Kategori: Söyleşi-Anlatı

Jean Jacques Rousseau – Yalnız Gezenin Düşleri

İşte, yeryüzünde yalnızım; kendimle baş başayım; artık ne kardeşim var, ne benzerim, ne de dostum. İnsanların en seveceni, en cana yakını, bu insanlar arasından söz birliğiyle çıkarıldı. Bunlar, düşmanlıklarını hainliğin son sınırına götürerek, duyarlı ruhuma hangi üzüntünün daha çok dokunabileceğini araştırdılar v mahkûm edebilirlerdi. Ancak, ellerindeki araçların hepsini birden kullanmadan tükettiler; bana hiçbir şey bırakmamakla […]

Jean Dominique Bauby – Kelebek Ve Dalgıç

Eski püskü perdenin arkasından yansıyan süt beyazı bir aydınlık, sabahın yaklaştığını haber veriyor. Topuklarım ağrıyor; başım bir örs, tüm vücudumu saran bir çeşit dalış hücresi gibi. Odam yavaşça alacakaranlıktan sıyrılıyor. Sevdiklerimin fotoğraflarını, çocuklarımın çizdiği resimleri, afişleri, Paris-Roubaix bisiklet yarışlarından bir önceki gün arkadaşımın gönderdiği küçük metal bisikletçiyi ve kayalığın üstündeki pavurya misali altı aydır çakılı […]

James Joyce – Ulysses (%35 düzenlenmiş)

“Ulysses”i çevirmeye kalkışmak başlibaşna bir çılgınlık; yayımlamaya, daha doğrusu çevirtmeye kalkışmak da öyle; ya, çevrilmiş, yayına hazır edilmiş “Ulysses” için bir önsöz yazmaya kalkışmak? Bunun birden fazla tehlikesi var: Önce “had” sorunu geliyor. Joyce’un şüphesiz bıyık altından yorumu, “yüz yıl boyunca eleştirmenlerin ve akademisyenlerin başına belâ kesilmek” yolundaki öngörüsü gerçekleşti, biliyoruz: Sayısız inceleme, araştırma, çözümleme […]

Jale Sancak – Burada Mutlu Değilim

– Egemenciğim, bu ana-oğul söyleşisi iyi bir söyleşi olacak mı bakalım, sen ne dersin? Ben de bilmiyorum doğrusu. – Önce çocukluk döneminden başlayalım, sence nasıldı çocukluğun? Eğlenceliydi. Çok eğlenceliydi. Bahçede büyüdüğüm için… – Mesela neler yapardın? Bir sürü arkadaşım vardı. Bütün gün bahçede oyun oynardık. Sonra basketbol oynardım. Hiç sıkıcı geçmedi. İyiydi. – Hareketli ama […]

Thomas Bernhard – Yürümek Evet

İnsan beyninin bütün imkânları dahilinde dur durak bilmeyen bir düşünme, insan aklının bütün imkânları dahilinde bir hissetme ve insan karakterinin bütün imkânları dahilinde bir savrulma. Karrer delirmeden önce, sadece çarşamba günü Oehler’le yürüdüğüm halde, şimdi Karrer delirdikten sonra pazartesi de Oehler’le yürüyorum. Karrer benimle pazartesi yürüdüğü için, Siz, Karrer artık benimle pazartesi yürümediği için, pazartesi […]

Tekin Ertug – Fotoğraf Ustaları 1

Fotoğraf Sanatı Kurumu, son dönemde fotoğrafa ilişkin basılı eser konusunda, ciddi anlamda mesafe almaya başlamıştır. FSK’da “Fotoğraf Sanatı Kitapları” etkinliği, yapılan çalışmaların kalıcılığını sağlayabilmek ve bu çalışmaları geleceğe aktarabilmek adına oluşturuldu ve bu yolda atılan ilk adımdan itibaren kitap ve katalog yayınları titizlikle devam ettirildi. Ustaların anıları ve onlarla yapılan söyleşilerin yer aldığı bu kitap […]

Taha Akyol & İlber Ortaylı – Tarihin Gölgesinde

Kanuni Sultan Süleyman’ın özel hayatı, saraydaki hayatı, Hürrem Sultan’la ilişkileri nasıldı? Günlük hayatı nasıl geçerdi? Devlet adamı tarafı, komutanlığı nasıldı ve takip ettiği cihan siyaseti neydi? Birçoklarının dediği gibi “Haydi savaşa gidelim, cihangirlik yapalım, gidip insanları haraca bağlayalım” şeklinde hareket eden bir savaş düşkünü müydü, yoksa belli stratejilere sahip bir devlet adamı kimliği de var […]

Salı Toplantıları 2001-2002 – Dante’den McLuhan’a 24 Başyapıt Üzerine Konuşmalar

Gutenberg altı yüz yıl önce doğduğunda, yalnızca milyonlarca kitaptan oluşan bir galaksinin babası olacağını değil, insanların dünyayı algılayış ve dünya hakkında düşünüş biçimlerinin de bu kitaplar aracılığıyla kökten değişeceğini öngörmek herhalde olanaksızdı. Gutenberg matbaasının ilk İncil’i basmasının üzerinden neredeyse 550 yıl geçti – bu süre içinde öyle kitaplar ortaya çıktı ki, tarihin akışına yön verdiler, […]

Pamela Wood – Charles Bukowski’nin Kızıl’ı

“Bukowski yaşayan en büyük yazardır ulan,” diye bağırdı dinleyenlere, ki benden ibaretti. Bir anda akla esen bir şey olarak başladı. Öyle de bitecekti. İkisinin arasında Charles Bukowski ile neredeyse iki yıl geçirdim ve kendimi yazılarında hem kutsanmış hem de cezalandırılmış buldum. Beni esin kaynağı ve eksik parçası olarak yüceltecekti. Bana duyduğu sevgiyi ve tutkuyu kanıtlayan […]

Osman Evcan, Can Başkent – Vegan Tutsak

İki yılı aşkın süre önce, 2011 yılı sonlarında, Gün Zileli bana Osman Evcan’ın yazdığı bir mektubu iletti. Osman’ı anımsıyordum. Ankara’da yaşadığım yıllarda kendisiyle yazışıyordum. Osman o dönemde Sincan F Tipi’ndeydi. Ben de Ankara’daki grubumuzda bu işlerle uğraşıyordum. Osman’dan gelen mektup Kırıkkale F Tipi Cezaevi’nden gelmişti. Osman vegandı ve cezaevi yönetimi Osman’a vegan yemek vermiyordu. Bu, […]

Osho – Coşku – İçten Gelen Mutluluk

Coşku İnsanoğlu muazzam bir şekilde mutlu olabilir ve muazzam bir şekilde mutsuz olabilir. Ve seçiminde özgürdür. Bu özgürlük risklidir; bu özgürlük çok tehlikelidir çünkü sen sorumlu hale gelirsin. Önce küçük bir fıkra anlatayım: “Doktorum size görünmem konusunda ısrar etti,” dedi adam psikiyatra. “Ne için olduğunu Allah bilir; mutlu bir evliliğim, güvenli bir işim, pek çok […]

Osho – Cesaret – Tehlikeli Yaşamanın Coşkusu

Eğer cesur değilsen samimi olamazsın. Eğer cesur değilsen sevemezsin. Eğer cesur değilsen güvenemezsin. Eğer cesur değilsen, gerçeğin peşine düşemezsin. O yüzden önce cesaret gelir. Ve diğer her şey onu izler. Belirsizlik deme; merak de. Güvencesizlik deme; özgürlük de. Ben sana bir dogma sunmak için burada de güvencesizlik deme. Zihnin neden özgürlüğe “güvencesizlik” dediğini anlayabilirim: Birkaç […]

Osho – Boş Kayık – Hiçlikle karşılaşmalar çarpışmalar

Osho, bir-iki günlüğüne burada olduğum için öğretini kısaca özetlemeni rica ediyorum. Bu imkânsız. Her şeyden önce benim özetlenecek bir öğretim yok. Ben öğretmen değilim, ben bir mevcudiyetim. Benim dini bir öğretim yok. Sana on emir veremem – şunu yap, bunu yapma. Üstelik bugün söylediğim bir şeye yarın karşı çıkabilirim – çünkü yalnızca içinde bulunduğum âna […]

Osho – Ben Kapıyım – Madde ve Mana Arasındaki Geçit İnsan

“Bir benliğim vardı – bu sadece kapıya kadardı. Bilme tapınağına girdiğin anda benlik kalmaz, onu artık bulamazsın. O seni kapıya kadar takip eden, hatta sadece takip etmekle kalmayıp sana yapışıp kalan bir gölgedir ama sadece kapıya kadar, o tap ınağa giremez. Eğer onu saklamak zorundaysan tapınağa giremezsin.Benlik bir kişinin atması gereken en son şeydir. Bir […]

Osho – Ben Dini Değil Dindarlığı Öğretiyorum – Bhagwan Shree Rajneesh

Din insanların anladıkları şey değildir. Din Hıristiyanlık değildir, Hinduizm değildir, Müslümanlık değildir. Dünyada varolan tüm dinler -ki sayıları hiç az değildir, dünyada üçyüz din vardır- ölü kayalardır. Onlar akmazlar, onlar değişmezler, çağla birlikle hareket etmezler. Tüm sözde dinler yaşantınızı, sevginizi, sevincinizi yıkarak ve kafalarınızı Tanrı hakkında, cennet ve cehennem, reenkarnasyon (genedoğum) ve çeşitli saçmalıklar hakkında […]

Onur Ataoğlu – Japon Yapmış 2 – Japon Ne Yapmış

Tarih: 12 Kasım 1998 Yer: Shibuya Meydanı, Tokyo. Japonya’ya ilk ziyaretim olan üç haftalık bir iş gezisinin son günü. Ertesi gün uçağa binip, Türkiye’ye döneceğim. Son gecemde Tokyo’nun en hareketli ve eğlenceli meydanlarından Shibuya’dayım. Serin bir sonbahar akşamı Shibuya Meydanının gerçeküstü kalabalığı içinde Japonya seyahatimin tatlı anılarını gözden geçiriyorum. Az ileride bir grup müzisyen Wembley […]