Kategori: Aşk

Gustave Flaubert – Madame Bovary

Gustave Flaubert yalnız Fransa’nın değil, bütün dünyanın en tanınmış romancılarındandır. Ölmez eserlerinden Salambô, dilimize İsmail Hakkı Alişan tarafından çevrilmiştir. O roman Gustave Flaubert’in romantik tarzının en güzel eseridir. Madame Bovary ise tarihi sahneleri canlandırmaya değil, gözünün önünde geçen hayatı, yaşayan tipleri tespite çalışan Flaubert’in eseridir. Asıl ününü sağlayan da belki bu kitabıdır. Asabi, hatta hastalıklı […]

Gregory Dart – Karşılıksız Aşk

Bana yazmaktan vazgeçmeyecek, e-mail’ler, mektuplar, mesajlar, kartlar… Ama ona artık cevap vermememin nedeni sadece onu pek az tanıyor olmam değil. Asıl neden gittikçe kuvvetlenen o ısrarcı ton; bir de benim hiç katılımım olmadan aramızda gelişen bir aşk macerasının giderde ivme kazandığı gerçeği. Kimi zaman şikâyetleri o kadar akla yakın geliyor ki, suçlanması gereken ben miyim […]

Giovanni Arpino – Kadın Kokusu

Pencerede yaldızlı kocaman bir sinek vızıldayıp duruyordu, duvarlarda yeni boya kokusu vardı. Sinek ani bir dönüşle, yarı açık pencereden gelmekte olan havaya doğru yöneldi ve aralıktan çıkarak gözden kayboldu. Dışarı çıkarken onu izledim. Aşağıdaki avlu bitmekte olan Ağustos günlerinin güneşi altında ıssızdı. Uzakta mat gökyüzünde kaybolan, nehir boyunca uzanan tepelerin yorgun yeşili görünüyordu. Kapıyı çalmadan […]

Georges Bataille – Gözün Hikâyesi

Gözün Hikâyesi’nden bir yıl önce, W.C. başlıklı bir kitap yazmıştım, küçük bir kitaptı bu. Daha çok da çılgın bir anlatı. W.C. ne kadar hüzünlüyse, Gözün Hikâyesi de o kadar hoppadır. W.C.’nin elyazması yandı, şimdiki üzüntüm düşünülürse bu bir kayıp değildi: Bu bir korku çığlığıydı (kendimden duyduğum korku, ahlâksızlığım için değil, o günden beri düşünürüm aklımın […]

Soren Kierkegaard – Baştan Çıkarıcının Günlüğü

Vaktiyle, ancak alelacele ve büyük bir tedirginlikle aktarabildiğim o hızlı el yazışım kendim için temize çekmeye karar verdiğim şu anda beni etkisine alan gerginliği kendimden gizleyemiyor, güçlükle bastırabiliyorum. Durum korku verdiği kadar ayıplamasına da dikiliyor karşıma. Adam, alışkanlığının tersine yazı masasını kapatmamış, bu yüzden de içindeki her şey elimin altında duruyor; ama hiçbir çekmeceyi açmamış […]

Alper Canıgüz – Tatlı Rüyalar

Zeki Müren’in Zeki Müren rolünde olduğu filmlerde canlandırdığı karakterlerin gerçek Zeki Müren ile ilgisi ne kadarsa, bu kitapta sözü edilen kişi ve olayların gerçekle ilgisi o kadardır. HAYATIMI SATIYORUM! 25 yaşında, iyi eğitimli, iki yabancı dil bilen sağlıklı genç, geri kalanını temin edebilmek amacıyla hayatının bir bölümünü satıyor. İlgilenenler aşağıdaki telefon numarasına başvurarak randevu alabilir […]

Alma Katsu – The Taker #1 – Sonsuz Arzuya Uyanış

Polisler tarafından hastaneye getirilen cinayet zanlısı yaralı bir kadın. Dr. Luke Findley’in tüm hayatını değiştirir. Çünkü bu kadının kimsede olmayan tuhaf çekiciliğinin yanı sıra akıllara durgunluk veren gizemli bir hikâyesi vardır. Ve bu hikâyesine Dr. Luke’u da katarak, sıra dışı serüvenine kaldığı yerden devam edecektir… Lanet olasıca hava çok soğuktu. Luke Findley’in nefesi havada donuyor, […]

Sevgi Soysal – Yenişehirde Bir Öğle Vakti

Yenilik ve değişiklik yaparak hayatlarını renklendirdiklerini sanan ve belki de hayatlarında sadece bu alanda ilerleyen aileleri, yeni kuracakları yuvayı döşemekten anlaşılmaz bir tat çıkaran nişanlıları, kafeslerine delice meraklı, kafesleri için durmadan para ve emek tüketen tutsak kuşları, hem alışveriş edip hem de bundan şikâyetçi olanları ayırt etmiyordu mağaza müdürü. işi değildi bu çünkü. Müşterileri ayırt […]

Alexandre Dumas Fills – Kamelyalı Kadın

KAMELYALI KADIN, ilkin 1848 yılında basıldı. O zamanın Paris’i en çılgın devirlerini yaşıyordu. Eserin yazarı Dumas Fils (Oğul Dumas) konusunu gerçek hayattan aldı. Ama, gerçek hayatı olduğu gibi yazmadı da az çok değişiklik yaptı. İşte burada, kitabın ve kişilerin gerçeğini, konuda değiştirilmiş kısımları kısaca açıklıyacağız. ROMANIN İÇYÜZÜ;  Romanın baş kadın kahramanı Marguerite Gautier adındadır. Bu, […]

Selçuk Altun – Yalnızlık Gittiğin Yoldan Gelir

Dünyanın en iyi yazarı kim? Çela ne-re-de-sin? Aramaya başlıyorum. Galib(a). Dünyanın en iyi yazarının adı ve yapıtları eski ev sahibim müteveffa O. Y.’nin, dostu emekli dansöz K.Ant’a emanet ettiği Edimekari sandıkta saklı. Çela (Raşel Kanetti), yaşamımdan çıkarmayı becerdikten sonra aklımdan çıkaramadığım eski sevgilim, kimbilir hangi önemli müzenin kuytu bir köşesinde Horowitz dinleyip, Louise Glück’ten şiirler […]

Jean-Paul Sartre – İş İşten Geçti

Sarı kapalı panjurların arasından ancak bir ışık çizgisi sızan bir oda. Bir ışık demeti, büzülmüş parmaklarıyla, kürkten bir yorganı tırmalayan bir kadın elini meydana çıkarıyor. Işık bir nişan halkasının altınını parıldatıyor ve kolun yukarısına doğru kayarak Eve Charlier’nin yüzünü aydınlatıyor. Gözleri kapalı, burun delikleri küçülmüş, acı çekiyor olmalı, durmadan kımıldıyor ve inliyor. Bir kapı açıldı, […]

Sapho – Alphonse Daudet

“Bana baksanıza biraz… Gözlerinizin rengi hoşuma gitti… Adınız ne sizin?” “Jean.” “Yalnız Jean mı?” “Jean G Sonra ne zamandır Paris’te bulunduğunu, hazırlandığı sınavın çok güç olup olmadığını, çok insan tanıyıp tanımadığını, Quartier Latin’inden böylesine uzak olan Roma sokağına, Déchelette’in şenliğine nasıl geldiğini bilmek istiyordu. Kendisini getiren üniversitelinin adını söyleyince (La Gournerie… yazarın bir akrabası… onu […]

Samantha Grace – Aşka Karşı Koyma

Leydi Vivian Worth, mektubu katladı ve iç geçirdi. Ağabeyi Ash’in dramatik senaryolar yazma konusunda üstüne yoktu. Ortada tehlike yokken felaketi sezerdi. Bir asilin Brighthurst Malikânesi’ni ziyaretini dert etmek için de bir nedeni olmamalıydı. Hem Vivi bir leydi nasıl davranır çok iyi biliyordu. Sonuçta on dokuz yıllık tecrübesi vardı. Yine de, etrafta etkileyecek seyirci yoksa kurallara […]

Alexandra Cavelius – Leyla

Neden seni bir çiğ damlası gibi Böylesine titrek, böylesine hassas görmeliyim? Oysa yorgun kalbim üşürken. Şimdi donuk gözlerim acıyı taşıyor. Sen, hayran olduğum düşsel kadın. Bir buz dağı gibi olan kalbin Bütün insanlara acı çektirmek için mi böyle. Yoksa sadece senin için yaşayanlara mı? E s ki d e n ya ş a ma yı […]

Aleksandr Puşkin – Yüzbaşının Kızı

Puşkin anlatı alanında başyapıtı olan ”Yüzbaşının Kızı”nı da 1836 yılında tamamlayıp yayınladı. Gogol bu romanla ilgili olarak şöyle demektedir: ”Yüzbaşının Kızı ile karşılaştırılınca bütün romanlarımız ve büyük hikâyelerimiz yavan kalıyor. Saflık, yumuşaklık öyle bir yüksekliğe ulaşıyor ki bu yapıtta, gerçek bile yapmacık ve karikatürize edilmiş gibi görünüyor. Ortaya gerçekten de ilk olarak Rus karakterleri çıkıyor. […]

Sahilde – İan McEwan

Gençtiler, eğitimliydiler ve o geceye, düğün gecelerine kadar ikisi de kimseyle yatmamıştı; cinsel sorunlar üzerinde konuşmanın neredeyse olanaksız olduğu bir çağda yaşıyorlardı. Zaten ne zaman kolaydır ki. Az önce, Kral George, döneminden kalma küçük bir otelin birinci katındaki dairenin ufak salonunda akşam yemeğine oturmuşlardı. Açık duran kapıdan bakınca yandaki odada, dört kolonlu, oldukça dar bir […]