Kategori: Mektup

Soren Kierkegaard – Baştan Çıkarıcının Günlüğü

Vaktiyle, ancak alelacele ve büyük bir tedirginlikle aktarabildiğim o hızlı el yazışım kendim için temize çekmeye karar verdiğim şu anda beni etkisine alan gerginliği kendimden gizleyemiyor, güçlükle bastırabiliyorum. Durum korku verdiği kadar ayıplamasına da dikiliyor karşıma. Adam, alışkanlığının tersine yazı masasını kapatmamış, bu yüzden de içindeki her şey elimin altında duruyor; ama hiçbir çekmeceyi açmamış […]

Publius Ovidius Naso – Karadeniz’den Mektuplar

Ovidius: Aşkın, Özlemin, Sürgünün şairi Günümüze kalan yapıtlarından, yaşam öyküsüne ilişkin birinci elden ayrıntılı bilgi edindiğimiz ender şairlerden biri Publius Ovidius Naso. İ.Ö. 43-yak. 18 yılları arasında yaşamış olan şairin, Tristia 4, 10’da, ayrıntılı bir yaşam öyküsüne rastlıyoruz: “Ille ego qui fuerim, tenerorum lusor amarum, quem legis, ut noris, accipe posteritas.” “Okuduğunuz bu adamın kim […]

Plinius Minor – Genç Plinius’un Anadolu Mektupları Plinius, Epistulae, 10. Kitap

Genç Plinius ve Anadolu Mektupları Üzerine Plinius Minor (Genç Plinius) diye tanınan, Gaius Plinius Caecilius Secundus, İ. S. y. 61-113 yılları arasında yaşamıştır. Novum Comumlu [1] , atlı sınıfından bir ailenin oğludur. Babası, L. Caecilius Cilo’nun erken ölümü üzerine (İ. S. 76), annesi ve kendisini evlat edinen dayısının yanında büyümüştür. Yüksek memuriyet görevlerinde bulunmuş olan […]

Platon – Mektuplar

Platon, düşünce tarihinin ilk büyük sistemini kurmuş olan filozoftur. Onu en ince ayrıntısına kadar tasarlanıp alabildiğine iyi işlenmiş dev bir felsefe sistemi inşa etmeye götüren etmenler nelerdi? Gerek İlkçağdan gerekse günümüzden pek çok felsefe tarihçisi ve Platon yorumcusu, onu harekete geçiren en temel motif ya da ilginin politik olduğunu söyler. Çok sayıda politikacı yetiştirmiş bir […]

Oscar Wilde – De Profundis

Wilde’ı, ancak hayatının son yıllarında tanımış olanlar, hapisten zayıflamış ve çökmüş olarak çıkan bir Wilde’a bakarak, hapisten önceki dâhi Wilde’ı hayal edemezler. Kendisiyle ilk karşılaşmamız, 1891 yılında oldu. Wilde o sıralarda Thackeray’in, “büyük adamların başlıca yeteneği” diye tanımladığı şeye, sükseye s “ Narkissos öldüğünde kır çiçekleri çok üzülmüş, onun ardından ağlayabilmek için nehirden su damlaları […]

Leyla Erbil – Tezer Özlü’den Leyla Erbil’e Mektuplar

Tezer Özlü ile iki konuda birbirimize söz vermiştik. İlki evlilik kurumunu, kocaları, daha çok eşlerimizi anlatacak birer roman yazmaktı. Ben bu sözü Mektup Aşkları’yla yerine getirmeye çalıştım. Yazık ki Tezer, kendininkini yazmaya fırsat bulamadan, benimkini de göremeden hayata veda etti. İkinci sözümüz ise, mektuplarımızı yayımlamaktı. Ortak dostumuz Harald Schmidt’in de tanık olduğu, daha sonra eşi […]