Okumak Aklın İlacıdır!

Kategori: Felsefe

Charles Bukowski – Pis Moruğun Notları

Orospu çocuğun teki paranın üstüne yatmış, herkes bütün parasını yutulduğunu iddia etmiş ve bu da pokerin sonu olmuştu; dostum Elf ile oturuyordum, çocukken kötü bir hastalık geçirmişti Elf. kuruyup büzülmüş, yıllarca yatakta yatıp lastik bir topu sıkmış, envai çeşit manyakça egzersizler yapmıştı ve bir gün yataktan kalktığında eniyle boyu bir olmuştu, yazar olmayı düşleyen gülen […]

Charles Bukowski – Kaptan Yemeğe Çıktı ve Tayfalar Gemiyi Ele Geçirdi

Hipodromda iyi bir gün. Tahminlerimin tümü tuttu neredeyse. Yine de sıkıcı olabiliyor orası, kazanınca bile. İki koşu arasındaki otuz dakikalık bekleyişler yüzünden; hayatın hiçliğe akıp gidiyor. İnsanlar kasvetli görünüyorlar orda, çiğnenmiş. Ben de aralarındayım. İyi de nereye gideyim? Müzeye mi? Bütün gün evde oturup yazarcılık oynamayı bir düşünün. Küçük bir eşarp bağlayabilirim boynuma. Arada sırada […]

Charles Baudelaire – Yapma Cennetler

Çok ünlü, aynı zamanda da koca bir budala olan bir adam -bu iki niteliğin birbirine pek yakıştığı söylenir; ben de, birçok kez, bunu gözler önüne sermenin buruk zevkini duyacağım- sağlık bakımı ve damak zevki gibi ikili bir bakış açısıyla kaleme alınmış, Sofra üstüne bir kitabın ŞARAP maddesinde, “Şarabın mucidi Nuh Peygamber olarak bilinir; bağ meyvasından […]

Cevdet Kılıç – Bilgelik Hikayeleri

Birisi Thales’e sorar: • Sana göre dünyada biricik devamlı olan şey nedir? • Ümit…, diye cevap verir düşünür; zira bizi en son bırakan budur. • Peki, öyleyse en kolay olan şey nedir? diye sorulunca, • Başkasına nasihat vermek diye karşılık verir. Bazen bir hikmetli söz, hikâye, hatıra, fıkra, fabl; insanın hayatını, düşünce ufkunu, zihniyetini ve […]

Cemil Meriç – Jurnal Cilt 2 – Bütün Eserleri

“Bir çağın ideali, idealin kendisi değildir, herhangi bir idealdir. Ba şka idealler de var. Her çağın, her milletin kendine göre bir güzel anlayışı var… Bütün bu güzellikleri tatmaya çalışalım, genişletelim uϐkumuzu. Geçen devirlerde yaşamak, yani derinleşmek ve ömrü alabildiğine uzatmak; başka ülkelerde yaşamak, başka insanlarla acı çekmek, Başka insanlarla gülmek, damlayken denizleşmek ve ân’ı ebediyete […]

Cemil Meriç – Jurnal Cilt 1 – Bütün Eserleri

“Bu anılarda, hayatımın çeşitli dönemleri iç içe yer alıyor. Halim vaktim yerindeyken sefalet yıllarımdan söz ettiğim oldu, sıkıntılı günlerimde mutluluklarımdan bahsettim. Gençlik yıllarım yaşlılık yıllarıma karıştı. Tecrübe dolu yıllarımın ciddiyeti ile arayış yıllarımın maceraları birbirini dengeledi belki. Şafaktan guruba * hayat güneşimin huzmeleri birbirine karıştı çoğu kez. Bütün bunlar eserime bir tür karışıklık getirdi belki […]

Cemal Yıldırım – Bilim Felsefesi

Çağımızın aydını, her şeyden önce, bilimin anlamı ve bilimsel düşünmenin niteliği üzerinde sağlam bir anlayış kazanmış kişidir. Bu kitabın amacı bu anlayışı başlıca özellikleriyle ortaya koymak, bilimi bir bilgi yığını olarak değil, bir düşünme yöntemi olarak açıklamaktır. Modern dünyanın doğru yorumlanması, hiç şüphe yok ki, en başta “bilim” dediğimiz karmaşık fenomenin iyi anlaşılmasına bağlıdır. Kaldı […]

Cemal Kafadar – Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken

Kim Var İmiş Biz Burada Yoğ İken, sorusunu neden hayatın acılarından dem vuran, “tas tas içtim ağuları sağiken” diyerek başladığı bir şiirin sonunda sorar Karacaoğlan? Kâh âşık kâh düpedüz çapkın sesi ile tanıdığımız şiirlerinde pek görülmeyen, ya da açık edilmeyen bu felseϐi-tarihi duyarlığı, neden kendisine kolayca yakıştıramadığımız eϐkârlı bir şiirin sonuna yerleştirir? Bu soru sizde […]

Carl Sagan – Milyarlarca ve Milyarlarca

“Yirminci yüzyıl üç büyük yenilikle anılacak Yaşamı korumak ve uzatmak; küresel uygarlığımızı tehlikeye atmak da dahil, yaşamı yok etmeye yönelik görülmemiş olanaklar; kendimizin ve evrenin doğası üzerine görülmemiş bilgiler. Bu üç gelişme de iki ucu keskin bir kılıç olan bilim ve teknolojiyle sağlanmıştır.” Kum taneciklerinin sayıya, gelmeyecek kadar sonsuz olduğunu düşünenler vardır. Bazıları ise sayılabilseler […]

Carl Sagan – Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı

1939’un fırtınalı bir sonbahar günüydü. Sokakta, yapraklar küçük girdaplar oluşturarak, savruluyordu. Sıcacık evimizde güvende olmak güzeldi. Annem mutfakla akşam yemeğini hazırlıyordu. Oturduğumuz apartmanda, bana sataşacak, yaşça büyük başka çocuk yoktu. Bir hafta önce, biriyle sıkı bir kavga etmiştim. Bunca yıl sonra kim olduğunu tam olarak anımsayamıyorum; ama sanırım üçüncü katta oturan Snoony Agata idi. Dövüşürken […]

E-Kitap indir & Kitabe © 2018