Kategori: Felsefe

John M. Ellis – Postmodernizme Hayır

Son on beş yılda yapıbozuculuk, yazın eleştirisi ve kuramında etkili bir duruma geldi ve kuramsal tartışmada yapıbozuculuğun atası olan Jacques Derrida’nın adı başkalarınınkinden daha sık duyuluyor. Bu süre içinde birçok kez yapıbozuculuğun zayıfladığından söz edildiğini işittim, ancak yayınlara bakarak bir yargıya varmak gerekirse, bu yorumlar tutarlı gözlemden çok hüsnü-kuruntuyu yansıtıyor: Yapıbozucu tarzda kitap ve makaleler […]

John Locke – Hoşgörü Üstüne Bir Mektup

Her büyük eser gibi, Hoşgörü Üstüne Bir Mektup da, anlaşılabilmesi için, içinde yeşerdiği özgül tarihî ve kültürel şartların açıklanmasına muhtaç değildir. Bununla birlikte, büyük bir eserin hangi şartlar altında doğduğunu bilmemizin, onu şekillendiren fikirleri kendi doğal tarihleriyle birlikte kavramamıza hizmet edeceği şüphesizdir. Bu tespit, Mektup* için özellikle geçerlidir. Çünkü John Locke bu eserinde, bir taraftan […]

John Gray- Erkekler Marstan Kadınlar Venüsten

Kızımız Lauren’in doğumundan bir hafta sonra karım Bonnie de, ben de yorgunluktan bitkin düşmüştük. Lauren her gece bizi uyandırıyordu. Bonnie’de doğum sırasında yırtık olduğundan ağrı kesiciler kullanıyor, zar zor yürüyebiliyordu. Beş gün evde kalıp ona yardım ettikten sonra işimin başına döndüm. Karım iyiye gidiyor gibiydi. Bir gün ağrı kesici hapları bitmiş. Bana, işyerime telefon edecek […]

John Gray – Ölümsüzleştirme Kurulu

Bilim 19. yüzyıl sonlarında ve 20. yüzyıl başlarında ölümle cebelleşmenin aracına dönüştü. Inǚ sanları ölümlülükten kurtarmak adına bilginin gücüne başvuruldu. Bilim bilime karşı kullanıldı ve büyüye dönük bir mecra haline geldi. Bilim aslında insanların ölünce nihai unutulmayla karşılaşma ve bir canlı türüolarak sonunda yok olma bakımından diğer hayvanlardan farklı olmadığı bir dünyayı açığa çıkarmıştı. Bizzat […]

John Gray – Kara Ayin

Modern siyaset din tarihinden bir kesittir. Son iki yüz yıllık tarihin büyük bölümüne biçim veren önemli devrimci ayaklanmalar inanç tarihine ait olaylardı – Hristiyanlığın uzun dağılma sürecinin ve modern siyaset dininin yükselişinin dönüm noktaları. Yeni binyılın başında kendimizi içinde bulduğumuz dünyaya ütopyacı projeler enkazı yığılmıştır. Bu projeler dinin gerçekliğini yadsıyan seküler bir çerçeve içinde olmakla […]

John Fowles – Aristos (Yaşam Üzerine Notlar)

1,EVRENSEL DURUM Neredeyiz? Bu durum nedir? Bir efendisi var mıdır? Zaman içinde madde bize, hayatta kalarak kazandığımız hakla, iki karşıt ilke tarafından yönetilirmiş gibi gözükür: Yasa, ya da örgütleyici ilke ve Kaos, ya da dağıtıcı ilke. Bu ikisi, bizim için birisi ayırıcı ve inşa edici, ötekisi ise yıkıcı ve zarara yol açıcı bu iki ilke, […]

Johan Huizinga – Ortaçağın Günbatımı

Dünya bundan beş yüzyıl daha gençken, hayatın olayları ortaya daha belirgin çizgilerle çıkmaktaydılar. Bahtsızlıkla talihin yaver gitmesi arasındaki mesafe daha büyüğe benzemekteydi. Henüz her deney, zevkle acının bir çocuğun zihnindeki gibi, dolaysızlık ve mutlaklık basamağında yer almaktaydı. Her eylem, her olay, sabit ve anlatımsal biçimlerle çevreleniyor ve bir ayin derecesine yükseltiliyordu. Doğum, evlilik ve ölüm […]

Jim Holt – Dünya Neden Var

Evrenimiz nereden gelmiştir? Katı varlığı, nihai bir yaratıcı gücün iş başında olduğuna işaret etmez mi? Bu soru, inanan biri tarafından bir ateiste yöneltildiğinde, genellikle iki cevapla karşılaşır. İlki, ateist, böyle “yaratıcı bir güç” koyutlarsanız, onun varlığını açıklamak için başka bir güç koyutlamaya, sonra bir başkasını, ardından bir başkasını koyutlamaya vs. hazır olmanız gerektiğini söyleyebilir. Başka […]

Jiddu Krishnamurti – Yeni Bir Yaşam

Krizlerin ve sorunların dağ gibi büyüdüğü dünyamızda tüm hayat sürecinin kavranmasından doğacak tamamen farklı türde bir ahlâk anlayışına, davranış biçimine ve eylem tarzına acilen ihtiyacımız var. Bu meseleleri siyasi ve örgütsel yöntemlerle, ekonomik düzenlemeler ve değişik reformlarla çözmeye çalışıyoruz, fakat zaman zaman geçici bir rahatlık sağlamalarına rağmen bunların hiçbiri insan varoluşunun karmaşık sorunlarını şimdiye değin […]

Çetin Umut – Herkül

Eski Yunanlıların Heracles, Romalılar ve onlarla birlikte dünyadaki birçok halkın Herkül dedikleri efsanevi kahraman, işin aslında Eski Yunanlıların Olimpos tanrılarıyla ilişkisi olan bir yarı tanrıydı. Hatta bazı yörelerde ve dönemlerde Herkül’e bir tanrı gibi tapılmış, onun adına dünyanın değişik köşelerinde şehirler kurulmuştur. Nitekim bizim ülkemizde de tam üç tane “Herkül Şehri” vardır. Bunlar Marmara Ereğlisi […]

Çağrı Mert Bakırcı – Evrim Kuramı ve Mekanizmaları (evrimin temelleri ve nasıl işlediği üzerine)

Evrimsel biyoloji Charles Darwin’e çok şey borçlu kuşkusuz. Ancak Türlerin Kökeni’nin yayımlanması ardından geçen 150 yılı aşkın süre boyunca gelinen noktada, yüzyılın bilimi sıfatını hak etmesi yanında evrimsel biyolojinin uzman olmayanlarca anlaşılmasının güçleşmesinin yarattığı sıkıntılar da cabası. Evrimin anlaşılmasını güçleştiren temel neden ise, evrimsel biyolojinin popülerleştirilemeyecek denli karmaşık ve dağınık bir kuramsal yapısının bulunuşu değildir. […]

Constantin von Barloewen – Bilgiler Kitabı

Bu girişimin kaynağını birkaç sözcükle açıklamak, kaynağına inmek kolay değil; çünkü bu kaynaktan geriye, bırakmış olduğu büyülenme izlenimi kaldı. En başta Tanca vardı. Avusturyalı multimedya sanatçısı dostum André Heller, Paul Bowles’a takdim edilmenin bir yolunu bulmamı istemişti. Tarih, Mayıs 1997’ydi. Uluslararası televizyon kanalları için Bowles’la bir söyleşi kaydetmek istiyorduk. Kimi şehirler vardır, oradaki varlığınız asla […]

Cicero – Yaşlılık ve Dostluk

Cicero’nun Cato Maior’u İ.Ö.44’te, altmış iki yaşındayken yazdığı kabul edilmektedir. O sırada devlet işlerinden uzak olan Cicero’nun yapıtta Cato’nun ve başka yaşlı kimselerin siyasal eylemlerinden uzunca söz etmesi onun bu yapıtı yalnızca, kendisinin dediği gibi, yaşlılık denen yükü hafifletmek için değil, biraz da, yaşına karşın devlet işlerinde yine de pek yararlı olabileceğini anlatmak için yazdığını […]

Cicero – Yaşlılık ve Dostluk (MEB)

Cicero’nun Cato Maior’u İ.Ö.44’te, altmış iki yaşındayken yazdığı kabul edilmektedir. O sırada devlet işlerinden uzak olan Cicero’nun yapıtta Cato’nun ve başka yaşlı kimselerin siyasal eylemlerinden uzunca söz etmesi onun bu yapıtı yalnızca, kendisinin dediği gibi, yaşlılık denen yükü hafifletmek için değil, biraz da, yaşına karşın devlet işlerinde yine de pek yararlı olabileceğini anlatmak için yazdığını […]

Charles Taylor – Modernliğin Sıkıntıları

Bu kitapta modernliğin bazı sıkıntılarından söz etmek istiyorum. Sıkıntıyla kastettiğim, uygarlığımız “gelişirken”, çağdaş kültürümüzün ve toplumun insanların kayıp ya da çöküş olarak yaşadığı yönleri. İnsanlarda zaman zaman, son yıllarda ya da son 30-40 yılda -diyelim II. Dünya Savaşı’ndan ya da 1950’lerden bu yana- önemli bir çöküşün ortaya çıktığı hissi uyanıyor. Bazen de kayıp yılların çok […]

Charles Darwin – Türlerin Kökeni

Canlı türlerinin oluşumu ve evrimi konusundaki popüler tartışmaların, örneğin izafiyet teorisi hakkındaki tartışmalardan çok daha yoğun ve her zaman güncel olmasının basit bir nedeni vardır. Einstein’ın teorisi insanlar hakkında değildir, insan denilen canlı varlığın varoluş hikâyesiyle ilgilenmez, dinsel dogmalar hakkında dolaysız bir tartışma başlatmaz. Darwin’in evrim teorisi ise, onu dile getirip getirmemekte bin bir tereddüt […]