Kategori: Oyun-Tiyatro

Anton Cehov – Ayı

Tihon’un hanı. Sağ tarafta tezgâh ve arkasındaki raflarda şişeler. Arka tarafta dışarıya açılan bir kapı. Kapının üzerinde kırmızı, yağdan kirlenmiş bir fener asılıdır. Yerde ve duvarın yanındaki sedirlerde yolcular ve sofu kadınlar oturmaktadır. Çoğu, yatacak yer olmadığından yerde oturarak uyumaktadır. Gece yarısı. Perde açılırken gök gürültüsü duyulur ve kapıdan içeriye, çakan şimşeğin ışığı vurur.

August Strindberg – Düş Oyunu

(Fon, çiçek açmış koca koca gülhatmilerden bir ormandır: Beyaz, al, erguvan, kükürt sarısı, menekşe moru çiçeklerin üstünden bir şatonun yaldızlı damı ve damın bir tacı andıran çiçek tomurcuğundan tepeliği görülür. Altta, şatonun beden duvarları önünde, ahırlardan gelme hayvan yataklıklarını örten öbek öbek saman yığınları vardır. Bütün oyun boyunca yerinde kalan yan panolar, aynı zamanda oda, […]

August Strindberg – Baba

(Yüzbaşı’nın evinde bir oturma odası. Geride, sağa doğru bir kapı. Odanın ortasında büyük bir masa, üzerinde gazeteler, dergiler. Sağda, deri kaplı bir sedir, bir de masa. Sağ köşede, kâğıt kaplı bir kapı. Solda bir yazı masası, üzerinde sarkaçlı bir saat; ve öbür odalara açılan bir kapı. Duvarlara asılı silahlar: Tüfekler, av çantaları. Kapıya yakın askılarda […]

Atila Alpöge – Çürük Elma

Perde karanlıkl a açılır. Işıklar yanar, liir boşluk. Sadece 5 iskemle ve 5 kişi. Birbirlerinin aynı olan iskemlelerden biri lanı ortada geride, Seyirciye dönük , liiri sağ önde , biri sol önde , seyirciye yan duruyorlar. Diğe r ikisi de sağdak i ile orladakhıi n ve soldaki ili ‘ ortadakinin aralarında – Böylec e bir […]

Athol Fugard – Merhaba Hoscakal

“Biz sadece yoksul değildik, elden düşme insanlardık. Buradaki yaşam da elden düşme. Daha önce kullanılmış ve bize devredilmiş. Yani hiçbir şey bize ulaşmadı. Günler bile bize ulaşamadan önce kullanılıyordu sanki.” “Oyun yıllar sonra eve dönen Hester’in, erkek kardeşi Johnnie’yle yaşadığı birkaç saat süren aile içi hesaplaşmasını anlatıyor. Yıllarca köle gibi çalıştırıldıktan sonra bir iş kazasında […]

Arthur miller – BEDEL

Arthur Miller’ın 1968’de kaleme aldığı, ‘Bedel’,  Bağlantısızlar Tiyatro Topluluğu tarafından, Emre Koyuncuoğluyönetmenliğinde sahneleniyor ve bir Tiyatro Ti ve Bağlantısızlar ortak prodüksiyonu olarak sunuluyor. Anladığım kadarıyla ilk başta bir Tiyatro Ti yapımı olarak düşünülen oyun tam ortaya çıkmışken, Tiyatro Ti’nin kurucusu Hakan Pişkin, bedellerden yorulduğunu ve bir süre ‘durma’ kararı verdiğini ifade etmiş. Bu da Bağlantısızlar adıyla yeni bir tiyatro topluluğunun kurulmasına vesile olmuş. Koreograf, çevirmen, […]

Ariel Dorfman – Ölüm ve Kız

Paulina Salaş 40 yaşlarında bir kadın Gerardo Escobar Eşi, hukukçu, 45 yaşlarında Roberto Miranda Doktor, 50 yaşlannda Vakit, şimdi; yer, büyük olasılıkla Şili, ama uzun bir diktatörlük döneminden sonra demokratik bir hükümete kavuşan herhangi bir ülke olabilir. Sahne l (Deniz sesi. Geceyarısından sonra.) (ESCOBAR’ların deniz kıyısında, kumsaldaki evi. Bir teras ve büyük bir oturma odası/yemek […]

Sophokles – Kral Oidipus

Oidipus efsanesinin kökeni ve yaşı belirsizdir. Bilinen en eski kaynak İÖ 7. yüzyılda yazılmış Odysseia’nın 11. bölümü, “Nekyia”dır. Burada Odysseus, Hades’i ziyaretini anlatır. “Oidipus’un anasını gördüm, güzel Epikaste’yi, bilmeden büyük bir suç işlemiş, evlenmişti oğluyla, Oidipus öldürmüştü babasını ve koynuna girmişti anasının, tanrılar da açıklamıştı bunu insanlara ansızın. Oidipus yönetti gene de Kadmosoğulları’nı güzel Thebai’de, […]

Sophokles – Elektra

Yunan tragedya yazarı Sophokles İÖ 497/6-406/5 yılları arasında Atina’da yaşamış; eserleriyle, kendisinden 25 yaş daha büyük olan Aiskhylos (525/4-456/5) ile 12 yaş küçük olan Euripides (485/4 – 407/6) arasında, birleştirici ara halka olarak önemli bir yer tutmuştur. Sophokles antik tiyatronun içeriğinden çok, sahneye koyma uygulamasına yaptığı katkılarla yenilikçi adımlar atmıştır. Sophokles’in antik çağdan günümüze ulaşan […]

Samuel Beckett – Godot’yu Beklerken

Aptalca bu, evet aptalca. Kafamda biraz olsun tutarlı, ne tutarlısı, hiç değilse derli toplu bir düşünce akışı bile oluşturamıyorken, gözüm durmadan şu kocaman, kirli beyaz odamın eşyalarına, dağınık örtülere, örümcek ağlarına, tozlu kırık sandalyelere, bir karış külle çevrili sobaya takılırken, karşımda Dante, Swift, Joyce, Proust, Sterne, Descartes, Vico, Berkeley ciltlerinin arasına serpiştirilmiş eksik Beckett külliyatına, […]

Sam Shepard – Aç sınıfın laneti

Sahnenin gerisine doğru, ortada, üstü kırmızı muşamba ile örtülü çok basit bir yemek masası. Masanın dört yanında, birbirine benzemeyen dört metal sandalye. Sahnenin sağ ve sol yanında, havaya asılmış, kırmızı kareli, kırmalı, biraz solmuş mutfak perdeleri. Önde, sol köşede, çalışır durumda bir buzdolabı ve hemen yanında küçük bir havagazı fırını; sağ köşede ise bir yığın […]

Aleksandr Puşkin – Küçük Tragedyalar

Küçük Tragedyalar, yazarın tiyatro sanatına özgün bir katkısı sayılıyor. Bu oyunları, yaşamının en verimli üç ayı sırasında yazmış Puşkin; üstelik okurlarının ve kendisinin şiirden çok düzyazıya önem verdiği bir dönemde. Bu oyunların Puşkin’in temel özel iklerinin hemen hepsini yansıttığı, yaygın bir kanı. Mozart ve Salieri, şairin yaşarken sahneye konan tek oyunu. (Pinti Şövalye, ölümü üstüne […]

Aleksandr Puşkin – Büyük Petro’nun Arabı

Bu yapıttaki bütün oyunlar bir tür düel o’ya dayalı, Sovyet şair Anna Akhmatova, 1958’de yayımlanan bir yazısında Taştan Konuk’taki özyaşam öğelere dikkati çekmiş. Veba ile kolera koşutluğunu düşünürsek, Puşkin’in bu oyunlarda özyaşamını bolca kul andığını varsayabiliriz. F.F. Seeley, şöyle bir yorum getiriyor. “O dönemde Puşkin —evliliğin eşiğindeyken— bir öcden korkmaktadır: Kendisi o ana kadar Don […]

Aleksandr Puşkin – Boris Godunov

VOROTİNSKİ Şehrin güvenliğini sağlamayı ikimize yüklediler, Ama sanırım tek kişi bile bulamayız gözetecek: Moskova bomboş. Bütün halk Patriğin ardından manastıra gitti. Sen ne dersin bu işe; ne zaman bitecek bu bela? ŞUYSKİ Ne zaman mı bitecek? Bunu kestirmek hiç zor değil. Halk biraz bağırır çağırır, biraz ağlar sızlar; Boris de evvela yüzünü buruşturur, Ayyaşın bir […]

Aleksandr Nikolayeviç Ostrovki – Bu Hesapta Yoktu

Glumovların Moskova’daki apartmanlarının oturma odası. Daha şık, daha modaya uygun bir oturma odasına yakışacak bir iki parça eşya bir yana bırakılırsa, fakirce döşenmiştir. İki kapı vardır. Sağdaki hole, ikincisi dairedeki öbür odalara açılır. Uşak Styopka, sırtında bir gömlek, aylak aylak dişlerini karıştırır. Odada beş aşağı beş yukarı gezinen Glumov sahne gerisindeki kapıya doğru giderek seslenir. […]

Resos – Euripides

Bu eser için Homeros’un İlyada destanında geçen kral Resos’un acı ölümünün (İlyada X, 426-440 ve 469-525) esin kaynağı olduğu açıktır. Olayın gelişimi şöyledir: Argos ordusundan Odysseus ve Diomedes, ordugâhlarına casusluğa gelen Dolon adlı bir Troyalıyı öldürdükten sonra, Troya saflarında bulunan Trakyalıların birliğine giderler. Birlikteki herkes yanlarında silahları ve atlarıyla uykuya dalmıştır. Aralarında Resos da vardır; […]