Kategori: Uzay

Nicolaus Copernicus – Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine

Gerçekten de Aziz Babamız, geleceğin nasıl şekilleneceğini kestirebiliyorum; insanlar evrendeki kürelerin devinimlerine dair yazmış olduğum ve Dünya küresine belirli devinimleri yakıştırdığım bu kitaplarımı ellerine alır almaz, düşüncemden ötürü ıslıklanarak sahneden kovulmam gerektiğini haykıracaklar. Kitaplarım, başkalarının onlarla ilgili görüşlerini önemsemeyeceğim ölçüde aklımı başımdan almış değil. Bir filozofun görüşlerinin avamın yargısına bırakılamayacağının da bilincindeyim; zira filozofunki, Tanrı […]

Amit Goswami – Kendini bilen evren

Kuantum mekaniği bize daha geniş bir perspektif, algılayışımızı yeni bir aleme genişleten yeni bir bağlam vermektedir. Doğayı ayrı biçimler, dalgalar ya da parçacıklar olarak görebilir ya da tamamlayıcılığı keşfedebiliriz: Dalgaların ve parçacıkların, aynı şeye özgü olduğu fikrini. Rüzgarları, dalgaları, gelgitleri ve yerçekimini dizginledik sayılır. Sevgi enerjilerini dizginlemeye başlayabilir miyiz? Tüm potansiyelimize, yani kuantum ve klasik […]

Galileo Galilei – İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog

Dünya’nın Evren’deki Adresini Değiştiren Galileo Kasasında “Evden eve nakliyat” yazılı kocaman kamyonlara rastladığınız olmuştur… Ev değiştirmek için taşınmanın zorluğunu bilenler, “İki defa ev taşımak bir yangına bedeldir” derler. 1632 yılında Galileo Büyük Evi, “Yerküre’mizi” taşımaya kalkışınca Dünya’nın nasıl bir yangın yerine döndüğünü düşünebiliyor musunuz? Böyle bir şeyi düşünmenin o tarihlerdeki imkânsızlığını, hatta “Dünyanın sonu mu […]

Nicolaus Copernicus – Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine

Nicolaus Copernicus’un getirdiği yeniliğin iyi anlaşılabilmesi için, kendi dönemine kadar büyük ölçüde kabul edilmiş olan Aristotelesçi evren ve Dünya görüşünün iyi bilinmesi gerekir. The Copernican Revolution adlı eseriyle Copernicus’u ve bilim tarihinde sebep olduğu değişikliği yetkin bir şekilde analiz etmiş olan T. S. Kuhn’un da aktardığı gibi, Aristoteles’in insana ve evrene bakışının temelinde, o dönemden […]

Emil Petaja – Alfa Cellatları

SAN FRANSİSCO, turistler için oldukça büyük ve ilginç bir kenttir. Bu kente sert bir kasım gecesi, saat on sularında eşyasız ve habersiz olarak, çok uzaklardan bir yolcu gelmişti. Ortalıkta sisli havanın sessizliği ve rüzgârın Embarkadero boyunca yayılan rıhtım süprüntüleri arasından gelen hafif uğultusu vardı. Sisin kararttığı sulara baktı; römorkör seslerini ve Hunter’s Point’ten, Farallans’a kadar […]

Michael Brooks – Fizik

Fiziğin güzelliği basit bir gerçekle özetlenebilir: Bir çocuk hiçbir profesörün cevaplayamayacağı sorular sorabilir. Gerçekten de fizikte “büyük sorular” aramak samanlıkta saman aramaya benzer biraz. Öyle görünmektedir ki iş fiziğe geldiğinde küçük soru diye bir şey yoktur. Görünürde önemsiz bir soru ya da deney genellikle kökleri derinlere inen bir kavrayışı beraberinde getirir. Örneğin fizik yasaları değişebilir […]

E. C. TUBB – Uzay 1999

JOHN KOENİG uzun süren bir günün sonunda kendini yorgun hissediyordu. Bu yorgunluk, adale ağrılarından çok sinir gerginliğinden olmuştu. Yorgunluğunu onu ay üssü Alfaya götüren Kartal’ın yolcu kabininde, rahat koltukta oturarak gidermeye çalışıyordu. Gemi onu evine götürüyordu. Evi! İnsanın evi doğduğu ve büyüdüğü yer olmalı. Ama tuhaftır, dünya ile arasında, çeyrek milyon millik bir boşluk olan […]

Albert Einstein – Dünyamıza Bakış

İnsan kendi hayatında en anlamlı olan şeyi pek farketmez, buna da pek şaşmamak. Balık bütün hayatınca içinde yaşadığı suyu bilir mi? Acı tatlı şeyler dıştan, zorluksa içten, kendi çabalarımızdan gelir. Ben çoğu zaman tabiatım beni neye zorlamışsa onu yapmışımdır. Bundan ötürü bu kadar sevgi ve saygı görmek mahcup ediyor insanı. Bana kin okları atanlar da […]

Martin Gardner – Matematikçinin Galaksi Rehberi

Yaşamım boyunca, fazla diyemem tabii, yeterli sayıda rasyonel insanla tanışma şansı buldum. İş dostluğa gelince bir rasyonel insan, binlerce bulanık fikirlinin yerini tutuyor. Martin Gardner tanıştıklarımın en sessiz, rasyonellik konusunda en coşkusuz ama aynı ölçüde en verimlisi. Gardner, 1950’lerde yazdığı klasik yapıtı Fads and Fallacies in the Name of Science 1 ile bilimin akla aykırı […]

Marshall McLuhan – Gutenberg Galaksisi

Gutenberg Galaksisi, ele aldığı sorunlar için bir mozaik ya da alan yaklaşımı ortaya koyuyor. El altındaki sayısız veri ve alıntının böyle bir mozaik imgesi, tarihteki nedensel işleyişleri ortaya çıkarmanın tek pratik aracıdır. Bu yöntemin bir alternatiϐi, görüntülerin uzayındaki sabit ilişkilerin bir dizi görünümünü sunmak olabilirdi. Bu anlamda, elinizdeki çalışmanın üstünde yoğunlaştığı olaylar galaksisinin ya da […]

Mahlon B. Hoagland – Hayatın Kökleri

Canlıların yaşamlarını düzenleyen kanunları anlamak yolunda yapılan heyecan verici buluşlarda etkin katkımın olması benim için büyük bir şans.Aydınlatılan gerçeklerin yalınlığı ve güzelliği bana mutluluk kaynağı olmuştur. Bu kanunları tıp öğrencilerine öğretirken, bilimle uğraşmayan arkadaşlarıma açıklarken, deney zevkinin birçok kişiyle hatta fen eğitimi görmemiş kişilerle bile paylaşılabildiğine inandım. Kitabımı kendisine adadığım karım, bilginin paylaşılmasının tutkulu bir […]

Lawrence M. Krauss – Hic Yoktan Bir Evren

Rüya ya da kabus, deneyimimizi olduğu gibi ve uyanık yaşamak zorundayız. Bilimin en ince ayrıntısına kadar nüfuz ettiği, hem yekpare hem gerçek bir dünyada yaşıyoruz. Şu ya da bu tarafı tu Keza zihinlerimiz sonsuzlukları kolayca kavrayamıyor olabilir (zihinlerimizin bir ürünü olan matematik sonsuzlukları gayet güzel ele alır ya, her neyse) ama bu da bize sonsuzlukların […]

Suzel Fuzeau – Braesch – Astroloji

Astroloji herşeyden önce, akan zamanın ve doğadaki ritmlerin insan tarafından bilincine varılmasıyla bağlantılı olan uygarlığın bir verisidir. Tarihi 5000 yıldan fazla bir döneme yayılır ve evrimi hem zaman hem de coğrafya düzlemlerinde kesintisiz bir biçimde sürer. Gökyüzünün gözlemi, Ay’m ya da Güneş’in, gezegenlerin ve yıldızların hareketlerinin öğrenilmesi, gündüz ve gecenin, mevsimlerin birbirini izlemesi, lnsan’ın düşünme […]

Robert Osserman – Evrenin Şiiri – kazmasun matematiksel bir açıklaması

24 Nisan 1 992 ‘de dünyanın dört yanında gazeteler “yüzyılın en büyük keşiflerinden biri ” olarak selamlanan, hatta kimilerinin, evrenbilimin “eksik halkası” ya da ” [aranan] Kutsal Kasesi” diye adlandı rmaktan çekinmedikleri bir olayı kamuoyuna duyurdular1. Adı geçen keşif esas olarak evrenin, evriminin en dramatik anında -uzayın başladığı anda1- çekilmiş bir tür enstantane” resmi biçiminde […]

John Gribbin – Schrodinger’in Kedisinin Peşinde

Eğer sokaktaki adam için görelilik kuramı hakkında yazılan bütün kitaplar ve makaleler uç uca eklenseydi, muhtemelen buradan aya kadar giderdi. Einstein’ın görelilik kuramının yirminci yüzyıl biliminin en büyük başarısı olduğunu “herkes biliyor”, ama herkes yanılıyor. Fakat sokaktaki adam için kuantum kuramı hakkında yazılan bütün kitaplar ve makaleler uç uca eklenseydi, sadece masamın üstü kadar yer […]

Çağlar Sunay – 50 Soruda Evren

Siz de yaşamışsınızdır: Doğanın enginliğiyle karşılaştığımız nadir anlarda yoğun kimi duygular, düşünceler doluşur içimize. Şehir ışıklarından uzakta, aysız bir gecede başımızı göğe kaldırdığımızda örneğin. Derin karanlığın içinde irili ufaklı, uzaklı yakınlı yıldızlar, bulutsu alanlar… Görkemli büyüklüğüyle büyüleyen ve kendimizi minicik hissettiren bir evren. Ama bununla çelişen başka bir duygumuz daha vardır: Bu muazzam bütünün bir […]