Kategori: Aşk

Debbie Macomber – Küçük Mucizeler Dükkanı

” – Karen Alfke LYDIA HOFFMAN Blossom Sokağı’ndaki boş dükkânı görünce aklıma hemen babam geldi, Babamın çocukluk yıllarımda işlettiği bisikletçiyi anımsamıştım. Rengârenk çizgileri olan tentenin gölgesindeki büyük camlar bile anılarımıdakilerin aynısıydı. Kapının önünü annemin elleriyle diktiği camgüzelleriyle dolu saksılar süslerdi, ilkbahar ve yazda camgüzelleri, sonbaharda kasımpatılar, Noel’de de parlak yeşil ökseotları vitrinimizin önünü renklendirirdi. Ben […]

Day Leclaire – Son Aday

EŞ ARANIYOR ! Çiftçi bir kadın acilen bir erkek arıyor! Başvuracakların aşağıdaki özelliklere sahip olması gerekmektedir: 25-45 yaşları arasında olmak ve kalıcı bir ilişki istemek. Nazik ve yumuşak karakterli olmak tercih sebebidir. Çiftçilik tecrübesine sahip olmak. At binmek, işçilere adil davranmak, sürü gütmek v.s…. Ve inatcı bir bankeri memnun edecek konularda bilgi birikimine sahip olmak. […]

Kristin Harmel – Fransız Öpücüğü

Paris’te aklımı ilk çelen ve her döndüğümde şiltesinde uyumama izin veren Lauren Elkin’e özel teşekkür. O da büyük bir yazar ve ben de bu kitapta ilk olarak onun adını vermekten memnunum. Harika bir amigo olan ve ilk taslaklarda verdiği fikirlere yürekten inandığım (son derece yetenekli, usta tasanmcı ve olağanüstü arkadaşım) Amy Tangerine’e de teşekkürler. Hem […]

Karyn Monk – Savaşçı

Kuzey İskoçya Bahar 1207 “Ölüyorum.” Bu sözleri, kötü bir sonla karşılaşmak yerine başka bir şey olmasını umuyormuş gibi karamsarlık ve belki de şüphenin gölgesinde sarf etmişti. Alpin, içini kemiren üzüntüyü belli etmeden, sakin bir tavırla bakıyordu ona. Bu adam, dünyaya gözünü açtığında da Alpin’in kollarındaydı. Babasına, oğlunun harika bir lider olacağından ve MacKendrick Klanı’nı huzur […]

Karolin Fişekçi – İtaatkar

Tek bir hayat onu kesmezdi. Onunki gibi kuvvetli bir ruh pek çok hayatı ve ölümü barındırabilirdi. Mine tüm bunların farkındaydı, yaşam onun için sonu gelmez bir yolculuktu. Aklının kıvrımlarında dolaşan her düşünce, içinde soluk aldığı bu hayatın canlı bir resmiydi. Her rengini, her fırça darbesini nefesiyle harladığı bir resimdi bu. Yaşamda ardına düşeceği tek şey […]

Kahraman Tazeoğlu – Bukre

Gizli aldatmalar, sevdiğin insanı ‘üzerine basmadan’ çiğnemektir. Kaç kez çiğnendiğini hiç bilmiyordu Bukre. Aşkın küçük kızıydı o… İstanbul’un dar sokaklarında, az önce öğrendiği acı gerçeğin yıkımıyla yalpa vuruyordu. Yanındakiyle birlikte iki kişilik bir yalnızlıktı artık onlarınki… Ayakları yürüyordu sadece. Kendisi geride kalmıştı çoktan. Akşamdı. Biraz önceki konuşmalar kafasının içinde tekrarlanıp duruyordu. Sitem dolu nefesiyle, soluğunu […]

Julian Barnes – Seni Sevmiyorum

Erkeğin, erkeğin ya da kadının, onların 1 Stuart Adım Stuart ve her şeyi anımsıyorum. Doğduğumda Stuart adı verilmiş; tam adım Stuart Hughes. Yani bütün adım bu. Göbek adım yok. Evlilikleri yirmi beş yıl süren annem ve babam bana Stuart adını vermişlerdi. Önceleri hiç hoşuma gitmiyordu bu ad -okulda sınıf arkadaşlarım beni Stew 2 ya da […]

Julian Barnes – İngiltere İngiltere’ye Karşı

“İLK ANINIZ NEDİR?” diye sorarlardı ona bazen. O da, “Anımsamıyorum, ” diye yanıt verirdi. Çoğu kimse bunun bir şaka olduğunu düşünürdü; gerçi bazıları da, onun göründüğünden daha akıllı biri olduğundan şüphe ederdi. Ama gerçekte, inandığı şey buydu. “Ne demek istediğinizi gayet iyi biliyorum, ” derdi duygularını paylaşanlar, söylediğini açıklayıp basitleştirmeye hazırlanarak. “İlk anımızın hemen arkasında […]

Julian Barnes – Benimle Tanışmadan Önce

Graham Hendrick, karısının zina yapışını ilk seyredişinde hiç aldırış etmedi. Hatta kıkır kıkır gülmekte olduğunu fark etti. Perdeleme amacıyla elini kızının gözlerine doğru uzatmak aklına bile gelmedi. Elbette, Barbara vardı bunun arkasında. Barbara, ilk karısı;- zina yapmakta olan ikinci karısı Ann’e cephe alan Barbara. Gerçi, tabiatıyla, o zamanlar bunu bir zina olarak görmüyordu. Bu yüzden […]

Julian Barnes – Aşk vesaire

Stuart Merhaba! Daha önce karşılaşmıştık. Stuart. Stuart Hughes. Evet, ben eminim. Kesinlikle eminim. On yıl kadar önce. Önemli değil -olur böyle şeyler. Anımsamış gibi görünmeniz gerekmez. Ama mesele şu k i ben sizi anımsıyorum. S i z i anımsıyorum. Nasıl unutabilirdim, öyle değil mi? Şimdi düşünüyorum da aradan on yıldan biraz fazla zaman geçmiş. Şey, […]

Julia Quinn – Şahane Bir Kadının Gizli Günlüğü

Bayan Miranda Cheever, on yaşındayken o Muhteşem Güzellikten tek bir iz bile taşımıyordu. Saçları kahverengiydi – üzücü bir şekilde – gözleri de öyle. Aşırı uzun bacakları, zarafetten çok uzaktı. Annesi hep, o uzun bacaklarıyla evin etrafını arşınlayıp durduğunu söylerdi. Ne yazık ki, Miranda’nın doğduğu toplumda bayanların görünüşüne çok önem verilirdi. Daha on yaşında olduğu halde, […]

Juan Rulfo – Pedro Paramo

Comala’ya babamı aramaya geldim; dediklerine bakılırsa burada oturuyormuş, Pedro Paramo adında biriymiş. Annem öyle dedi; ben de o ölür ölmez babamı görmeye gideceğime söz verdim. Sözüme inanması için elini iyice sıktım, annem ölmek üzereydi; benden ne istese yapmaya hazırdım. “Ne yap yap git, bul onu,” dedi bana. “Seni gördüğüne sevinecek biliyorum.” Gideceğimi söylemekten başka elimden […]

Joseph Roth – Hileli Tartı

Bir zamanlar Zlotogrod bölgesinde Anselm Eibenschütz adında bir denetleme görevlisi yaşardı. Görevi, bölgedeki satıcıların ölçü ve ağırlıklarını denetlemekti. Eibenschütz, belli zamanlarda dükkanları tek tek dolaşır, endazeleri, terazi ve ağırlıkları incelerdi. Tam teçhizatlı bir jandarma polisi de ona eşlik ederdi. Buradan, devletin ona, gerektiğinde, sahtekârları Kutsal Kitap’ta müjdelenen buyruğa uygun olarak cezalandırma yetkisi . verdiği ve […]

John Steinbeck – Cennetin Doğusu

Salinas Vadisi, Kuzey Kaliforniya’dadır. İki dağ sırası arasında kalan dar, uzun bir düzlüktür. Salinas Irmağı, işte bu düzlüğün ortasında, kıvrılıp bükülerek ta Monterey Körfezi’ne kadar uzanır, orada denize dökülür. Çocukluğumda, benden başka kimsenin bilmediği bazı çiçeklere ve otlara yakıştırdığım adları hâlâ hatırlıyorum. Kurbağalar nerede yaşarlar, yazın kuşlar ne zaman uyanırlar, ağaçlar ve mevsimler nasıl kokar, […]

John Steinbeck – Alev

ALEV, yeni bir tarzda, roman-piyes tarzında üçüncü denemem oluyor. Bunu benden önce deneyen oldu mu, pek bilmiyorum. Bundan önce iki kitabım, FARELER VE İNSANLAR ile AY BATARKEN bu tarzdaydı. Bir bakıma buna yeni bir tarz demek yanlış olur. Daha ziyade birçok eski tarzların karışımı bir şey. Kolay okunabilecek bir kısa romandır bu. Bu şekli tercih […]

John Green – İlk Aşk

Üstün zekâsıyla tanınan Colin Singleton liseden mezun olmasının ve on dokuzuncu sefer Katherine isimli bir kız tarafından terk edilmesinin ertesi sabahı banyo yaptı. Banyo küvetinde yıkanmayı tercih ediyordu; hayattaki ilkelerinden biri yatarak kolayca yapılabilecek bir şeyi asla ayakta yapmamaktı. Suyun ısınmasının hemen ardından küvete girip oturdu ve su onu kaplarken boş gözlerle baktı. Bükerek küvete […]