Kategori: İdeoloji

John M. Ellis – Postmodernizme Hayır

Son on beş yılda yapıbozuculuk, yazın eleştirisi ve kuramında etkili bir duruma geldi ve kuramsal tartışmada yapıbozuculuğun atası olan Jacques Derrida’nın adı başkalarınınkinden daha sık duyuluyor. Bu süre içinde birçok kez yapıbozuculuğun zayıfladığından söz edildiğini işittim, ancak yayınlara bakarak bir yargıya varmak gerekirse, bu yorumlar tutarlı gözlemden çok hüsnü-kuruntuyu yansıtıyor: Yapıbozucu tarzda kitap ve makaleler […]

John Locke – Hoşgörü Üstüne Bir Mektup

Her büyük eser gibi, Hoşgörü Üstüne Bir Mektup da, anlaşılabilmesi için, içinde yeşerdiği özgül tarihî ve kültürel şartların açıklanmasına muhtaç değildir. Bununla birlikte, büyük bir eserin hangi şartlar altında doğduğunu bilmemizin, onu şekillendiren fikirleri kendi doğal tarihleriyle birlikte kavramamıza hizmet edeceği şüphesizdir. Bu tespit, Mektup* için özellikle geçerlidir. Çünkü John Locke bu eserinde, bir taraftan […]

John Gray – Liberalizmin İki Yüzü

Liberal devletin kökeni, modus vivendi arayışında yatar. Çağdaşımız olan liberal rejimler Avrupa’ da 16. yüzyılda başlamış olan bir hoşgörü projesinin son ürünleridir. Miras aldığımız görev, daha çoğulcu bir toplumda liberal hoşgörüyü modus vivendi izinde rehber olabilecek bir biçimde tekrar oluşturmaktır. Liberal hoşgörünün insanlık refahına katkıları sınırsızdır. Bunun paha biçilmez değerde bir kazanım olduğu inkar edilemez. […]

Çağrı Mert Bakırcı – Evrim Kuramı ve Mekanizmaları (evrimin temelleri ve nasıl işlediği üzerine)

Evrimsel biyoloji Charles Darwin’e çok şey borçlu kuşkusuz. Ancak Türlerin Kökeni’nin yayımlanması ardından geçen 150 yılı aşkın süre boyunca gelinen noktada, yüzyılın bilimi sıfatını hak etmesi yanında evrimsel biyolojinin uzman olmayanlarca anlaşılmasının güçleşmesinin yarattığı sıkıntılar da cabası. Evrimin anlaşılmasını güçleştiren temel neden ise, evrimsel biyolojinin popülerleştirilemeyecek denli karmaşık ve dağınık bir kuramsal yapısının bulunuşu değildir. […]

Claude David – Hitler ve Nazizm

Gönümüzde bilgi bir yandan en önemli değer haline gelirken diğer yandan da artan bir hızla gelişiyor, çeşitleniyor. Ama katlanarak büyüyen bilgi üretiminden yararlanmak, özellikle gündelik yaşam kaygılarının baskısı altında, zorlaşıyor. Her şeye rağmen bilgiye ulaşma çabasını sürdürenler için de imkânlar pek fazla değil. Ayrıca, özellikle Türkiye gibi ülkelerde bir konuda kendini geliştirmek ya da sırf […]

Richard Dawkins – Cennetten Akan Irmak – Yaşama Darwinci Bir Bakış

Sonsuza dek süren Bilardo ve bilardo ve bilardolarını oynayan Milyarlarca ve milyarlarca ve milyarlarca Parçacığın popüler adı olmalı, Doğa. -Piet Hein Piet Hein fiziğin klasik, saf dünyasını bu sözlerle yakalamış. Ama atomik bilardo oyununda topların sekişi rastlantı sonucu, görünüşte masum, belirli bir özelliğe sahip bir nesne oluşturduğunda, evrende çok önemli bir şey gerçekleşiyor. Bu özellik, […]

Cengiz Ozakinci – Euro Dolar Savasi (ABD Emperyalizmini Cokertme Plani ve Isgallerin Perde Arkasi)

Biliyor musun Donna, Fırat Türkiye topraklarından doğar ve kıvrılarak Orta Doğu’ya iner. LaRouche’un söyledikleri doğruysa, sizin şu Küçük Bush, bizim Türkiye’yi de, şimdiki Amerikan yönetiminin çıkarlarıyla örtüşen “Büyük İsrail” uğruna kana bulamayı göze almış demektir. Amerikan Magandaları, gerçekte İsrail’in yayılmacı amaçlarını gerçekleştirmek üzere savaşa gönderildiklerini bilmeden, tıpkı Joan Baez’in şarkısındaki kurbanlık danalar gibi, neden, niçin […]

Varoluşçuluk – Jean-Paul Sartre

Varoluşçuluğun Tanımı Varoluşçuluk nedir? Şimdiye değin çeşitli karşılıklar verilmiş bir sorudur bu. Sözgelişi, Weil’e göre varoluşçuluk bir bunalım, Mounier’ye göre umutsuzluk, Hamelin’e göre bunaltı, Banfi’ye göre kötümserlik, Wahl’a göre başkaldırış, Marcel’e göre özgürlük, Lukacs’a göre idealizm (düşüncülük), Benda’ya göre usdışıcılık (irrationalisme), Foulquié’ye göre saçmalık felsefesidir. Bu değişik karşılıklar varoluşçuluğu gereğince tanıtıyor mu bize? Eski deyişle […]

Valerie Solanas – Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu

Bu toplumda hayat, en iyi halinde bile can sıkıntısından ibaret olduğundan ve toplumun hiçbir tarafı kadınlara uygun olmadığından; uygar-kafalı, sorumlu, heyecan arayan dişilere, hükümeti yıkmak, para sistemini bertaraf etmek, her alanda otomasyonu kurumlaştırmak ve eril cinsi yoketmekten başka çare kalmıyor. Artık erillerin (hatta dişilerin) katkısı olmaksızın üremek ve yalnızca dişiler üretmek teknik olarak mümkün. Hemen […]

Can Başkent – Türkiye’de Anarşist Düşünce Tarihi -1- Kara Dergisi Seçkisi

Propaganda Yayınları olarak Kara Dergisi’ni canlandırmaktan, yarattığı entelektüel ve devrimci mirası gündeme getirmekten büyük gurur duyuyoruz. Ekim 1986’da çıkan ilk sayısıyla, Kara dergisi liberter ve anarşist düşüncenin bu topraklardaki tarihi açısından büyük, hem de çok büyük bir aşamadır. Kara’nın önemini anlamak için her şeyden önce derginin yayınlandığı darbe sonrası dönemi anımsamak yeterli olacaktır. 1986 yıllarında, […]

Can Başkent – Türkiye’de Anarşist Düşünce Tarihi -2- Efendisiz Dergisi Seçkisi

Efendisiz, Türkiye’de yayınlanan anarşist dergilerin belki de en az bilinenidir. Her ne kadar yıllar sonra, apayrı bir grup tarafından (sürekli adı kendisiyle karıştırılan) ‘Efendisizler’ adlı bir dergi çıkarılmış olsa da, 1980‘lerin Efendisiz’i az bilinir bir dergi olarak kalmıştır. Kasım 1988’den Ekim 1989’a dek geçen süreci kapsayan altı sayılık ömrüne, Efendisiz, küçücük puntolarla bir çok yazı […]

Can Başkent – Türkiye’de Anarşist Düşünce Tarihi -3- Ateş Hırsızı Dergisi Seçkisi

Ateş Hırsızı, anarşizmin Türkiye’deki yolculuğunda iki açıdan büyük önem taşır. İlk sayısının 1992 yılının aralık ayında, 10. ve son sayısının ise Nisan 1999’da yayınlanmasıyla, Ateş Hırsızı, kendisinden sonraki anarşist dergi geleneğinde, acısıyla tatlıyısla, belirleyici olmuştur. Dikkat edilirse ve daha önce yayınladığımız Kara ve Efendisiz dergileri seçkileriyle karşılaştırılırsa fark edilir; Kara ve Efendisiz ihmal edilebilecek aksamalara […]

Can Başkent – Türkiye’de Anarşist Düşünce Tarihi -5- Apolitika Dergisi Seçkisi

Apolitika dergisinin gönlümde apayrı bir yeri var. Öncelikle, ilk anarşizm tedrisatımı ilk aldığım dergi Apolitika’dır. İkincisi, Apolitika’nın üslubu bana anarşist kuramın, bir çok diğer kuramsal bombardımanın yaşandığı siyasette, sıkıcı olmadığını öğretmiştir. Belki bu nedenlerle, bu cildi nispeten uzun tutmaktan gocunmadık. Apolitika, kısacık yayın hayatında, dolu dolu yayınladığı yedi sayısıyla, anarşizmin biraz ciddi, biraz da entelektüel […]

Can Başkent – Türkiye’de Anarşist Düşünce Tarihi -4- Amargi Dergisi Seçkisi

Amargi dergisini düşündüğümde, aklıma ilk gelen sözcük polemik oluyor. Belki İnternet’in yarattığı şımarık ve küstah iletişim kültürünün oluşumundan çok önceleri yayınlanmış olmasındandır, ben bu polemikleri ve tartışmaları oldukça faydalı ve olumlu bulmuşumdur hep. Ateşli, kimi zaman saldırgan ve ironik ve biraz küstah ve ukala, kimi zaman şevkatli bir ton barındıran bu tartışmalar, bana sorarsanız, bugün […]

Bülent Ecevit – Demokratik Sol

Halk İSMAİL CEM – Efendim, önce “halk” kavramı üzerinde durmak istiyorum. Halk deyiminin sizin inançlarınızda ve halkın sizi nitelemesinde önemli bir yeri var. “Halkçı Ecevit” deniyor. “Halk” kavramını ve anlayışınızı açıklar mısınız? Halk Kavramı;  BÜLENT ECEVİT – Bir kere halk ve millet kavramları üzerinde çok genel anlamda durmak isterim. Millet daha çok siyasal bir kavramdır. […]

J.D. Bernal – Marksizm ve Bilim

Birkaç hafta önce Afrika’nın Batı kıyısından seçkin bir şairi Marx’ın Highgate’deki mezarını ziyarete götürmüştüm. İkimiz orada, o sade anıtın yanında öylece beklerken, burada yatan adamın bütün dünyanın her köşesinde nasıl tanındığını, ona ne büyük bir saygı ve hayranlık duyulduğunu düşündüm. Özel bir ilgi gösterdiği ekonomi ve politikada olduğu kadar doğa bilimlerinde ve insan düşüncesinin her […]