Kategori: İdeoloji

Philippe Beneton – Muhafazakarlık

Muhafazakârlıktan neyi anlamak gerek? ‘Terim bir bakıma açıklıktan uzaktır ve tanımı tartıŞ™^ kaynağıdır. Hangi anlamını akılda tutmalıyı?:? Bu soru, yalnızca basit bir sözcük dağarcığı sorur^u değildir, temel sorunları kapsar. Sözcükten ve önce siyasal sözcük dağarcığırtm ya da dağarcıklarının içindeki tarihinden hareket edelim. Muhafazakâr terimi, siyasal anlamı ile önce Fransızcada ortaya çıktı. Restorasyon’da doğdii ve ilk […]

Desmond Morris – Çıplak Maymun

BUGÜN dünyada yaşayan yüz seksen üç maymun ve goril türü vardır ki, bunlardan yüz seksen ikisinin vücudu, kılla kaplıdır. Tek istisna, kendisine Homo Sapiens adını vermiş olan çıplak bir maymundur. Parlak bir başarıya ulaşmış olan bu tür, zamanının büyük bir bölümünü davranışlarının soylu nedenlerini incelemekle ve en az o kadar bir zamanını da (inatla) temel […]

Mussolini ve Faşizm – PAUL GUICHONNET

Kişisel güç ve şiddet üstüne kurulu faşist rejim, yaklaşık çeyrek yüzyıl süreyle, İtalya’ya egemen oldu. Rönesans’ın altın çağından bu yana ilk kez, İtalya yarımadası, Avrupa’nın kaderini etkilemekteydi -ama ülkeyi bozguna ve felakete sürükleyecek olumsuz bir yönde. Yeni bir siyasal ve toplumsal düzen kurm a iddiasındaki faşizm, iki dünya savaşı arasında ortaya çıkıp gelişti ve dem […]

İycü 119 – Richard Stauffer – Cep Üniversitesi – Reform

Reform her ne kadar 16. yüzyılda ortaya çıktıysa da, Hıristiyanlık Dünyası, Kilise bünyesinde bir yapı değişikliği gereksinimini yukarı Ortaçağdan itibaren duymaya başlamıştı. Kanıt olarak De Consideratione ve De Moribus et Offıcio Episcoporum gibi eserlerinde din kurumunda yenilik hareketinin temellerini atmaya çalışmış olan Clairvauxlu Aziz Bernard’m adını anmak yeterlidir. Kendisine hedef olarak Kilise’yi “Baştan Aşağı” yenilemeyi […]

İycü 84 – Paul Faure – Cep Üniversitesi – Rönesans

Rönesans sözcüğü ilk anlamda, dinsel sözcükler dağarcığına girer. Notre-Dame Mucizesinden itibaren (14. yüzyıl) yaşamını yitirmiş bir kişinin ikinci kez doğuşu anlamına gelir. Yunan teolojisindeki Palingenesis’in (yeniden doğuş) eşi gibidir. Bundan bir yeniden dirilme ya da hayata dönme anlamı çıkarılmamalı, yeni temellerden yola çıkıTarak yeniden başlamak anlamına alınmalı. Özellikle, mistik kullanımda yeniden doğuş (Rönesans) ve yenileşme, […]

İYCÜ 110 – Cenevieve Rodis-Lewis – Descartes ve Rasyonalizm – seyyar – cls

“Ve nihayet Descartes geldi…” Malherbe klasisizmin Fransız edebiyatında Boileau’yla doıtmuş olduğ}ınu belirtmiştir. Aynı şekilde aydınlık düşüncenin bu öncüsü de, çajtımn geçerli düşüncelerine yönelttiği sistemli eleştirilerinde göze çarpan özgün gücünün bilincine ermiş çoitu kişi nezdinde aydınlık düşüncenin doıtuşunu temsil etmektedir. Discours de la Methode’un üç yüzüncü yıldönümü 1937’de bütün dünyada ve bir felsefi eser için istisnai […]

Demir Küçükaydın, Ernest Mandel, Daniel Ben said vs. – Ne Yapmalı – Sayı-1 – Eylül 1985

NE YAPMALI, Dördüncü Enternasyonal ‘in Almanya seksiyonu olan GİM’de (Guruppe İnternasyonale Marksisten: Uluslararası Marksistler gurubu) örgütlü Kürt ve Türk devrimci Marksistleri tarafından, Kürt ve Türk işçilere yönelik yayın organı olarak çıkarılmaya başlıyor. Niçin çıkıyoruz? Almanyada’ki Türk ve Kürt’lere yönelik olarak çıkan bütün diğer yayın ve örgütlerden farkımız nedir? Bu ve benzeri bir çok soruya Bu […]

Henri Arvon – Özyönetim

Özyönetim kavramı, Fransa’ya, ademi merkeziyetçi ve anti-bürokratik bir girişim olan Yugoslav denejdmini adlandırmak üzere, 1960’ların sonlarına doğru sokuldu. Yine de pek uygun bir kavram seçilmiş sayılmazdı. Yönetim (gestion) sadece ekonomik verimliliği çağnştıran bir kavram olduğu için, özyönetim (autogestion) a priori “bir işletmenin, bir kollektivitenin çalışanları tarafından yönetimiyle’* sınırlanmış oluyor (Robert’in tanıttıı). Oysa, kavramın Anglo-sakson eşdeğeri, […]

Demir Küçükaydın – Tarihsel Maddeciliğin Tarihine Katkı

Diyalektik Sosyolojiye, Marksistler Tarihsel Maddecilik [1] derler. Marksizm ise Tarihsel Maddeciliğin kod adıdır [2] . Elinizdeki kitapta Tarihsel Maddeciliği (Marksizm’i) yeniden inşa, ya da daha doğrusu onu Aydınlanma’nın kalıntılarından arındırma yolunda, son iki üç yılda yazılmış yazıların en önemli görülenlerinden bir derleme yer almaktadır. Bu görüşler çeşitli yazı ve makalelerde dağınık olarak geliştirildi ve esas […]

Demir Küçükaydın – Mısır Devrimi Yazıları – Uzaktan Yorumlar

Mısır’da tahrir alanında ayaklanma başladığında El Cezire’nin Tahrir (Kurtuluş) alanını gösteren internet yayını üzerinden ve yayınlardan izlemeye çalışarak, kimi zaman saaati ve dakikasıyla izlediklerimizi yorumlamaya çalıştık. Elbette bu yazılar olaşların gelişimi üzerinde bir etkide bulunamazdı, ama bir devrimci olarak çok sınırlı verilerle bile olayların akışını anlamlandırabilmenin, değerlendirebilmenin ve öngörülerde bulunup bir diriş geliştirebilmenin örneklerini sunmaya […]

Demir Küçükaydın – Marksizmin Evrimi İçinde Kıvılcımlı’nın Yeri

“Öz ve görünüm aynı olsaydı, bütün bilim gereksiz bir şey olurdu” Karl Marks Bugün Kıvılcımlı’nın özellikle son politik yazıları okunduğunda, ilk bakışta, onun tipik bir Stalinist ve Türk Milliyetçisi olduğu izlenimi doğar. Brejnev’den adalet istemekte; Türkiye’nin Sıkıyönetim mahkemelerine teslim olmaya gelmektedir. Böyle birisinin Marksizm’e katkılarından söz etmek ne derece doğrudur? Tam bu nedenle, Marks’ın sözlerini […]

George Thompson – Marksizm ve Şiir

Bu denemenin konusu şiirin başlangıcı ve evrimidir. Bir toplumbilim, ruhbilim, dilbilim sorunudur bu; burada da öyle ele alınacak. Şiirden yalnız şiir olarak tat almakla yetinenlere pek çekici gelmeyebilir bu yol; ama bildiğim kadar, şiir bilimsel olarak incelendiğinde daha az değil, daha çok tat verir. Şiirin tadına tam varabilmemiz için, onun ne olduğunu anlamamız gerekir; ne […]

Vladimir İlyiç Lenin – Seçme Yazılar Devrim, Demokrasi, Sosyalizm

Lenin’in Toplu Eserler’inin ilk basımı, 1920’li yıllarda, Lenin’le uzun yıllar boyunca birlikte çalışmış deneyimli bir Bolşevik olan Lev Kamenev’in editörlüğü altında başlatıldı. Kamenev, Sovyetler Birliği’ni sarmaya çoktan başlamış olan ve hayatta olsa eski yoldaşını hasta edecek ve dehşete düşürecek olan Lenin kültüne kendi tarzında karşı çıkarak şöyle yazıyordu: “‘Proleter devriminin nasıl yapılacağı hiçbir kitapta yazmaz’ […]

Vladimir İlyiç Lenin – Nisan Tezleri ve Ekim Devrimi

BUGÜNKÜ DEVRİMDE PROLETARYANIN GÖREVLERİ [1] ANCAK 3 Nisan gecesi Petrograd’a varabildiğim için, 4 Nisandaki toplantıya, devrimci proletaryanın görevleri konusundaki raporumu, yetersiz hazırlığımı da göz önünde tutarak, doğal olarak ancak kendi adıma sunabildim. Kendim için olsun, bana iyi niyetle karşı çıkanlar için olsun, çalışmaları kolaylaştırmak üzere yapabildiğim tek şey, tezleri yazılı olarak hazırlamak oldu. Bu yazdıklarımı […]

Vladimir İlyiç Lenin – Ne Yapmalı

günümüzde yeniden okumak V.İ. Lenin’in “Ne Yapmalı?” adlı eseri, Marksist literatürün adı en çok bilinen eserlerinden biridir. Bu eserin bilinen ve akılda kalıcı olan yanlarından biri de “Ne Yapmalı?” ifadesinin yalın iki sözcükten oluşmasıdır aynı zamanda. Ama daha önemlisi, “Ne Yapmalı”nın, yeni bir sorun karşısında yeni bir başlangıç yapmak için ne yapılacağının tartışmaya açılması, yeni […]

Vladimir İlyiç Lenin – Materyalizm ve Ampiryokritisizm

Marksist geçinen bazı yazarlar, bu yıl, marksist felsefeye karşı gerçek bir kampanyaya giriştiler. Altı aydan kısa bir zamanda, esas olarak ve hemen hemen sadece diyalektik materyalizme saldıran dört kitap çıktı. Bunların, ilki ve en önemlisi, Bazarov, Bogdanov, Lunaçarski, Bermann, Hellfond, Yuşkeviç ve Suvorov’un yazılarından derlenen Marksist Felsefe Üzerine (? – “karşı” denseydi daha doğru olurdu) […]