Kategori: Hikaye-Öykü

Henrik Ibsen – Yaban Ördeği

Henrik Ibsen 20 Mart 1828’de Norveç’in Skien kentinde dogdu. Babasi Knud Ibsen üç bin nüfuslu bu küçük kiyi kentinin önde gelen is adamlari arasindaydi, içinde her sey satilan büyük bir magazasi, ayrica bir içki yapimevi vardi. 1825 yilinda Skien’in en zenginlerinden Altenburg ailesinin kizi Marichen ile evlenmisti. Knud ile Marichen’in ilk çocugu Johann Altenburg, Henrik’in […]

Haluk Oral – Şiir Hikayeleri

Şairin, şiirin ardındaki giz Haluk Oral, gerçekten de ilgi çekici bir edebiyat arkeologu. Bizim okuyup da geçtiğimiz, sadece bir şiir, bir öykü olarak baktığımız metnin ardındaki gizler, yazılma nedenleri, esin kaynakları onun araştırma alanıdır. Hiç kuşkunuz olmasın ki, Oral’ın verdiği bilgilerden sonra, o şiire, zenginleşmiş, çeşitlenmiş bir açıdan bakarsınız. Ünlü biyografilerine baktığınızda, o yapıtı niçin, […]

Gogol – BURUN

(İVAN YAKOVLEVİÇ, KARISI PRASKOVYA OSSİPOVNA) Berber ¡varı Yakovleviç in yatak odası ve mutfak İVAN YAKOVLEVİÇ (Prsakövya Ossipovna fırından yeni pişmiş ekmekler çıkarırken Ivan Yakovleviç yatağından doğrulur burnuna gelen taze ekmek kokusunu içine çeker) Praskovya Ossipovna! Bu gün kahve içmeyeceğim. Sen bana iki baş soğanla biraz sıcak ekmek ver yeter. (Seyirciyle konuşur) Aslında canım kahve de […]

Gogol – Bir Delinin Hatira Defteri

Sabah uyandığımda içimi bir korku sardı. Hizmetçim Mavra ayakkabılarımı getirince saati sordum. Onu birkaç dakika geçtiğini söyleyince korkumun sebebi anlaşıldı. Yine daireye geç kalmıştım. Eğer şu pinti muhasebecimizi yakalayıp birkaç kuruş avans koparma ümidim olmasa, bugün daireye gitmeyecektim. Şube müdürümüzün suratını asıp beni nasıl azarlayacağı belliydi. Zaten birkaç gündür dırla-nıp duruyordu: “Bıktım senin şu dağınıklığından! […]

Kurt Vonnegut – Ölümlüler Uyurken

İnsanlar ve makineler, sanat ve zanaat; servet, şöhret ve aşk ideallerinin sıradan yaşamlarda nasıl da garip virajlara neden olduğu üstüne öyküler bunlar. Buldozerler, greyderler ve asfalt sericilerden oluşan bir orduyu yöneterek yollar inşa eden bir adam, zamanını minyatür trenleriyle oynayarak çarçur ediyor, ta ki hayatındaki kadın hayallerindeki bu dünyayı yerle bir edinceye kadar. Stenografi havuzunda […]

Kum Çocuk – Tahar Ben Jelloun

Önce, geçmişte kalan uykusuzlukların derinleştirdiği yara izlerine benzer dikey kırışıklarla uzamış, tıraşsız, zamanın işlediği şu yüz vardı. Yaşam —hangi yaşam? Unutuşun oluşturduğu garip bir görünüm— onu hırpalamış, türlü zorluklarla önüne dikilmiş, üstelik onu rahatsız etmiş olmalıydı. Bu yüzde derin bir yarayı okumak ya da tahmin etmek mümkündü. Beceriksiz bir el hareketi, uzun süren bir bakış, […]

Kolektif – Geleceğe Yön Veren Başarı Öyküleri

Bir uçak yolculuğu esnasında beyaz bir kadın ile zenci bir adam yan yana oturmaktaydılar. Beyaz kadın bu durumdan rahatsız olmuştu; hostesten kendisine başka bir yer bulmasını istedi. Zenci birinin yanında oturamazdı. Hostes, uçağın tamamen dolu olduğunu; ancak VIP bölümünde yer olup olmadığına bakacağını söyledi. Diğer yolcular olayı şaşkınlık ve tiksinti dolu bakışlarla izliyorlardı; kadın, yaptığı […]

Kolektif – En Güzel Nasreddin Hoca Fıkraları

Sivrihisar’ın Horto köyünde doğmuştur. Babası, aynı köyün imamı Abdullah Efendi idi. İlköğrenimini babasından alarak Arapça ve din bilgilerini öğrendi. Kur’an’ı hıfzetti. Ayrıca çevrede etkili hocalardan dersler aldı. Konya Medre-sesi’nde eğitimini tamamladı. Sivrihisar ve Akşehir’de köy hocalığı, imamlık, müderrislik, kadılık yaptı. Akşehir’e yerleşip orada öldü. Aynı yerde türbesi vardır. Evliya Çelebi, Nasreddin Hoca hakkında şöyle der; […]

Kerem Işık – Aslında Cennet de Yok

Adımlar görüyorum. Ayaklar. Renk renk ayakkabıların içinde gizlenen parmaklar. Bacaklar ve kollar neden sonra ilişiyor gözüme. Üst gövde ve başlarıysa görmüyorum bile. Sonsuz özgürlüğe olan inancım kadar özgür olabileceğim safsatasıyla meşgul olan bir grup insanı geride bırakıp yüzümde, ilk bakışta, yarım saat içinde en yüce utkulara ulaştığımın, en çapraşık kanunlarla düşüncelerin gizeminin çözülmesiyle sonlanacak dolambaçlı […]

Kemal Arkun – Yeniçeri Ocağı

Sırpsındığı Zaferi sultana ulaştığı zaman Sultan Murat dergâhta bulunuyor, hocalarla Şehzade Halil’in evlilik işlerini konuşuyorlardı. Sultan Murat, – Ey kardeşim, dedi. Senin evliliğin hayırlı bir iş olacak ki, bir zafer müjdesiyle beraber oldu. Hayırlı olsun. Şimdi ne diyorum biliyor musunuz? İsterim ki başkentimiz bundan böyle Edirne olsun ve senin düğününü de orada yapalım. Şehzade Halil […]

Kelile ve Dimne – Beydeba

Kelile ve Dimne tarih boyunca en çok okunan, çevrilen ve uyarlaması yapılan üç-beş kitap arasındadır. Temel konusu ahlak ve siyâsettir. Eserin Özü, hükümdar ile aristokrat bir aydın arasında gerçekleşmesi kurgulanıp temenni edilen görüş alışverişi ve istişare sohbetleridir .. Otorite’ye yakınlık, uzaklık; otoritenin devamını sağlayan temel ilkeler; halk -hükümdar ilişkisi,hükümdarla vezirleri arasındaki ilişkiler, siyâsî ihtiraslar, ehliyet, […]

Katherine Mansfield – Ölü Albayın Kızları

Picton vapuru saat on bir buçukta kalkacaktı. Güzel bir geceydi, durgun, yıldızlı; ama arabadan inip limana doğru uzanan Eski İskele’nin üstünde yürümeye başladıkları sırada denizden esen hafif bir rüzgâr, Fenella’nın saçlarına çarptı, kız hemen elini kaldırıp şapkasını tuttu. Eski İskele karanlıktı, çok karanlık; antrepolar, hayvan vagonları, yüksek vinçler, küçük, yerden yapma lokomotif hepsi yoğun karanlıktan […]

Katherine Mansfield – Katıksız Mutluluk

Lottie’yle Kezia’ya iki parmak yer bile kalmamıştı faytonda. Pat onları bavulların üstüne savurduğunda ne yapacaklarını şaşırdılar; büyükannenin kucağı doluydu, çocuk yığınını herhangi bir uzaklığa kucağında taşıması beklenemezdi Linda Burnell’den. Onlara tepeden bakan Isabel sürücü yerinde yeni uşağın yanına tünemişti. Yere bavullar, çantalar, kutular yığılmıştı. “Bunlar gözümün önünden bir an bile ayıramayacağım mutlak gereklilikler,” demişti Linda […]

Katherine Mansfield – Bahçede Eğlence

Sabahın çok erken saatleri. Güneş daha doğmamıştı, Crescent Körfezi’nin tümü beyaz deniz-buğusu altında gizliydi. Arkadaki büyük, çalılıklarla kaplı tepeler pusa boğulmuştu. Onların nerede bittiğini, otlakların, tahta kulübelerin nerede başladığını göremiyordunuz. Kumlu yol yok olmuştu, otlaklarla kulübeler öteki yanındaydı; onların ötesinde hiç kızılımsı otlarla kaplı beyaz kum tepesi yoktu; hangisinin kumsal olduğunu, denizin nerede olduğunu belirtecek […]

Karin Tidbeck – Zeplin

Doktor Franz Hiller bir zepline âşık oldu. Berlin’de modern çağın harikalarının sergilendiği bir fuarı dolaşıyordu: otomobiller, pervaneli uçaklar, mekanik uşaklar, fark makineleri ve gelecekte insanlığa eşlik edecek diğer şeyler. Zeplin halatlarla havacılık sergisinin ortasına bağlanmıştı. Kordonun yanındaki küçük tabelaya göre adı Beatrice’ti. Franz’ın daha önce zeplinlere karşı hiçbir ilgisi olmamıştı. Zeplinle seyahat etmek şöyle dursun, […]

Karanlıkta 33 Yazar – Korku Öyküleri Antolojisi

Karanlıkta 33 Yazar Korku Öyküleri Ontolojisi Joseph Sheridan Le Fanu Amelia Ann Blanford Edwards Bram Stoker William Wymark Jacobs Saki Ambrose Bierce Guy De Maupassant Montague Rhodes James David Herbert Lawrence Algernon Blackwood Carl Jacobi Ernst Theodor Amadeus Hoffmann Edgar Allan Poe Arthur Machen Thomas Burke Seabury Quinn Howard Phillips Lovecraft Clark Ashton Smith Manly […]