Kategori: Söyleşi-Anlatı

Onur Ataoğlu – Japon Yapmış 2 – Japon Ne Yapmış

Tarih: 12 Kasım 1998 Yer: Shibuya Meydanı, Tokyo. Japonya’ya ilk ziyaretim olan üç haftalık bir iş gezisinin son günü. Ertesi gün uçağa binip, Türkiye’ye döneceğim. Son gecemde Tokyo’nun en hareketli ve eğlenceli meydanlarından Shibuya’dayım. Serin bir sonbahar akşamı Shibuya Meydanının gerçeküstü kalabalığı içinde Japonya seyahatimin tatlı anılarını gözden geçiriyorum. Az ileride bir grup müzisyen Wembley […]

Oliver Sacks – Karısını Şapka Sanan Adam

Somut zamanda “kayıp” olan bir insanın varlığını oturtabileceği, kendini var kılabileceği bir yer var mıdır? Varlığının farkında bile olmadan kullandığımız duyularımızın küçük bir kısmını kaybettiğimizde neler olabilir? Profesör Sacks’tan romantik tavırlı, geniş ve açık uçlu yaklaşımlarla örülmüş “ciddi” bir kitap. Sıradan her insan için “zihinsel” bir yolculuk, nöroloji ile ilgilenenler içinse kaçınılmaz kaynak. Pascal’ın dediği […]

Mustafa Kemal Atatürk – Nutuk

Samsun’a Çıktığım Gün Genel Durum ve Görünüş 1919 yılı Mayısının Ondokuzuncu Günü Samsun’a Çıktım. Ülkenin Genel Durumu ve Görünüşü Şöyleydi: Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu grup, I. Dünya Savaşı‘nda yenilmiş, Osmanlı Ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış, Büyük Savaş’ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Milleti ve memleketi I. […]

Melissa Panarello – Yatmadan Önce 1OO Fırça Darbesi

Kitabımın gerek italya’da gerekse çevrildiği ülkelerde bu kadar çok satmasının birçok nedeni var ama elbette ki cin sellik boyutunun çok önemli bir rolü oldu. Tabii tek neden bu değil Seks üzerine çok sayıda kitap var. Kitapçıya girdıgınızde raflardayüzlerce cinsel içerikli kitap bulabilirsiniz ama adları anılmıyor ve kimlerinyazdığı bilinmiyor. Bence bu kitabın başarısı bedeni onu içeren […]

Mehmet Kartal – Suçun Piçi

Hayatımın on iki yılı sokaklarda geçti. Bir zamanlar İstanbul karakollarının yarısını gezmişimdir. Ama seyahat olsun diye değil, tutuklu olarak. Hatırladığım kadarıyla da cezaevine giriş sayımın yedi olması lazım. Ama beraat ettiğim ve yakalanmadıklarımı da saysaydım yukarıda yazmış olduğum rakam tabii ki çok daha yüksek olurdu. Zaten hep yakalanınca da işin zevki kalmazdı ki. Bu kitabı […]

Mehmet Altan – Muş’ta Meryem Olmak

Kurtuluş Savaşını kazanmak için Müslümanlığı birleştirici araç olarak gören Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları, kuruluştan sonra yeni bir yol takip ettiler. Bu yeni yol Türklük üzerinden yeni bir ulus devlet kurma projesi olarak kendini gösterdi. Türklük, cumhuriyetin kurucularının düşünce sistemine göre yeni devletin temel dinamiğini oluşturuyordu. Yüzyılların birleştirici ögesi olan İslam dini artık bu oluşumun hiçbir yerinde […]

Maurice Blanchot – Ölüm Hükmü

Bu olaylar 1938 yılında başımdan geçti. Onlardan söz etmekte büyük bir güçlük çekiyorum. Daha önce birkaç kez onları yazıya dökmeyi denedim. Kitaplar yazdıysam tüm bunlara kitaplarla son verebileceğim umudundandır. Romanlar yazdıysam bunlar sözcükler gerçek karşısında geri çekilmeye başlar başlamaz doğdular. Gerçek korkutmuyor beni. Sırrımı ele vermek gibi bir endişem yok. Ama sözcükler bugüne dek hiç […]

Marquis de Sade – Tanrıya Karşı Söylev

Sade, Bir Parçalanmanın Geleceği Ateizmi özgün ve benzersiz bir durumdan yola çıkarak düşünmek: Bu kitapta sunulan metinlerin hedefi işte budur. Ateizm, kendini ateist göstermek için dile getirmenin yeterli olacağı, tersine dönmüş konformist bir inanç bildirimi misali, aşikâr bir durum değildir. Ateizm, şiddetli ve çelişik bir fetihtir; tarihsel olaydan ayrı değildir. Moda olan “ateizm”in (Onfray), öncelikle […]

Maria Yordanidu – Loksandra İstanbul Düşü

Loksandra, nankörlük, devrinde İstanbul’da doğduğumu söylüyor. «Sus bre, yakacaksın bizi.» «Çok yaşasınmış Padişah Abdülmecit, gün yüzü görmeyesi…» «Sus dedik sana, delirdin mi böyle bağırıyorsun?…» Bağırmadı ki, canım! Bağırdı mı Loksandra? Yavaşçacık söyledi. Ama, Loksandra’nın yavaşı, Ayasofya’nın çanı. Onu bir duymayan ölüler. Kocaman sesi var mübareğin ve sesini zaptedemez. Ama, Loksandra’nın nesi kocaman değil ki! Sesi […]

Kolektif – Kaybedenler Kulübü – Filmin Öyküsü

Bu kaçıncı uzun metrajındı? -İrili, ufaklı 15 oldu galiba. Senin için bir fark var mıydı, diğer filmler ile kıyas yaptığında bir empati farkı söz konusumuydu mesela? -Kaybedenler kulübü dinleyicisiydim 90’larda. Rock’n roll yaşam tarzının içindeydik bir şekilde. Saçlar uzun, küpeler takılmış, işimi keyfe keder yapıyorum, gece hayatı her gün, kadınlar keza. 20’li yaşlar işte… Empatinin […]

Karl Marx, Friedrich Engels – Basın Söyleşileri

DÜŞÜNEN BİR DÜŞÇÜ VE DÜŞLEYEN BİR DÜŞÜNÜR1 ENTERNASYONALİN ÖNDERİ KARL MARXLA GÖRÜŞME R. LANDOR 1871 EMEĞİN SERMAYEYE KARŞI AYAKLANMASI, ENTERNASYONALİN İKİ YÜZÜ, TOPLUMUN DÖNÜŞÜMÜ, BİRLEŞİK DEVLEILERDEKI GELİŞMELER Londra, 3 Temmuz — Benden Uluslararası Emekçiler Birliği konusunda bir şeyler bulup çıkarmamı istediniz, ben de bunu yapmaya çalıştım. Şu anda bu oldukça güç bir iş. Londra söz […]

Johann Peter Eckermann – Yaşamının Son Yıllarında Goethe ile Konuşmalar

Kurduğu Dostluk Hakkında Bilgiler Veriyor Doksanlı yılların başında [2] , Lüneburg ve Hamburg arasındaki Luhe Nehri kıyısında bulunan küçük Winsen kasabasında, verimli sulak ovaların ve fundalıkların arasında bir yerde doğdum. Isıtılan tek bir odası olan, düzayak, giriş kapısının hemen yanında duran iskele ile doğruca samanlığa çıkılan, kulübe denebilecek kadar küçük bir evde dünyaya geldim. İkinci […]

Jean-Paul Sartre – Sartre Sartre’ı Anlatıyor

Michel Contat’nın bu söyleşisi, Kortumlandırmalar X’dan (Situations X) alınmıştır. Söyleşinin belli bölümleri Le Nouvel Observateur dergisinin 23 Haziran, 30 Haziran ve 7 Temmuz 1975 tarihli sayılarında yayımlanmıştır. MICHEL CONTAT: Bir yıldan beri, sağlık durumunuz hakkında olumlu olumsuz söylentiler dolaşıp duruyor. Bu ay yetmiş yaşına basıyorsunuz. Şimdi Sartre, söyler misiniz, nasılsınız? JEAN-PAUL SARTRE: İyiyim demek zor, […]

Jean-Luc Godard – Godard Godard’ı Anlatıyor

Jean-Luc Godard’la Alain Bergala’nın yaptığı söyleşi (1985) Alain Bergala: Yazmaya nerede başladınız? Godard: La Revue du Cinema’da denemiştim. Doniol-Vaicroze, Lo Duca ve Andre Bazin orada yazıyorlardı; ama benim yazılanın kabul edilmemişti. O sıralar Doniol-Valcroze’u tanıyordum, çünkü annemin hanım dostlarından birinin oğluydu. Daha sonra Objectif49 ve Cine-Club du Quartier Latin adlı, Rivette’in yazdığı bir gazete vardı, […]

Jean Jacques Rousseau – Yalnız Gezenin Düşleri

İşte, yeryüzünde yalnızım; kendimle baş başayım; artık ne kardeşim var, ne benzerim, ne de dostum. İnsanların en seveceni, en cana yakını, bu insanlar arasından söz birliğiyle çıkarıldı. Bunlar, düşmanlıklarını hainliğin son sınırına götürerek, duyarlı ruhuma hangi üzüntünün daha çok dokunabileceğini araştırdılar v mahkûm edebilirlerdi. Ancak, ellerindeki araçların hepsini birden kullanmadan tükettiler; bana hiçbir şey bırakmamakla […]

Jean Dominique Bauby – Kelebek Ve Dalgıç

Eski püskü perdenin arkasından yansıyan süt beyazı bir aydınlık, sabahın yaklaştığını haber veriyor. Topuklarım ağrıyor; başım bir örs, tüm vücudumu saran bir çeşit dalış hücresi gibi. Odam yavaşça alacakaranlıktan sıyrılıyor. Sevdiklerimin fotoğraflarını, çocuklarımın çizdiği resimleri, afişleri, Paris-Roubaix bisiklet yarışlarından bir önceki gün arkadaşımın gönderdiği küçük metal bisikletçiyi ve kayalığın üstündeki pavurya misali altı aydır çakılı […]