Okumak Aklın İlacıdır!

Kategori: Gerilim-Gizem

Erol Çelik – Satranç ve Şövalye

Bilinci yavaşça yerine geliyordu, bunu kulağına gelen bebek ağlamasının içine doğurduğu huzurdan dolayı anladı. Bebek, çaresiz ama o kadar tatlı ağlıyordu ki, bir an önce uyanıp, onu bağrına basmak istedi. Kalbini saran bu sızı belli ki, ilk anaç duygusuydu. Gözleri hafifçe aralanmaya başladığında, ilk önce duvardaki sıvaların yer yer dökük olduğunu görmeye başladı. Hiçbir anlam […]

Erol Çelik – Heyula

Mert Külüç, evinin giriş kapısındaki küçük tabelaya bakınca, içindeki derinliklerde alışkın olduğu bir mutluluğu tekrar yaşadı. Normalinde isminin yazması gereken ve bir el büyüklüğündeki metalin üzerinde, hayatında attığına inandığı en mükemmel imza duruyordu. Bu körü körüne bir inanç değil, aksine her gün tazelenen bir gelenek gibiydi. Yelkenliyi andıran imza, pirinç üzerine ustalıkla kazınmış, her kıvrımı […]

Miyuki Miyabe – Gölge Aile

Başlık: Şoktayım Sınavlar açıklandı. Tam bir rezalet! Gerçekten o kadar çok çalışmıştım ki notlarımı gördüğümde gözlerime inanamadım. Hocayla bir konuşma yapmam lazım. Bu büyük haksızlık. Bazıları gibi kaytardığım falan da yoktu. Çoğu kaytarıyordu, ama notları felaket olan bir ben varım. Babam, elimden geleni yaparsam karşılığını mutlaka alacağımı söylemişti. Koca bir yalan değil mi şimdi bu? […]

Erich Maria Remarque – Zafer Abidesi

Kadın, hızlı ve sendeleyen adımlarla yürüyordu. Bununla beraber Ravic, kendisiyle bir hizaya gelinceye kadar onu görememişti. Solgun rengi, çıkık elmacık kemikleri birbirinden ayrık gözlerle, çehresi âdeta, yere düşse paramparça olabilecek sert bir maskeyi andırıyor ve sokak lâmbasından vuran ışık gözlerine donuk, boş bir ifade veriyordu. Kadın o kadar yakınından geçmişti ki, az daha kendisine çarpacaktı. […]

J. Jose Millas – Sakın Yatağın Altına Bakma

Bİ Savcı Elena Rincon ile görevli adli tabip, Lopez de Hoyos’da bir cesetle ilgilenmişer, resmi arabayla nöbetçi mahkemeye dönüyorlardı. Şför şşın suratlı, gencecik bir delikanlıydı; yanındaki koltukta uyuklayan zabıt kâtibinin baş ikide birde önüne düşyor, kucağndaki bond çantaya çarpıyordu. Saat sabahın üçüydü, açıklanması mümkün olmayan bir ilgiyle ıssız kaldırımları incelermişgibi görünen savcının zihninde, yüzü onun […]

Milan Kundera – Yavaşlık

Akşamdan gidip geceyi bir şatoda geçirme tutkusuna kapıldık. Fransa’da çoğunu otele dönüştürdüler şatoların: yeşilliğin kökünün kazındığı çirkin bir alanda yitmiş el kadar yeşillik parçası; uçsuz bucaksız bir yol ağının ortasında bir sığınak, hıyabanlar, ağaçlar ve kuşlar sığınağı. Arabayı ben kullanıyorum, arkamdan gelen arabayı dikiz aynasında izliyorum. Soldaki küçük ışık göz kırpıp duruyor ve arabada sabırsızlık […]

Eoin Colfer – Artemis Fowl #3 Sonsuzluk Şifresi

Son iki yıldaki iş girişimlerim ebeveynsel müdahale olmadan gelişti. Bu süre içinde, Piramitleri Batılı bir işadamına sattım, Leonardo da Vinci’nin kayıp günlüklerinin sahtesini yapıp açık arttırmaya çıkardım ve Peri Halkını kıymetli altınlarının büyük bir bölümünden ayırdım. Ama komplo kurma özgürlüğüm neredeyse sona ermek üzere. Bunları yazarken, babam Rus Mafyasının elinde geçirdiği iki yıldan sonra iyileştiği […]

Emrah Serbes – Deliduman

2013 yazında, büyük şehirlerde başlayıp kısa süre içinde küçük ilçemiz Kıyıdere’yi de etkisi altına alan toplumsal hadiselerin nedenini merak ediyorsanız eğer, 2012 yazının bok gibi geçmesini bir yana bırakırsak, size öncelikle kız kardeşimin güzelliğini ve bazı meziyetlerini anlatmam gerekir. Çünkü kız kardeşimin güzelliğini ve bazı meziyetlerini bilmeden, o yaz, yıllardır hiçbir şey yapamamanın ruhu yakan […]

Edgar Wallace – İmdat Diye Bağır

KOMİSER MUAVİNİ, masasının üzerindeki telefonlardan birini kaldırdı: «Müfettiş Wembury’ye, gelip beni görmesini söyleyin,» dedi. Okuduğu kâğıtları masanın üzerinden aldı, bir dosyaya koydu. Alan Wembury’nin çok iyi bir sicili vardı. Şimdi buna bir ek daha yapılacaktı. Kapı açıldı. Boyu normalden uzun, ince, yüzü güneşten yanmış, gri gözlü bir adam girdi içeri. Komiser muavini Waldorf, oturduğu yerden […]

Mickey Spillane – Derini Yüzeceğim

Gece sokakta yürüyorsunuz. Yağmur yağıyor. Adımlarınızdan başka hiçbir ses duymuyorsunuz. Aslında kentin gürültüsü sürüp gidiyor, ama sizi hiçbir şey etkilemiyor: Çünkü sokağın ucunda yedi uzun yıldan bu yana beklediğiniz kadın var. Her adımınızda ona biraz daha yaklaşıyorsunuz, adımlarınızın her çıkardığı ses beklemekle geçen ayları, günleri ve saniyeleri biraz daha siliyor. Sonra birdenbire geliyorsunuz; karanlık yüzlü […]

Michael Crichton – Mikro

Her yanımız minicik yaraƨklarla sarılı… Eğer başımızı eğip de ayağımızın dibine öylesine bir bakacak olsak, bizi hayranlığa düşürecek muhteşem şeylerle karşılaşırız. Bir ağacın gövdesinin etrafında bile Macellan’ınkine benzer, ömür boyu sürecek bir yolculuğa çıkabiliriz. -E. O. WILSON Nasıl Bir Dünyada Yaşıyoruz? Ünlü doğa bilimci David AƩenborough 2008 yılında günümüz okul çocuklarının etraķmızdaki sıradan bitkileri ve […]

Mehmet Ali Bulut – Fardipli Sinha

SinHa Kitabı elınıze aldığınız andan itibaren içine düşebileceğınız girdabın kenarında olduğunuzu hatırlatmak istiyoruz. Bu girdap özellikle dünyaya belli açılardan bakanlar ve şekillendirilmiş inanç sahipleri için yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Etki alanına alacağı koşullu inancı aklın akıntılarında sağa sola savurduktan sonra sahibinin ruh derinliklerine fırlatacak olan girdap, koşullanmamış inançlar için aklın labirentlerinde eğlenceli bir gezi olacaktır… Bu […]

Mehmet Açar – Siyah Hatıralar Denizi

“Gidemeyeceğimiz yer yok. O inanışla, özgüvenle dopdolu, yola çıktık başka dünyalara. Peki ne yapacaktık o dünyalarla? Ya biz onların efendisi olacaktık ya da onlar bizim: Yetmezlik içindeki zihinlerimizde tek düşünce buydu!” Stanislaw LEM, Solaris Yeşil hiç bitmeyecekmiş gibi ufuk çizgisine uzanıyor, beyaz bulutlar üstümüzden akıp gidiyor, babam ağaçlara bakıyor ve bana doğru dönüp “Bak, haziran […]

Doris Lessing – Beşinci Çocuk

Harriet ile David pek de isteyerek gitmedikleri bir ofis partisinde tanıştılar ve bunun eskiden beri bekleyip durdukları şey olduğunu ikisi de hemen anladı. Tutucu, demode, hatta çağın gerisinde kalmış, pısırık, müşkülpesent insanlar… Onları herkes böyle tanımlardı ama onlara yakıştırılan ve sevecen olmayan sıfatların sayısı zaten belirsizdi. Onlarsa kendilerine ilişkin, inatla benimsedikleri bir görüşü savunurlardı ki […]

Mark Gimenez – Avukat

Aziz Aloysius Çocuk Araştırma Hastanesi Ithaca, New York 02:55 Kadına gözlerini dikmiş bakıyordu; yüzündeki ifade sert ve kararlıydı. Kadının da bildiği gibi bunu onaylamıyordu. “Bana o şekilde bakmaktan vazgeç, Luigi. Ben deli değilim.” Ön girişte bulunan bekleme odasındaydılar, burası belli bir sıcaklıktaydı ve dışarıdan gelebilecek soğuğa ve mikroorganizma kaynaklı kirleticilere karşı arındırılmış durumdaydı. Parkasındaki kar […]

Mark Billingham – Ölüm Mesajı

Onları gördüğü ilk anda, polis olduklarını anlamıştı aslında; duruşlarındaki ciddiyet, yüzlerindeki endişeyle karışık resmiyet, midesine bir yumruk gibi inmişti. Kadın olanın gösterdiği sandalyeye yığılır gibi kendini bırakırken, ciğerlerindeki nefesin tükendiğini hissetti. Kurumuş ağzını tükürüğüyle ıslattı ve yuttu. İki polisin kendilerini rahat ettirmeye çalıştığını ama başarılı olamadıklarını gördü; adamlar boğazlarını temizlediler ve sandalyelerini biraz öne çektiler. […]

E-Kitap indir & Kitabe © 2018