışmadığı gibi sekreteri Mary Goodnight’ın kendi parasıyla (Ah, şu kadınlar!) satın alıp iki büroyu ayıran kapının yanı başına yerleştirmiş olduğu askıya da asmadı… Onu hemen […]

Ian Fleming – Ahtapot – 007 James BOND

Binbaşı Dexter Smythe ahtapota bakarak: —Biliyor musun, dedi, becerebilirsem bugün sana nefis bir ziyafet var! Konuşurken nefesi başındaki deniz maskesini buğulandırmıştı. Ayaklarını “zencikafası” denilen bir mercan kümesinin yanında kumlara bastı, doğruldu. Su göğsüne geliyordu. Maskeyi yüzünden çıkardı, buğuyu gidermek için içine tükürdü, tükürüğü parmak uçlarıyla maskenin içine yaydı. Sonra onu deniz suyuyla çalkalayıp suyu dökerek […]

Iain Banks – Eşekarısı Fabrikası

Ağabeyimin kaçtığını öğrendiğimiz gün Kurban Kazıklarını kolaçan etmeye gitmiştim. Bir şeyler olacağını zaten biliyordum; Fabrika bana haber vermişti. Adanın kuzey ucunda, doğu rüzgârı estiğinde paslı kolu gıcırdayan gemi kızağının kalıntılarının yanında, son kum tepesinin dışa bakan yüzünde iki kazığım vardı. Kazıkların birinde bir sıçan kafası ve iki kızböceği, diğerinde bir martı ve iki fare kafası […]

Steven James – Bowers Dosyaları #3 – At

Terbiyeci, kaplanı nasıl eğitir bilmez misin? Kaplana yemesi için canlı bir şey vermeye cesaret edemez; çünkü onu öldürerek hiddetin tadını almasından korkar… Yiyeceğini bütün olarak vermeye cesaret edemez; çünkü onu parçalayarak hiddetin tadını almasından korkar…Kaplanın ne derece iştahlı olduğunu ölçer ve ürkütücü yaradılışını tamamen kavrar.Kaplanlar insanlardan başka bir türdür. (.-..) öldürülenler onunla zıtlaşanlardır. – Çinli […]

Steven James – Bowers Dosyaları #2 – Kale

İnsanların içi kötülükle doludur, yaşadıkları sürece içlerinde delilik vardır ve ardından ölüp giderler. Ecclesiastes 9:3 Kral James Yorumu Bu karışık tiyatro ah! Unutulmayacak kesinlikle! Bir kalabalığın yakalayamayıp Ebediyen izlediği hayaletiyle, Bir çemberin içinde Her zaman aynı noktaya dönen, Ve ruhu çokça Günah, Delilik ve Dehşet olan entrika. 5 Kasım 2008 Perşembe Washington 17:32 Chevrolet Tahoe […]

Steven James – Bowers Dosyaları #1 – Piyon

Bu hikâyedeki bazı olaylar, resmî kayıtlardan alınmıştır. Birçoğu ise yazarın hayal gücünün ürünüdür ve hiçbir şekilde Guyana’da yaşanan trajedinin büyüklüğünü azaltmak veya kurbanlarının hatırasını lekelemek niyetiyle yazılmamıştır. 5 Mart 1985 La Cruxis, Mississippi 16:13 Olay, okul dönüşü bir salı günü öğleden sonra, evin üst katında gerçekleşti. Anne ve babası her zamanki gibi hâlâ işteydiler. Yani […]

Steve Martini – Yargıç

LENORE GÜLE BENZERDİ: Koyu renk tenli, uzun ve ince. Pırıl pırıl gözlerle dişler ve zaman zaman kendine özgü tavırları ile batırdığı dikenleri. Davenport bölgesinde üç yıl önceki kısa süreli özel savcılık görevimden beri, Lenore Goya ile arkadaştık. Mahkemede karşı karşıya geldiğimiz bir iki küçük dava hariç, Nikki’nin cenazesinden beri onu görmemiştim. Birçok kere çeşitli nedenlerle […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 5 – Geceyarısı Güneşi

Bu, günün uyuyabilmeyi dilediğim zamanıydı. Lise. Ya da doğru sözcük Araf mıydı? Eğer günahlarımı telafi etmenin bir yolu olsaydı, bu bir ölçütte çeteleye yazılmalıydı. Can sıkıntısı alışabildiğim bir şey değildi; her gün inanılmaz derecede, bir öncekinden daha tekdüze geliyordu. Sanırım benim uyuma biçimim buydu – eğer uyku aktif dönemler arasındaki hareketsiz durum olarak tanımlanırsa. Kafeteryanın […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 4 – Şafak Vakti

Çocukluk, sadece doğumdan heJU hirya^a kadar süren bir döneni değildir ve belli birya^t da yoktur. Çocuk büyür ve çocukça peyleri bırakır. Çocukluk hiç kimsenin ölmediği bir krallıktır. Edna St. Vincent Millay ONSOZ Ölümle burun buruna gelme hakkımı fazlasıyla kullanmıştım; bu gerçekten de alışabileceğiniz bir şey değil. Gerçi, ölümle tekı-ar yüzleşmek tuhaf bir şekilde kaçınılmaz görünmüştü. […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 3 – Tutulma

Ateş ve Buz Bazıları dünyanın sonunun ate^ olduğunu söylüyor, Bazıları da buz. Tutkuyu tattığımdan Atqi tercih ediyorum ben. Ama iki kere yok olacaksa dünya, Biliyorum nefreti yeterince Buzla da yok olsun Diyebilecek kadar Robert Frost Çevirdiğimiz dolaplar tüm çabalarımıza rağmen boşa çıkmıştı. Kalbimdeki acıyla beni savunmasını izledim. Sayıca üstün olmalarına rağmen bütün dikkatini verdiğine hiç […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 2 – Yeniay

Kendimi, o korkunç kâbuslardan birinin içinde, kapana Kısılmış gibi hissediyordum. Hani koşarsınız, ciğerleriniz yanana kadar koşarsınız, ama yine de vücudunuzun yeteri kadar hızlı gitmesini sağlayamazsınız. Vurdumduymaz kalabalığa yaklaştıkça ayaklarım sanki gittikçe yavaşlıyordu ama büyük saat kulesinin üzerindeki ellerim yavaşlamıyordu. Acımasızca, umursamaz bir güçle ilerliyorlardı, her şeyin sonuna doğru. Ama bu bir rüya değildi ve kâbusun […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 1 – Alacakaranlık

Nasıl öleceğimi hiç düşünmemiştim desem yeridir (aslında son birkaç ay, bunun için geçerli nedenlerim vardı!); düşünmüş olsaydım bile, böyle olacağını asla tahmin etmezdim. Soluğumu tutarak, upuzun odanın karşı tarafına, avcının karanlık gözlerine baktım. O da memnuniyetle bana bakıyordu. Elbette güzel bir ölüm biçimiydi bu; bir başkasının yerine ölecektim. Sevdiğim birinin yerine. Hatta soylu bir ölümdü. […]

Stephenie Meyer – Alacakaranlık #3 – Tutulma

Ateş ve Buz Bazıları dünyanın sonunun ateş olduğunu söylüyor, Bazıları da buz. Tutkuyu tattığımdan Ateşi tercih ediyorum ben. Ama iki kere yok olacaksa dünya, Biliyorum nefreti yeterince Buzla da yok olsun Diyebilecek kadar Robert Frost Çevirdiğimiz dolaplar tüm çabalarımıza rağmen boşa çıkmıştı. Kalbimdeki acıyla beni savunmasını izledim. Sayıca üstün olmalarına rağmen bütün dikkatini verdiğine hiç […]

Honoré de Balzac – Ursule Mirouet

Bir Balzac romanının kapağını açan kişi -o güne dek ne çok Balzac okumuş olursa olsun- her zaman yeni bir dünyaya girdiği izlenimine kapılır. Yirmi yıla sıkıştırılmış hummalı bir yaratı sürecinde yüz elliye yakın roman yazıp, yaklaşık iki bin beş yüz kişilik bir kurmaca kişiler ordusu yaratmış bu adam ne yapar yapar, okuru her seferinde yeni […]

Ayşe Kulin – Adi Aylin

“Rüzgâr yüz kerte birden atlayıp bir anda bütün ipleri bıçakla kesilmiş gibi düştü” Aylin Radomisli Cates, 19 Ocak 1995 Perşembe günü, evinin bahçesinde, o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından, kendi arabasının altında ölü bulundu. Üstünde ve etrafta nasıl öldüğüne dair hiçbir iz yoktu. Bir hırsızın saldırısına uğramış değildi. Bir katille boğuşmamıştı. Elbisesi yırtılmamış, tırnakları […]

Ayfer Tunç – Dünya Ağrısı

Bir süredir rüyasında hep Cumhur’u görüyor. Dinozor kılığına girmiş, korkutucu, akıl almaz ölçüde çirkin. Yani otuz küsur yıl önce nasıldıysa öyle. “Boynuzların var,” dedi dün gece gördüğü rüyada. Cumhur “Boynuzsuz şeytan olmaz,” diye karşılık verdi. Her gördüğünde eğri sırtı daha da eğriliyor Cumhur’ un, zehirli dikenlerle kaplanıyor. İri, terli elleri biraz daha büyüyor, tırnakları giderek […]