Kategori: Gerilim-Gizem

Truman Capote – Tiffany’de Kahvaltı

Geçmişte yaşadığım semtler ve evler beni hep kendilerine çeker. Örneğin, East Seventies’de cephesi kırmızı tuğlayla kaplı bir apartman vardır. Savaşın ilk yıllarında New York’ta oturduğum ilk daire bu apartmandaydı. Tek odalı dairem, tavan arası eşyalarıyla döşenmişti; kanepe ve kabarık minderli iskemleler, sıcak yaz günlerindeki tren yolculuklarını hatırlatan kırmızı renkli, kaşıntı veren kadife bir kumaşla kaplıydı. […]

Tom Clancy – Kızıl Ekim

Polyamyy’deki Kuzey Filosuna bağlı denizaltı üssünde, Sovyet Deniz Kuvvetlerinden Kıdemli Albay Marko Ramius, Arktik denizinin buz gibi havasına göre giyinmişti. Üzerinde beş kat yün ve deri vardı. Pis görünüşlü bir liman römorkörü, komuta ettiği denizaltının pruvasını kanalın aşağısına, kuzeye doğru itiyordu. Kızıl Ekim adlı denizaltıyı iki ay boyunca taşımış olan havuz, şimdi suyla dolu betondan […]

Bram Stoker – Drakula

Avrupa’nın sınır bölgelerinden bir yerden gelen Kont Drakula, Viktorya Çağı İngiltere’sinde ortalığa dehşet saçar. Lanetli, denetlenemez olan bir güç, sarsılmaz görünen bir düzenin içine sızmıştır. Cinsiyet ayrımının, sınıflar ayrımı gibi mevcut toplumsal düzenin temel dayanaklarını oluşturduğu, kadının çekirdek ailedeki anne rolünün kutsallaştırıldığı bir kültürel coğrafyada ve dönemde, Bram Stoker, bir aristokratı vampirleştirerek yerleşik anlayış ve […]

Bram Stoker – Dracula (Can Yayınları)

Vampir edebiyatı, gerilim romanı, Gotik roman gibi çeşitli türlerle bağlantısı olan Dracula, Victoria kültüründe kadının rolü, cinsel gelenekler, göçler ve sömürgecilik gibi sosyal temaları da ele alır. Stoker, vampir konusunu kendisi icat etmediyse de, bu temayı modernize etmiş, roman bu niteliğiyle pek çok kez tiyatro, sinema ve televizyona uyarlanmıştır. Dracula, hikâyenin kahramanı olan kişilerin mektupları, […]

Becca Fitzpatrick – Siyah Buz

Paslı Chevyrolet kamyonet tangırdayarak durunca Lauren Huntsman kafasını ön yolcu koltuğunun camına çarptı ve irkilerek uyandı. Uykulu gözlerini birkaç kez kırpıştırdı. Kafasının içi, bir araya getirebilse bir bütün oluşturabileceği kırık dökük anılarla, paramparça görüntülerle doluymuş gibi hissediyordu. Gecenin daha erken saatlerine açılan bir pencereymiş gibi. Şu anda ise o pencere zonklayan kafasının içinde paramparçaydı. Country […]

Thomas Harris – Hannibal Lecter #4 – Hannibal Doğuyor

HANNIBAL LECTER’IN anılar sarayına açılan kapı, zihninin ortasındaki karanlığın içindeydi ve sadece dokunarak bulunabilen bir mandalı vardı. Bu kocaman, tuhaf kapı, erken barok dönemine ait, bol ışıklı muazzam mekanlara, koridorlara ve Topkapı Sarayı’ndakilerle yarışır sayıda odaya açılıyordu. Eler yerde ustaca yerleştirilip aydınlatılmış resimler vardı ve bunların her biri de, geometrik bir şekilde başka anıları çağrıştıran […]

Thomas Harris – Hannibal Lecter #3 – Hannibal

Böyle bir günün doğmaya cüret edemeyeceğini düşünebilirsin… CLARICE STARLING’in Mustang’i Massachusets Meydanı’ndaki -daha ucuza geldiği için Sun Myong Moon’dan kiralanmış bir binada ikamet eden- Alkol, Tütün ve Ateşli Silahlar Şubesi’nin rampasında kükredi. Önde kaportası yamru yumru bir minibüs, ardında ağzına kadar adamla dolu iki siyah özel tim minibüsüyle vurucu tim üç araca tıkışmış, mağaramsı garajda […]

Thomas Harris – Hannibal Lecter #2 – Kuzuların Sessizliği

Atış eğitimi yapmaktan dönen Clarice Starling hızlı bir yürüyüşten sonra soluk soluğa vardı toprağa yarı yarıya gömülmüş zemin katına. Ouantico’daki Akademi binasının bu katında FBl’ın dizi cinayetlerle uğraşan bölümü olan Davranış. Bilimlerinin büroları yer alıyordu. Uygulama alanında bir tutuklama eğitimi yaparken ateş altında kendini yere attığından dağınık saçlarında otlar, rüzgar ceketinde de ot ve toprak […]

Thomas Harris – Hannibal Lecter #1 – Kızıl Ejder

Doktor Hannibal Lecter ile karşılaştığım anı size anlatmak istiyorum. 1979 kışında ailemde görülen bir hastalık sebebiyle, Mississippi Delta’daki evime geri dönüp, orada on sekiz ay kaldım.Red Dragonüzerinde çalışıyordum. Rich köyündeki komşum, pamuk tarlasının ortasında bulunan, tek oda genişliğindeki bir evi kullanmama izin verdi. Ve ben, genellikle geceleri orada çalıştım. Bir roman yazmaya gördüklerinizle başlar, buna […]

Tess Gerritsen – Yörünge

Galapagos Yarığı 0.30 Derece Güney. 90.30 Derece Batı; Abisin kenarında, yüzüyordu. Aşağıda, güneşin asla ulaşmadığı, tek ışığın, kendiliğinden parlayan bir yaratığın hızla geçip giderken çıkardığı kıvılcım olduğu, buz gibi bir denizin karanlık suları, alabildiğine uzanıyordu. Dr. Stephen D. Ahearn, Derin Dalış IV’ün insan vücuduna uygun tasarlanmış kabininde yüzükoyun uzanmış, başı şeffaf akrilik burun konisine gömülmüş […]

Tami Hoag – Paranoya

BU KADAR ÇABUK olması hayret verici. Bir sorun bu kadar kısa sürede tam bir trajediye nasıl dönüşebilir? Saniyeler. Nefes alınamayan birkaç saniye. Ve beyin hemen fonksiyonunu kaybetmeye başlar. Mücadele etmek için zaman yoktur. Hatta paniğe kapılmak için bile. Tıpkı avını geçen her saniye daha sıkı saran bir boğa yılanı misali. O anda akıldan geçenlerin hiçbir […]

Tami Hoag – Ölümden Daha Derin

Kahramanım Benim kahramanım babam. O harika biri. Çok çalışır, herkese iyi davranır ve insanlara yardım etmek için elinden geleni yapar. Kurban olarak seçtiği kadın, fırsat bulsa çığlık atardı. Bunun olmayacağını biliyordu. Kadının, ağzını açabilmesine artık imkan yoktu. Gözlerinde de müthiş bir korku vardı. Ama onları da bir daha açması mümkün değildi. Onu kör ve dilsiz […]

Tami Hoag – Deer Lake Serisi 2 – Günah Kadar Suçlu

Herşeyden önce, hukuk asistanı, kardeş yazar, ve dost Nancy Koester’a mahkeme sisteminde bana rehberlik eĴiği için yürekten teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Uzmanlığını paylaşırken ve sonsuz sorularımı yanıtlarken gösterdiğin cömertliği her zaman şükranla hatırlayacağım. Ayrıca, beni dünyalarına soktukları ve sorularımı sabırla yanıtladıkları için avukat Charles Lee’e, asistan avukat Steve Betcher’e, hakim Robert King’e, ve Goodhue Bölge Savcılık […]

Tami Hoag – Deer Lake Serisi – 1 – Gece Günahları

Gerilimin artık yeni ve modern bir ustası var: Tami Hoag. Tami Hoag’ın bütün kitapları, son cümlesine kadar sizleri heyecanın doruklarında tutan türde gerilimler. Herkes birşeylerden korkar…Neredeyse suçun ne demek olduğunun unutulduğu, huzur içinde uyuklayan kendi halinde bir Minnesota kasabası… yaşanabilecek en korkunç karabasanla yüzleşmek üzere. Küçük bir çocuk ortadan kaybolur. Tanık yok, ipucu yok. Yalnızca […]

Ian Fleming – Zümrüt Küre – DEDEKTİF ROMANLARI – JAMES BOND

Henüz Haziran başları olduğu halde hava son derece sıcaktı. James Bond, 00 şubesine geçirilen fişleri paraf için kullandığı kocaman kara kalemi bir kenara bıraktı, ceketini çıkardı. Ceketini koltuğunun arkasına asmaya kalkışmadığı gibi sekreteri Mary Goodnight’ın kendi parasıyla (Ah, şu kadınlar!) satın alıp iki büroyu ayıran kapının yanı başına yerleştirmiş olduğu askıya da asmadı… Onu hemen […]

Ian Fleming – Ahtapot – 007 James BOND

Binbaşı Dexter Smythe ahtapota bakarak: —Biliyor musun, dedi, becerebilirsem bugün sana nefis bir ziyafet var! Konuşurken nefesi başındaki deniz maskesini buğulandırmıştı. Ayaklarını “zencikafası” denilen bir mercan kümesinin yanında kumlara bastı, doğruldu. Su göğsüne geliyordu. Maskeyi yüzünden çıkardı, buğuyu gidermek için içine tükürdü, tükürüğü parmak uçlarıyla maskenin içine yaydı. Sonra onu deniz suyuyla çalkalayıp suyu dökerek […]