Kategori: Dram

Boris Vian – Pekin’de Sonbahar

Pekin’de Sonbahar, okuru tüm canlılığıyla “yaşayan” Paris’ten uçsuz bucaksız bir yokyere, Egzopotamya çölüne doğru bir yolculuğa sürükleyen ve çölde başlamış anlamsız bir demiryolu inşa projesinin ortasına birçok başkarakterle birlikte bırakıveren kurgusuyla, her seferinde daha da şiddetlenerek yeniden patlayan coşkulu bir kahkaha gibi edebiyat alanında beliriverdiğinde, edebiyat çevreleri ve eleştirmenler bunun sürekli oluşum halinde bir yapıt […]

Boris Vian – Mezarlarınıza Tüküreceğim

Buckton’da beni kimse tanımıyordu. Clem, şehri bu yüzden seçmişti ve zaten korkudan altıma yapıyor olsam bile, daha yukarı, kuzeye doğru devam etmek için yeterince benzinim kalmamıştı. Ancak beş litre vardı… Cebimde Clem’in mektubuyla dolarlarımın dışında başka bir şey yoktu elimde. Valizime gelince, ondan hiç bahsetmeyelim; içindekiler beş para etmezdi. Ha unutuyordum; arabanın arka bagajında çocuğun […]

Bohumil Hrabal – Gürültülü Yalnızlık

Otuz beş yıldır atık kâğıt işinde çalışıyorum, bütün love story’m bu benim. Otuz beş yıldır kitapları ve atık kâğıtları presliyorum, otuz beş yıldır, ağır ağır, harflerin kirine pasına bulanıyorum, öyle ki ansiklopedilere benziyorum artık -bunca zamandır üç tonu bulmuştur preslediğim ansiklopediler. Hem taze ve serin hem de durgun suyla dolu bir testiyim ben, güzel düşüncelerden […]

Franz Kafka – Bir Köy Hekimi

Ne yapacağım konusunda tümüyle karasız kalmış haldeyim. Hemen yola koyulmam gerekiyordu; on mil ötedeki köyde ulaşmam gereken bir hasta, onunla aramdaki mesafeyi dolduran bir tipi vardı. Tekerlekleri büyük, ağır olmayan, tam bu köy yollarına göre bir arabam vardı; elime çantamı almış, yola çıkmaya hazırlanmış, avluda dikiliyorum fakat arabaya koşulacak at ortada yoktu, at yoktu! Benim […]

Honore De Balzac – Bir Havva Kızı – Hasan Ali Yücel

Honoré de Balzac, 1839 yılında, Bir Havva Kızı’nın ilk baskısına, yazdığı ve yazmayı tasarladığı birçok romandan meydana gelecek ve sonunda İnsanlık Komedyası adı altında toplanacak olan eserinin tamamı içindeki yerini anlatmayı hedef edinen bir önsöz kaleme almıştı. Önsözün hemen başında yazar, bu romandaki amacının, “az çok hafifletici sebepler atfedebileceğimiz bir vesileler kalabalığının bazı kadınları yasak […]

Dostoyevski – Bir Garip Kişinin Düşü

Uykumda kendimi birden, tabancayı tutmuş ta onu, şakağıma değil, yüreğime boşaltıyor gördüm. Oysa tabancanın namlusunu sağ şakağıma dayayıp beynimi dağıtmağa karar vermiştim düpedüz. Bir an öylece, tabancanın namlusunun ucu göğsüme dayalı durdum ; mum, masa ve duvar dönmeğe başladı. Tetiği çektim. Düşlerde bir yüksekten düşmek, boğasınızı sıkılmış ya da hiç değilse en ufak vücut acısı […]

Grigory Petrov – Beyaz Zambaklar Ülkesinde

Grigory Petrov, başta Rusya olmak üzere Bulgaristan’da da en çok okunan ünlü bir Rus yazarıdır. Yazarın 32 eseri de Bulgarca’ya çevrilmiş ve her eseri 8-10 baskı yapmıştır. Petrov, yazı hayatına atılmadan önce Lev Tolstoy, Vladimir Korolenko, Anton Çehov, Maksim Gorki, Leonid Andreev gibi dönemin ünlü Rus yazarlarıyla tanışmış ve özel dostluklar kurmuştur. Yine dünya yazarlarından […]

Talip Apaydın – Yarbükü

— Osman ağa! Osman ağa!… Adam yeni çimlenmiş çeltik tarlasının kıyısına eğilmiş, maşalanın tirini düzeltiyordu. Ku lakları ağır işittiğinden Remzi’nin sesini duj muyordu. — Osman ağaaa!.. Remzi su arkını atladı. Tarlanın kıyısın doğru yürüdü. Sinirlenmişti iyice. Omuzundal küreği su dolu maşalaya vurdu. — Ne be yahu, ne bu? diye bağırdı. Osman ağa yarı korkulu bir […]

Balzac – Yaşamda Bir Başlangıç

Yaşamda Bir Başlangıç, Balzac’ın (1799-1850) bir olgunluk dönemi yapıtı. Dev yapıtı İnsanlık Güldürüsü’nü oluşturan 88 parçadan biri. Bu parçaların ancak üçte birinin dilimize çevrilmiş olduğunu düşünürsek, ilk kez Türkçeye çevrilen Yaşamda Bir Başlangıç Türk okuru için Balzac’ı tanımada yeni bir adım. Bu kitabı Goriot Baba gibi, Eugénie Grandet gibi, Vadideki Zambak gibi başı ve sonu […]

Balzac – Eugenie Grandet

Balzac, yirmi yaşında bir gençken, Paris’te bir lavanarasında yan aç, günde iki frankla iki yıl yaşadı. Bu durumda annesi babası onun bir edebiyatçı olabileceğini kanıtladığını düşündüler. Aksi halde onu bu çılgın düşünden kurtarıp avukatlık mesleğine yönelteceklerdi. O sıralarda Balzac’in bütün umutlarının ve düşüncelerinin üzerinde odaklattığı klasik bir trajedi olan Cromwelidi. Gelecek kuşaklar, yapıt üzerinde Balzac’ın […]

Italo Calvino – San Giovanni Yolu

Çocukluğumda, İtalya’nın kalanından değişik sayılacak küçük bir kentte büyüdüm: San Remo’da o zamanlar henüz yaşlı İngilizler, Rus grandükleri, sıra dışı ve kozmopolit kimseler yaşardı. Benim ailem de, gerek San Remo için, gerek o zamanın İtalya’sı için alışılmadık türdendi: Annemle babam gençliği geride bırakmış kimselerdi, bilim adamıydılar, doğaya taparlardı, özgür düşünüşlüydüler, kişilikleri birbirinden çok ayrıydı, her […]

Ivan Gonçarov – Oblomov (İletişim)

İlya İlyiç Oblomov bir sabah, Gorohovaya Sokağı’nda, neredeyse bir taşra kasabasının nüfusu kadar kiracısı olan apartmanlardan birindeki dairesinde, yatağında uzanıyordu. Otuz iki, otuz üç yaşlarındaydı Oblomov. Orta boyluydu. Hoş görünüşlüydü. O anda onun hiçbir şeyi umursamadığı, hiçbir şeyin onu tedirgin etmediği; koyu gri gözlerinin belirsiz bir dalgınlıkla, sürekli duvarlarda, tavanda kaygısızca dolaşıp durmakta olmasından belliydi. […]

İvan Gonçarov – Oblomov

Bu kitapta önemli olan Oblomov değil, Oblomovluktur. Dobrolyubov Rus edebiyatının hiçbir kahramanı, ne Raskolnikov, ne Miskin, ne Prens Andrey, eski Rus insanını, hatta bütün Doğuluları Oblomov kadar açıklıkla, en özlü yanıyla temsil etmez. Doğu, belki de ilk defa olarak Gonçarov’un bu büyük eserinde kendi kendini tanımaya, Batı’dan farkını anlamaya başlamıştır. Oblomov klasik kahramanlar gibi genel […]

Sue Miller – Aşağıdaki Dünya

Gözünüzün önüne geƟrin bir: Kuru bir hava, serin bir gün, yükseklerde birikmiş kümülüs bulutları kuzeybaƨdan güneydoğuya süzülürken, gölgeleri de peşleri sıra, bu yıl içinde son kez biçilecek olan saman tarlaları boyunca ilerliyor. Aşağıda, tarlalar arasındaki toprak yolda bir at arabası, içinde yan yana oturan iki ihƟyar, yıpranmış pazar giysileriyle yeƟşkin kızlarının cenazesine doğru kasabanın yolunu […]

Honoré de Balzac – Yaşamda Bir Başlangıç

Balzac’ın anıt yapıtı İnsanlık Güldürüsü’nü oluşturan büyüklü küçüklü seksen sekiz anlatıdan bugüne kadar türkçeye çevrilmiş olanların sayısı otuz dolayında; bir başka deyişle, tüm yapıtın üçte biri. Bu çevirilerin zaman içinde birbirini bayağı uzun aralıklarla izlemesi, dolayısıyla bunlardan kimilerinin dillerinin fazla eskimesi, kimilerinin umulan ilgiyi görmemesi nedeniyle yeniden basılmaması sonucu, bugün Türkiye’de Balzac’ı tanımak isteyen okur […]

Honoré de Balzac – Suyu Bulandıran Kız

1792’de Issoudun kenti burjuva sınıfının Rouget adında çok kötü ün salmış bir doktoru vardı. Kimi yürekli kişilerin söylediklerine göre, adam karısını, kentin en güzel kadını olsa da, epey mutsuz kılıyordu. Belki kadın biraz budalaydı. Dostların bezdirici soruşturmalarına, ilgisizlerin dedikodularına, kıskananların çekiştirmelerine karşın, bu çiftin ev içi gizi pek çözülemedi. Doktor Rouget, kolayca belalı denilecek adamlardan […]