Kategori: Bilimkurgu

Melezler Venüste – Isaac Asimov

Islak, kasvetli atmosfer şiddetle çalkalandı. Çığlığa benzeyen sesler arasında yarıldı. Dış uzaydan yumurta biçimi roketler fırlarken çıplak yayla üç kez sarsıldı. İnişin gürültüsü dağlar ve diğer taraftaki zengin ormanlarda yankılandı. Sonra her şey tekrar derin bir sessizliğe büründü. Üç kapı şangırdayarak teker teker açıldıktan sonra insan biçimi canlılar tek sıra halinde çekine çekine dışarı çıktılar. […]

Oliver Sacks – Mars’ta Bir Antropolog

Sağ elini kullanmaya alışık biriyim, ama bu satırları sol elimle yazıyorum. Bir ay önce sağ omuzumdan bir ameliyat geçirdim, şu sıralar sağ elimi kullanmam yasak, za Kusurlar, sakatlıklar, hastalıklar, bu anlamda paradoksal bir rol oynarlar ve onlar olmadan hiçbir şekilde farkında olmayacağımız, hatta hayal bile edemeyeceğimiz gizli güçleri, değişimleri, gelişmeleri, yaşam biçimlerini ortaya çıkarırlar. Hastalığın […]

Adam Fawer – Olasılıksız

Gelin, olasılıktan söz edelim. İlk önce, olasılık dediğimizde en sık akla gelen şey olan çekilişlerden, piyangolardan söz edelim. Amerika’daki en büyük piyango olan Powerball’ı kazanabilme olasılığı 120 milyonda 1’dir. Powerball’ın ilk oynanmaya başlandığı 1997’den beri elliden fazla insan bu olasılığı alt üst ederek büyük ikramiyeyi kazanmıştır. Onlar bu gezegendeki en şanslı, en zengin insanlar arasındadır. […]

Fred Saberhagen – Kılıçların Üçüncü Kitabı

Bitmek bilmeyen rüzgârın, uçsuz bucaksız karı yüksek gri kayaların üzerinde sürüklediği, bulutlu gökyüzünün insanlardan uzak bölgesinin yukarılarında Tanrılar ve Tanrıçalar toplanıyordu. Şafak öncesinin griliğinde, uzun bedenleri sisli rüzgârın ve griliğin içinden bir duman gibi beliriyor, ardından bedenlenip belirginleşiyordu. Rüzgâr ya da hava şartlarından rahatsızlık duymaksızın, çığlık atan rüzgârın uluyuşunun önünde giysileri uçuşurken dünyanın çatısında dikiliyorlardı […]

Fred Saberhagen – Kılıçların İkinci Kitabı

Ateş, gökyüzünden aşağıya saplanırcasına düştü, beyaz ışığın göz kamaştırıcı eğri mızrağının yaşamı sadece bir anlıktı, ama bu, deniz kıyısındaki sarp kayalığın çıkıntı yapmış ucunda tek başına yükselen bir ağacı yarıp parçalamaya yetip de artacak uzunlukta bir andı. Göğün uluyan karanlığı altındaki bu çarpma, gözleri ve kulakları aynı derecede sersemleştirmişti. Ben, köreltici parlayıştan ürktü, patikayı yeniden […]

Fred Saberhagen – Kılıçların Birinci Kitabı

Ona dünyanın ilk soğuk sabahı gibi gelen bir günde, ateşi arıyordu. Ateşi aradığı yer yüksekteydi; cansız, rüzgârın silip süpürdüğü, engebeli, kıymık kıymık parçalanmış siyah renkli kayadan bir raf gibi uzanan çıkıntının üzerindeydi. Soğuk rüzgârların getirdiği kar, siyah kayaların üzerinde beyaz toz nehircikleri oluşturup neredeyse kayanın kendisi kadar sert olan gri kadim buz katmanları üzerinde beyaz […]

Frank Herbert – Dune #6 Dune Rahibeler Meclisi

Tarihi tekrarlayacak olanlar, tarih öğretimini kontrol etmelidirler. Bene Gesserit Kanunu Gula bebeği ilk Bene Gesserit yapay doğum aygıtından alındığında Baş Anne Darwi Odrade, Central’in üzerindeki özel yemek salonunda büyük bir şölen düzenlettirdi. Neredeyse şafak sökecekti ve onun konseyinin diğer iki üyesi Tamalane ve Bellonda, Odrade’in kahvaltıyı kişisel aşçısına hazırlattırmasına rağmen çağrıya karşı hoşnutsuzluk gösteriyorlardı. Diğerleri, […]

Frank Herbert – Dune #5 Dunenin Kafirleri

… kitabın başarısı ya da başarısızlığıyla ilgili hiçbir düşünce yoktu kafamda. Yazmayı düşünüyordum sadece. Altı yıllık bir araştırmadan sonra öyküyü toparlamak için oturdum; bir sürü konu katmanını plânladığım şeklide iç içe dokuyabilmem için, daha önce hiç yaşamadığım derecede yoğunlaşmam gerekiyordu. Mesih mitini irdeleyen bir öykü olacaktı bu. Bu öyküde, insanların işgal ettiği gezegeni bir enerji […]

Frank Herbert – Dune #4 Dune’un İmparator Tanrısı

Hadi Benotto’nun konuşmasından, Rakis gezegenindeki Dar-es-Balatta yapılan keşifleri bildiren pasaj: Bu sabah size, içinde diğer bazı şeylerle birlikte, ridulia kristal kâğıdına yazılmış el yazmalarından oluşan görkemli bir kolleksiyonun da bulunduğu bu harika mahzeni keşfettiğimizi duyurmak benim için büyük bir zevk. Bunun yanı sıra, II. Leto’nun yani İmparator Tanrı’nın orijinal günlüklerini bulduğumuza inanmamızı sağlayan nedenleri gözlerinizin […]

Frank Herbert – Dune #3 Dune’un Çocukları

Muad’Dib’in öğretileri, skolastiklerin, batıl inanç sahiplerinin ve yozlaşmışların oyun alanı haline geldi. Dengeli bir yaşam tarzı öğretmişti o; bir insanın, durmadan değişen bir evrenden kaynaklanan sorunlara göğüs gelebilmesini sağlayan bir felsefe öğretmişti. İnsanoğlunun asla sona ermeyecek bir sürecin içinde hâlâ evrimleşmekle olduğunu söylemişti. Bu evrimin, yalnızca sonsuzluk tarafından bilinen değişken ilkelere dayanarak ilerlediğini söylemişti. Yozlaşmış […]

Frank Herbert – Dune #2 Dune Mesihi

Ix’li Bronso ile Ölüm Hücresi’nde Yapılan Görüşmeden Pasajlar: S: Muad’Dib’in tarihçesine farklı bir şekilde yaklaşmana yol açan nedir? Y: Niye senin sorularına yanıt vereyim? S: Çünkü söylediklerini olduğu gibi koruyacağım. Y: Vayy! Bir tarihçi için ne büyük lütuf! S: Peki işbirliği yapacak mısın? Y: Neden olmasın? Ama Tarih Analizi’min ilham kaynağını asla anlayamayacaksın. Asla. Siz […]

Frank Herbert – Dune #1 Çöl Gezegeni Dune

Başlangıç, dengelerin doğru olduğuna dair en hassas ihtimamın gösterileceği zamandır. Her Bene Gesserit rahibesi bunu bilir. O halde, Muad’Dib’in yaşamını incelemeye başlarken, evvela onu kendi zamanına yerleştirmeye ihtimam gösterin. O, imparator Padişah IV. Şaddam 57 yaşındayken doğmuştur. En özel ihtimamı ise Muad’Dib’i kendi mekanına yerleştirirken gösterin, Arrakis gezegenine. Onun Caladan’da doğmuş ve ilk on beş […]

Neil Gaiman – Yolun Sonundaki Okyanus

Siyah takım elbisemi ve beyaz gömleğimi giydim; siyah kravat ve siyah ayakkabılar, hepsi cilalı ve parlak: Asla rahat edemediğim kıyafetler. Normalde yetişkin numarası yapan bir çocuk olduğum veya çalıntı bir üniforma giydiğim hissini bir türlü atamam üzerimden. Şimdiyse beni rahatlattıklarını söyleyebilirdim. Beni bekleyen zor güne uygun kıyafetler giyiyordum. Sabah görevlerimi yerine getirmiş, söylemem beklenen sözleri […]

Neil Gaiman – Yıldız Tozu

“Mucizelerle dolu bir hikaye… Gaiman yeni gelenekte bir peri masalı ortaya çıkarmak için son derece zengin bir dil, doğal bir bilgelik, iyi bir mizah ve biraz da karanlık kullanıyor.” Publishers Weekly Kadim İngiltere’nin huzurlu tarlaları ve çayırlarında, bir granit çıkıntısının üzerinde 600 yıldır duran küçük bir köy vardır. Hemen doğuda köye ismini veren upuzun bir […]

Neil Gaiman – Anansi Çocukları

Çoğu şeyin başladığı gibi, bu da bir şarkıyla başlar. Ne de olsa önce söz vardı ve söz dediğinizin bir melodisi olurdu. Dünya bu şekilde yaratıldı, boşluk bu şekilde bölümlere ayrıldı, topraklar ve yıldızlar ve düşler ve küçük tanrılar ve hayvanlar bu şekilde dünyaya geldi. Hepsi şarkıyla söylendi. Şarkıcı önce, gezegenlerle ve tepelerle ve ağaçlarla ve […]

A.C. Weisbecker – Kozmik Haydutlar

Benim standartlarıma göre bile tuhaf bir olay. Şöyle bir düşünün: Evinizi kapatmışsınız, odun sobalı, manzara gören penceresinin önünde geyiklerin boy gösterdiği küçük bir kır villası da olsa, konforlu bir ev. Yıllardır ekmeğini yediğiniz, ama o sıralar pek bir yerlere varacakmış gibi de gözükmeyen {2} sinema ve TV yazarlığı kariyerini alelacele bırakmışsınız. Hızlı, ekonomik bir yolculuğu […]