Kategori: Fantastik

Fred Saberhagen – Kılıçların Üçüncü Kitabı

Bitmek bilmeyen rüzgârın, uçsuz bucaksız karı yüksek gri kayaların üzerinde sürüklediği, bulutlu gökyüzünün insanlardan uzak bölgesinin yukarılarında Tanrılar ve Tanrıçalar toplanıyordu. Şafak öncesinin griliğinde, uzun bedenleri sisli rüzgârın ve griliğin içinden bir duman gibi beliriyor, ardından bedenlenip belirginleşiyordu. Rüzgâr ya da hava şartlarından rahatsızlık duymaksızın, çığlık atan rüzgârın uluyuşunun önünde giysileri uçuşurken dünyanın çatısında dikiliyorlardı […]

Fred Saberhagen – Kılıçların İkinci Kitabı

Ateş, gökyüzünden aşağıya saplanırcasına düştü, beyaz ışığın göz kamaştırıcı eğri mızrağının yaşamı sadece bir anlıktı, ama bu, deniz kıyısındaki sarp kayalığın çıkıntı yapmış ucunda tek başına yükselen bir ağacı yarıp parçalamaya yetip de artacak uzunlukta bir andı. Göğün uluyan karanlığı altındaki bu çarpma, gözleri ve kulakları aynı derecede sersemleştirmişti. Ben, köreltici parlayıştan ürktü, patikayı yeniden […]

Fred Saberhagen – Kılıçların Birinci Kitabı

Ona dünyanın ilk soğuk sabahı gibi gelen bir günde, ateşi arıyordu. Ateşi aradığı yer yüksekteydi; cansız, rüzgârın silip süpürdüğü, engebeli, kıymık kıymık parçalanmış siyah renkli kayadan bir raf gibi uzanan çıkıntının üzerindeydi. Soğuk rüzgârların getirdiği kar, siyah kayaların üzerinde beyaz toz nehircikleri oluşturup neredeyse kayanın kendisi kadar sert olan gri kadim buz katmanları üzerinde beyaz […]

Franz Kafka – Taşrada Düğün Hazırlıkları

Max Brod’un tarihlendirmesine göre, Taşrada Düğün Hazırlıkları Kafka’nın yazdığı ilk eserlerden biridir. Brod, Kafka’nın elyazısında kullandığı Gotik ve Latin harflerden yola çıkarak, Taşrada Düğün Hazırlıkları’nın 1907-1908 arasında yazıldığını tahmin etmektedir. Taşrada Düğün Hazırlıkları, üç ayrı elyazması metinden ibarettir. Kafka’nın olasılıkla büyük bir romana başladığı ama sonradan vazgeçtiği anlaşılıyor. Bu dönem, Kafka’nın Assicurazioni Generali sigorta şirketinden […]

Franz Kafka – Şato

K. köye ulaştığında akşamın geç saatiydi. Köy kara batmıştı. Şatonun bulunduğu tepe görünmüyordu, sise ve karanlığa bürünmüştü, orada bir şato olduğuna dair en ufak bir ışık belirtisi bile yoktu. K., anayolu köye bağlayan tahta köprüde uzunca bir zaman durdu ve başını kaldırarak aldatıcı boşluğa baktı. Sonra yatacak bir yer bakmak üzere yürüdü; handakiler hâlâ ayaktaydılar, […]

Franz Kafka – Hayvan Öyküleri

Yuvamın inşaatını tamamladım, sanırım güzel de oldu. Dışarıdan bakıldığında sadece büyük bir delik görünüyor ama aslında bu deliğin bir yere vardığı yok, birkaç adımda kayalarda son buluyor. Bu aldatmacayı bilinçle yaptım diye övünmek istemem, daha önceki pek çok başarısız yapı denemelerimden miras bu, bu deliği kapamadan bırakmak bana çok yararlı gibi geldi. Kimi aldatmacaların yapılırken […]

Franz Kafka – Dönüşüm

Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe dönüşmüş olarak buldu. Zırhı andıran sertlikteki sırtının üzerinde yatmaktaydı ve başını azıcık yukarı kaldırdığında kubbemsi, kahverengi, yay biçimindeki sertliklerce bölümlenmiş; üstünde, tutuna-bileceği hiçbir şey kalmamış ve neredeyse tamamen kaymak üzere olan yorganın bulunduğu kamını gördü. Diğer kısımlarıyla karşılaştırıldığında acınacak denli ince bir sürü […]

Franz Kafka – Dönüşüm (İş Bankası)

Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş buldu. Panzer gibi sert sırtının üzerinde yatıyordu ve başını biraz kaldırdığında tepesinde, yorganın neredeyse kaymak üzere olduğu kubbe gibi yuvarlak, kahverengi, yay biçiminde sert çizgilerle boğum boğum olmuş karnını gördü. Geniş gövdesine oranla pek cılız görünen bir sürü bacağı gözlerinin önünde çaresizce […]

Franz Kafka – Dava

Çek asıllı Avusturyalı yazar Franz Kafka (1883-1924), kırk bir yıl yaşadı. Ölümünden sonra dünyaya bıraktığı ise yalnızca bir yazarın ürünleri değil, fakat, Ernst Fischer’in yerinde deyişiyle, başlı başına bir dünya edebiyatı’ydı. Kafka’nın eserleri bir bütün olarak incelendiğinde, Goethe’ den bu yana kavramlaşmış olan dünya edebiyatı söyleminin, bitmekte olan yüzyılımızda temellerine en gerçekçi bir biçimde belki […]

Norman Spinrad – Druid Krallığı

Galya kabilelerinin yaşadığı topraklar batıda Pirene’nin engebeli dağlarından doğuda karla kaplı görkemli Alp Dağları’na, her zaman nemli ve sisli Kuzey Denizi kıyılarından ılık güney havasının Akdeniz kokusuna karışarak ulaştığı dağlara kadar uzanıyordu. Aslında Edui ve Arverni, Carnutelar ve Belovaquelar, Turonlar ve Santonlar’la tüm diğer kabilelere ait araziler; onların çiftlikleri, şehirleri, kırsal alanları adeta bir ağaç […]

Nora Roberts – Bilgeliğin Anahtarı

Dana Steel, kendini uyumlu, açık fikirli biri olarak görürdü. Oldukça sabırlı, hoşgörülü ve şakacıydı. Bazıları onun hakkında böyle düşünmeyebilirdi, ama onlar Dana hakkında ne biliyorlardı ki? Bir ay içinde, kendisinin hiçbir hatası olmadığı halde, hayatı keskin bir dönüşle tamamıyla yabancı ve gizemli bir alana kayıvermişti. Öyle ki, genç kadın, nasıl bir yol izleyeceğini ya da […]

Neil Gaiman – Anansi Çocukları

Çoğu şeyin başladığı gibi, bu da bir şarkıyla başlar. Ne de olsa önce söz vardı ve söz dediğinizin bir melodisi olurdu. Dünya bu şekilde yaratıldı, boşluk bu şekilde bölümlere ayrıldı, topraklar ve yıldızlar ve düşler ve küçük tanrılar ve hayvanlar bu şekilde dünyaya geldi. Hepsi şarkıyla söylendi. Şarkıcı önce, gezegenlerle ve tepelerle ve ağaçlarla ve […]

Murat Uyurkulak – Tol

Devrim, vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi. Saraylara merakla bakan sivil çocuklar hatırlıyorum. Geniş caddeler arşınlayan kavruk adamlar, böğürtlen yiyen kara kadınlar, sert laflar gezdiren kuru ağızlar… Annemin ağzı fazla bozuktu. Herhalde sadece benim korkmadan bakabildiğim, baştan başa izlerle kaplı yüzünün ortasında, buruşuk bir yaraya benzeyen ağzını açar ve her seferinde aynı şeyi söylerdi: “Bizi […]

Murat Uyurkulak – Har

Yalnız Ortadoğu’da el altında satılan bir atlas Kim demiş on sekiz yaşından küçükler okuyamaz. ECE AYHAN Pınarbaşında oturdum, ahreti seyre durdum… Bursa ağıdı Kardeşimin vefatından önce, parklarda dolanırken çitlediğimiz çekirdek ailemizi muadillerinden ayıran hiçbir özellik yoktu. Bir kalıp teneke peynirine benzerdik, öyle bildik, ak, delik ve peynirin kalıbını aşan sıfatlarla sürünür giderdi cümle ailemiz: Babam, […]

Milan Kundera – Gülüşün ve Unutuşun Kitabı

1948 yılı şubatında, Komünist Partisi Başkanı Klement Gottwald, Prag’da, eski kentin en büyük alanında toplanan yüz binlerce hemşerisine söylev vermek üzere, barok stili bir sarayın balkonuna çıktığı zaman, bu olay, Bohemya tarihinde, eşine ancak bin yılda birkaç kez rastlanabilen türden ve ülkenin kaderini etkileyen büyük bir dönüm noktası oluyordu. Gottwald’ın çevresini arkadaşları sarmıştı ve yanında, […]

Eoin Colfer – Artemis Fowl #2 Kuzey Kutbu Macerası

ǚ i Rus alev alev yanan bir varilin önünde birbirlerine sokulmuş, Kuzey Kutbunun soğuğundan boş yere korunmaya çalışıyorlardı. Kola Körfezi eylülden sonra bulunmak isteyeceğiniz bir yer değildi, özellikle de Murmansk. Murmansk’ta kutup ayıları bile atkı takarlardı. Hiçbir yer buradan daha soğuk değildi, belki de yalnızca Noril’sk dışında. Bunlar Mafya’nın tekikçileriydi ve gecelerini çalıntı BMW’lerin içinde […]