Kategori: Dram

Sâmipaşazade Sezâi – Sergüzeşt

Yazınımızda Gerçekçi anlatının ilk örnekleri Ahmed Mithat Efendi’nin Henüz On Yedi Yaşında (1881) ve Felâtun Bey ile Râkım Efendi (1875) romanlarıyla verilmiştir. Ancak bu romanlarında yazar, Gerçekçiliğin en önemli özelliği olan dil ve anlatım güzelduyusu yaratmaya yönelmeden (bu romanlarda, Mithat Efendi’nin o kendisine özgü meddah anlatımı egemendir) daha çok gözleme dayanmıştır. Gerçekçi romanın ve öykünün […]

Alexandra Lapierre – Artemisia

Alexandra Lapierre -Artemisia – Ölümsüzlük için Düello 17. yüzyıl barok İtalya’sından ölümsüzlük uğruna, bir baba ile kızı arasında yaşanan düello.. Artemisia, ün ve özgürlüğe ulaşmak için yaşadığı toplumdaki bütün kuralları yıkan, yapıtlarıyla da ölümsüzlüğe ulaşan tarihteki ilk büyük kadın ressamlardan, Artemisia Gentileschi’nin (Roma 1597-Napoli 1652) serüvenidir. Roma’da, 161 l yılında Sanatçılar Mahallesindeki bir atölyede, genç […]

Aleksandr Puşkin – Dubrovski

Bayan. Prostakova: Efendime söyleyim, o dana küçüklüğünden beri hikâye severdi Skotinin: Mitrofan, bana benzemiş. « Anasının Kuzusu.» Bu sefer halka sunduğumuz İ. P. Biyelkin’in hikâyelerini yayınlamak işine girişirken, merhum yazarının hayatını kısa da olsa bunlara eklemeyi, dolayısıyla da, ülke edebiyat severlerinin haklı merakını kısmen olsun gidermeyi arzuladık. Bunun için de ilkin îvan Petroviç Biyelkin’in en […]

Romanın Batısı – John Fante

Aylardan ocaktı, soğuk ve yağmurlu bir gün; yorgundum, seϐildim, sileceklerim çalışmıyordu ve Tate Cinayetleri hakkında “Bonnie ve Clyde tarzında” zekice bir senaryo yazmamı isteyen milyoner bir yönetmenle sürekli içilip konuşulan uzun bir geceden sonra fena halde akşamdan kalmaydım. Para söz konusu değildi. “Ortak olacağız,” demişti yönetmen, “yarı yarıya.” Son altı ayda üç benzer teklif daha […]

Romain Gary – Onca Yoksulluk Varken

Size ilk ağızda söyleyebilirim ki, asansörsüz bir altıncı katta oturuyorduk ve bu durum bütün kilolarına karşılık yalnızca iki bacağı olan Madam Rosa için gerçek bir gündelik yaşam kaynağıydı; derdiyle kederiyle. Bize hep anımsatırdı bunu, tabii bir başka şeyden yakınmadığı zamanlar, çünkü aynı zamanda Yahudiydi. Sağlığı da iyi değildi ve size ta baştan söyleyebilirim ki, bir […]

Rıfat Ilgaz – Sarı Yazma

Beni «Turistik Otel»e Yenigün gazetesinin sahibi Kemal Çukurkavaklı bırakmıştı, özel arabasıyla. Arabanın bagajı da, içi de kendi kitaplarımla tıklım tıklımdı. Giysilerimle, notlarımı içine alan iki küçük bavul, kitap paketleri arasında görünmez olmuştu. Cide’ye, bu doğduğum memlekete yıllardan sonra dönüşümü, otelin Karadeniz’e bakan lokantasında kutluyorduk. Kemal, elindeki rakı bardağını kaldırırken: «Hoca!» dedi, «Cide, gerçekten güzel bir […]

Reşat Nuri Güntekin – Yaprak Dökümü

ALTIN Yaprak Anonim Şirketi”nden niye mi istifa ettim? Bunda anlaşılmayacak hiçbir şey yok. Aldığım altmış iki lira aylıkla geçinemiyordum. Başımda iki küçük kardeşle hastalıklı bir anam var… Ara sıra anam soğuktan, kardeşlerim yemekten şikâyet ederlerdi. Ben, omuz silker: “Ne yapayım, bu terazi bu kadar çekiyor. Elime geçeni ben barda, baloda yiyip sizi bu halde bıraksam […]

Akif Pirinçci – Felidae

“Ve Allah yerin hayvanlarını cinslerine göre ve sığırları cinslerine göre ve toprakta sürünen herşeyi cinsine göre yaptı; ve Allah iyi olduğunu gördü.” Tekvin Hayat bir cehennemdir! Peki hayatın içinde bütün olup bitenlerin anlamı nedir? Yeryüzünde her şey öyle kurgulanmış ki, her acı ardından başka bir acıyı getiriyor. Dünya var olduğundan bu yana acı ve dehşet, […]

Aimee Bender – Limonlu Pastanın Sıradışı Hüznü

Gıda, midenin faaliyetine emanet edildiğinde sindirim yoluyla emilebilen ve değiştirilebilen, bu yolla insan bedeninin yaşama eylemi sırasında uğradığı kayıpları telafi edebilen maddelerin tümüdür. “Lezzetin Fizyolojisi”, BRILLAT-SAVARIN Bir salı öğleden sonra olmuştu ilk kez; Hollywood yakınlarındaki düzlüklerde, okyanustan doğuya hafif bir meltemin estiği ve çiçek saksılarındaki yeni ekilmiş hercai menekşelerin kara benekli taçyapraklarını hareketlendirdiği sıcak bir […]

George Orwell – Ümit Çiçeği

Olgunlaşma çağında bir genç, hayatta nelerle karşılaşır? Niçin komünist, faşist, kapitalist veya antikapitalist olur? Çağımızın en ünlü yazarlarından biri olan George orwell, siyasi inançların çok defa hissi meselelerin bir sonucu olduğunu en iyi bilenlerden biridir. George Orwell, bu romanında, sosyalist düşüncelere sahip bir gencin «Para -Tanrısı» adını verdiği şeyden nefret edişini ve bu nefreti yüzünden […]

Philip Roth – Sokaktaki Adam

Köhne kabristandaki mezarın çevresinde, enerjisini ve özgünlüğünü hatırlayan, kızı Nancy’ye onunla birlikte çalışmanın ne kadar zevkli olduğunu söyleyen, New York’tan eski reklamcı meslektaşları vardı. Ayrıca 2001 yılının Şükran Günü’nden bu yana yaşadığı, Jersey Kıyısı’ndaki bir emekliler köyü olan Starfish Sahili’nden arabayla gelenler de olmuştu –yakınlarda resim dersleri vermeye başladığı ihtiyarlardı bunlar. Bir de çalkantılı ilk […]

Paul Auster – Sunset Park

Neredeyse bir yıldır terk edilmiş şeylerin fotoğrafını çekiyor. Günde en az iki, bazen de altı yedi iş çıkıyor; her seferinde de o ve iş arkadaşları, giden ailelerin geride bıraktığı, gözden çıkarılmış sa kokusunu yok edemiyor. Sonra, birtakım nesneler, unutulmuş eşyalar, terk edilmiş şeyler oluyor hep. Şimdiye kadar binlerce fotoğraf çekti; giderek filizlenen bu arşivdeki resimlerde […]

Pascal Quignard – Dünyanın Bütün Sabahları

1650 ilkbaharı, Madam de Sainte Colombe öldü. Geride iki kız bıraktı, biri iki, biri altı yaşında. Mösyö de Sainte Colombe eşinin ölümünden sonra kendine gelemedi. Onu seviyordu. Anısına ‘Özlemler Ağıtı’nı besteledi. Bahçesi la Bievre Çayının kıyısında olan bir evde iki kızıyla birlikte yaşıyordu. Dar bahçenin, etrafı çaya kadar çitlerle çevriliydi. Çayın kıyısında söğüt ağaçları ve […]

Panait Istrati – Minka Abla

Sereth Irmağının yatağı, doymak bilmez Tuna’ya yaşamını bağışladığı yere varmadan biraz önce, İbrail’le Galatz arasında uzanan geniş ve verimli bir ovaya dönüşür. «Irmakağızlar» denen yöre halkının, burayı bir baştan bir başa geçmek için, arabayla iki saat yol alması gerekir, öylesine geniştir işte. Bu ırmak yatağının alışılmamış genişliğini ve cömertliğini, bölgenin yaşlıları kendilerince açıklarlar. Derler ki, […]

Panait Istrati – Kira Kiralina

1921 yılı Ocak ayının ilk günlerinde, Nice Hastanesi’nden gelen bir mektup verildi bana. Gırtlağını kesen zavallı birinin üzerinde bulunmuştu. Yarası yüzünden yaşama umudu pek azdı. Okudum ve bir dahinin çırpınışlarıyla karşı karşıya olduğumu anladım, çok duygulandım. Ovada esen yakıcı bir rüzgârdı. Balkan ülkelerinin yepyeni bir Gorki’sinden iç dökmeydi bu. Onu kurtarmayı başardılar. Kendisini tanımak istedim. […]

Panait Istrati – Hayat Yollarında

On iki, on üç yaşlarındaydım. İbrail üçüncü ilkokulunun yönetim odasında Müdür B. Moisesku, zorunlu ilk öğretim diplomamı anneme uzatırken, “Bu çocuğu ne yapmak niyetindesiniz?” diye sordu. Uzun bir iç çekişle kadıncağız cevap verdi: “Te… Müdür Bey… Ne yapayım istersin! Bir zanaat öğrenecek, ya da bir işe girer…” Sırtı duvara dayalı, babacan müdürümüz bir süre kırçıl […]