Kategori: Deneme

Oral Sander – Anka’nın Yükseleşi ve Düşüşü (Osmanlı Diplomasi Tarihi Üzerine Bir Deneme)

Osmanlı devletinin dünya tarihinde gelmiş geçmiş en büyük imparatorluklardan biri olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz. Böyle bir devletin tarihi bugünü kadar genellikle “iç tarih” açısından yazılmış, dünya devletler sistemi içindeki yeni pek az ele alınmıştır. Bu tutumun sonucu olarak, dünya ve özellikle Avrupa güç dengelerindeki yeri, siyasi tarihin ana konusu olan temel gelişmeler ya da […]

Oğuz Demiralp – Kutup Noktası – Ahmet Hamdi Tanpınar

Bir Ahmet Hamdi okuru olarak seviniyorum. Bir Tanpınarsever olarak mutluluk duyuyorum. Artık Tanpınar daha çok, daha iyi tanınıyor. Kitapları satılıyor; yeni baskıları çıkıyor. Kıyıda köşede kalmış çalışmaları, yazıları, mektupları, giderek fotografları bulunup okura kazandırılıyor. “Aydaki Kadın” da günışığına çıktı. Tanpınar’ın değeri daha iyi anlaşılıyor artık. Yalnızca yurdumuzdakilerin değil, Türk yazınını konu edinmiş yabancı araştırmacıların da […]

Oğuz Demiralp – Kör Okur – Sâdık Hidâyet Üzerine Kör Baykuş

Kör Baykuş beni büyülen bir anlatı. Birçok roman, öykü okudum. Ancak benim üzerimde bu etkiyi yapanı sayılıdır. Kör Baykuş’un beni nasıl büyülediğini, anlatıyı ne denli beğendiğimi anlatmak kolay. Doğunun gizemli öykü geleneğiyle Batının fantastik yazınının bir bileşimi, giderek bireşimi… Ancak bütün bunları söylemek Kör Baykuş’un benim üzerimdeki özel büyüleyici etkisini anlatmaya yetmiyor. Neden büyüleyici? Bu […]

Oben Budak – Falan Filan – Aşk, Ayrılıklar, İhanet, Seks

Bugüne kadar hep kadınları dinledim; akıl hocalarım hep kadınlar oldu. Evde bütün gün annemi dinleyerek başladım işe. Sonra çoğunluğu kız olan arkadaşlarımı, okulda ise öğretmenim Şenay Hanım’ı dinleyerek hayatıma devam ettim. İş hayatına girdiğimde de akıl hocalarım yine hep kadın oldu. Kral TV döneminde Şule Bekrioğlu’nu, Konservatuar’da hocam Gül Sabar’ı, ardından vokalistliğini yaptığım Ajda Pekkan’ı […]

Nurdan Gürbilek – Kötü Çocuk Türk

Kötü Çocuk Türk sekiz denemeden oluşuyor. Bunlardan bazılarını bir gazete haberinden, bazılarını bir fotoğraftan, bazılarını bir şarkıdan, daha büyük bir bölümünü ise edebiyat yapıtlarından yola çıkarak yazdım. Bu yazılar, 80’ler Türkiyesi’nde yaşanan kültürel değişimi çözümlemeye çalıştığım Vitrinde Yaşamak adlı kitabın kaldığı yerden başlıyor bir bakıma. Kendini kültürel alanda bir imkânlar dönemi olarak, bir bireyselleşme ve […]

Nihat Genç – Arkası Karanlık Ağaçlar

Üniversite yıllarında etliye sütlüye karışmayan, siyasal, aktüel konularda hiç konuşmayan, sis gibi, uzak beyaz bir arkadaşımız vardı. Kül saçlı, mum yüzlü… Sessizliği derin bir ıstırabın iniltisi mi, yoksa beli bükülmüş zavallı, sarp bir yoksulluğun karlı beyaz resmi mi… Ruh gibi, hayalet gibiydi Macit! Ya da uzak uzak yerlere gelin gitmiş gibi. Bizim gibi, Âdem ve […]

Francis Bacon – Denemeler

“Gerçek nedir?” diye sormuş Pilatus 1 alay ederek, sorusuna bir yanıt da beklememiş. Kuşkusuz, uçarılıktan hoşlanarak kesin bir inancı benimsemeyi boyunduruk altına girmek sayan, gerek düşüncelerinde gerekse davranışlarında özgür kalmak isteyen kişiler vardır. Gerçi böyle kişilerden kurulu felsefe okulları 2 artık ortadan kalkmıştır, ama aynı soydan gelme birtakım söz ebeleri, eskilerin gücünden yoksun olmakla birlikte, […]

Niccolo Machiavelli – Prens

Siyaset kuramcısı, yazar ve devlet adamı Niccolò Machiavelli (1469-1527), hukukçu bir babanın ve kültürlü bir annenin oğlu olarak Floransa’da dünyaya geldi. Yedi yaşında aritmetik ve Latince öğrenmeye başladı; Paolo da Ronciglione gibi önemli öğretmenlerle Latincesini geliştirdi, klasik yazarları okudu. 1494’te, Fransa Kralı VIII. Charles’ın İtalya’ya girmesinin ardından, Mediciler Floransa’dan uzaklaştırılmış, cumhuriyet yönetimine geçilmiş; cumhuriyetin yeni […]

Nazan Bekiroğlu – La Sonsuzluk Hecesi

sonsuzluk hecesi Öyle bir çığlıkla attı ki kendini Adem uykusundan, gerçekte çığlık atıp atmadığını bile bilmedi. Ama iki uyku arasında rüyasının bölündüğü gün gibi gerçekti. Ve başına bir şey gelmiş gibiydi. O zamansızlık zamanında, cennet ırmağının kıyısında Adem, onunla göz göze geldi. Kuşları, tüyleri ürkütmekten korkarcasına elini uzattı yavaşça. Parmaklarının ucundan dökülen yaseminleri gösterdi. İçine […]

Nazan Bekiroğlu – Cümle Kapısı

“Adı: Muhammed. Babası: Ali. Memleketi: Tebriz.” Açık ve sade anlatmak gerek. İki bin üç yılı Nisan ayının ilk gününde Konya toprağına ayak bastığımda, bir tel kopup da ahengin ebediyyen kesilişinin üzerinden hayli zaman geçmişti. Bir haylidir dilim tutulmuş, lâl ü ebkem kesilmiştim. Bir yitiği, bana ait bir parçayı bulmak için yüz vurmuyordum eşiğine tapusuna, kaybetmeye […]

Murat Menteş – Kaosa Mütevazi Bir Katkı

11 Ağustos 1999 gecesi evimin salonunda kahve içip gazete okurken anonim bir culex’in saldırısına uğradım. Bu gözüdönmüş kan emiciyi haklamak için elimdeki gazeteyi katladım ve karşı saldırıya geçtim. Zorlu bir mücadele sonunda onu can alıcı bir gazete darbesiyle duvara mıhladım. Mezkur culex’in kanı salonumun duvarlarından birinde küçümsenebilir bir leke bırakmıştı ve zaten benim gibi barbarca […]

Montesquieu – Kanunların Ruhu Üzerine

Asıl adı Charles-Louis de Secondat olan Montesquieu, 18 Ocak 1689’da Bordeaux’nun üzüm bağları ve şaraplarıyla tanınmış bir kazasında, la Brède’de doğmuştur. Soylu bir aileden olmasına rağmen, yoksullarla kardeş olduğunu hayatı boyunca hatırlasın diye ailesi vaftiz babası olarak ona bir dilenciyi seçmiştir. İlk ve orta öğrenimini, birçok bilgin yetiştirmiş olan Oratoire keşişlerinin Juilly’deki kolejinde bitirmiş, önce […]

Montaigne – Denemeler

Montaigne ülkemizde pek tanınmış olmamakla birlikte bu çevirileri uzun bir önsözle vermeye cesaret edemedim, bunu gerekli görmedim. Çünkü Montaigne eserini zaten kendisini tanıtmak için yazmış. Onunla okuyucu arasına girecek olan herkes boş sözler söylemek tehlikesine düşer. Üstelik de Montaigne’in Türk okurlarına hiç de yabancı gelmeyeceğini sanıyorum: Çünkü yeni Avrupa’nın ana kaynaklarından biri olan bu büyük […]

Ahmet Altan – Karanlıkta Sabah Kuşları

Ahmet Altan’ın kitaplaşmış denemeleriyle, ilk kez Geceyarısı Şarkıları adlı yapıtında tanışmıştı okurlarımız. Büyük bir coşkuyla karşılanan, üst üste yeni basımları yapılan bu denemeler, çarpıcılığıyla, insanı derinlemesine irdeleyişi ve kişinin içsel yaşamını, örtüsüz kimliğini su yüzüne çıkarışıyla okuyanları bir anda etkilemiş, şaşırtmış ve elbette düşündürmüştü. Karanlıkta Sabah Kuşları da aynı tür denemelerden oluşuyor; ancak aşkı ve […]

Albert Camus – Tersi ve Yüzü

“Şu saatte, tüm ülkem bu dünya. Bu güneş ve bu gölgeler, bu sıcak ve havanın derinliklerinden gelen bu soğuk: her şey gökyüzünün tüm doluluğunu acıma duyguma doğru boşalttığı bu pencerede yazılı olduğuna göre, ölen bir şey var mı, yok mu, insanlar acı çekiyorlar mı, çekmiyorlar mı diye düşünmem gerekir mi? Şunu söyleyebilirim, az sonra da […]

Albert Camus – Sisyphos Söyleni

Bu çevirinin başından sonuna kadar sık sık karşılaşacakları “uyumsuz” sözcüğü okurlara biraz bulanık gelebileceği için küçük bir açıklama yapmak yerinde olacak. Bu sözcük, sözlük anlamı “akla, mantığa uymayan, abes, saçma, boş, anlamsız” olan “absürde” sözcüğünün karşılığı olarak kullanılmıştır. Ama Sisyphos Söyleni’nde “absurde” sözcüğü bu anlamı aşar, insan ya da düşünce sözcüklerinin sıfatı olduğu zaman, insan […]