Kategori: Bilim

Gunduz Vassaf – Cehenneme övgü

Gece, düzen güçleri uykudadır. Bürokrasi, askeriye, okullar, polis, kısacası yaşamımızı düzenleyen tüm güçler uykudadır; sokakta devriye gezen nöbetçi polis dışında. Askerler de hepimizden önce yatağa girerler. Dünyanın bu en baskıcı kurumunun mensupları, en erken yatanlardır aynı zamanda. Aslında, tüm totaliter kurumlarda, daha doğrusu, tüm kurumlarda (tüm kurumlar totaliter değil midir zaten?) insan her zaman erken […]

Gulbenkian Komisyonu – Sosyal Bilimleri Açın

CALOUSTE GULBENKİAN VAKFI, 1980’lerin ikinci yarısında, Portekiz ulusunun yirmi birinci yüzyılın başlarında nasıl bir biçim alacağı ya da alabileceği konusunda çok önemli düşünceler üreten, sonradan aldığı adla “Portekiz 2000” projesinin ilk ve verimli bir aşaması olarak, temel çerçeve ile belli başlı sorunları ele alan bir dizi tartışmayı destekledi. Bu düşünceler ve incelemeler Portekizce olarak, “Önümüzdeki […]

Göran Therborn – Dünya Bir Kılavuz

Çoğumuz yeryüzüne acemiyiz. Kendi ülkelerimize; Afrika olsun Avrupa olsun, Latin Amerika olsun Kuzey Amerika ya da Asya’nın bir bölümü olsun kendi bölgemize daha aşinayız; ama kıtaların tamamına aşina olmamız ender rastlanan bir durum. Hepimiz 21. yüzyılın, en azından bir tek şey vaat eden, geçen yüzyıldan çok farklı olacağını ileri süren bir yüzyılın da acemileriyiz. O […]

Nicolaus Copernicus – Göksel Kürelerin Devinimleri Üzerine

Gerçekten de Aziz Babamız, geleceğin nasıl şekilleneceğini kestirebiliyorum; insanlar evrendeki kürelerin devinimlerine dair yazmış olduğum ve Dünya küresine belirli devinimleri yakıştırdığım bu kitaplarımı ellerine alır almaz, düşüncemden ötürü ıslıklanarak sahneden kovulmam gerektiğini haykıracaklar. Kitaplarım, başkalarının onlarla ilgili görüşlerini önemsemeyeceğim ölçüde aklımı başımdan almış değil. Bir filozofun görüşlerinin avamın yargısına bırakılamayacağının da bilincindeyim; zira filozofunki, Tanrı […]

Gottfried Wilhelm Leibniz – Metafizik Üzerine Konuşma

Almanya yakın zamanlara kadar bütünleşememiş bir ülke olmanın, ulusal birimlerin oluştuğu bir dönemde ulusal bir birlik oluşturamamanın sıkıntısını çekecektir. Luther’in öncülüğünde gelişen Reform devinimi böylesi bir bütünlüğün kurulabilmesi yolunda bir adım değil miydi? Leibniz bu konuda şöyle düşünür: “Büyük Reform Batı’da çok şeyin durumunu büyük ölçüde değiştirdi ve bir bölünme getirdi; bu bölünmeyle köken olarak […]

Giovanni Scognamillo – İstanbul Gizemleri

Yüzyıllardan beri İstanbul hakkında pek çok şey yazıldı. İstanbul’lu olan ve olmayanlar yazdı, İstanbul’u bilen ve bilmeyenler, İstanbul’u yaşayan ve yaşamayanlar, içinde bulunanlar ve gelip geçenler yazdı. İstanbul’u Batılılar ve Doğulular yazdı, tüm değişik adları ile, heyecanla, merak, ilgi ve sevgi ile, şaşırarak, bazen bozularak İstanbul yazıldı, yazılıyor ve hiç durmaksızın yazılacak, anlatılacak ve araştırılacaktır, […]

Georges Politzer – Felsefenin Temel İlkeleri

“FELSEFE”, işte öyle bir sözcük ki, her şeyden önce, emekçilerin pek çoğunda hiç de güven uyandırmaz. Emekçiler der ki, filozof, ayakları yere basmayan kimsedir. Yiğit insanları “felsefe yapmaya” çağırmak, belki de onları ip üstünde bir cambazlık gösterisine çağırmak gibi bir şeydir diye düşünürler. Bu gösteriden sonra başımız dönecek… Felsefe çok kez şöyle görünür: gerçeklikle ilgisi […]

Georges Politzer – Felsefenin Başlangıç İlkeleri

SIK SIK şöyle denir: Georges Politzer her şeyden önce Gülüştür. Meydan okumanın Gülüşü; başkaldırmanın değil, devrimcinin Gülüşü; anarşistin değil, tarihin mahkumiyet hükmünden kurtulmak için eski dünyanın güçleriyle açıkça alay eden marksistin Gülüşü. Zincirler içinde, Pucheu’nün karşısında, Gestaponun işkenceleri içinde bile, galip gelenin Gülüşü; infaz mangasının karşısında, galip gelenin Gülüşü. Georges Politzer, 1903’te doğmuştu. Macaristan’ın kuzeyindeki […]

Georges Perec – Bir Paris Semtinin Tüketilme Denemesi

Saint-Sulpice meydanında birçok şey vardır, Örneğin: bir belediye binası; bir vergi dairesi; bir karakol; birinde sigara satılan üç kafe; bir sinema; yapımında Le Vau, Gittard, Oppenord, Servandoni ve Chalgrin’ in çalıştığı, 624 ile 644 yıllan arasında Bourges piskoposu olan, aziz günü 17 Ocak’ta kutlanan, Clotaire II dönemi rahibinin adını taşıyan bir kilise; bir kitapçı; bir […]

Georges Bataille – İç Deney

“İç Deney”, Georges Bataille’ın “Erotizm” adlı yapıtından sonra Türkçe’ye çevrilen ikinci kitabı. İç Deney, Bataille’ın bir yapıtının ismi olmasına karşın, aynı zamanda onun felsefik tavrını özetlemektedir. Aslında Bataille’ın tüm yapıtlarını bir iç deneyim olarak görmek olanaklıdır. Bataille’ı okumak için, iç deneyin onun için ne anlama geldiğini açığa çıkarmak gerekir. İnsan sıradan günlük yaşamının içinde birden […]

Georges Bataille – Edebiyat ve Kotuluk

Benim bağlı olduğum kuşak, doğrusu oldukça firtınalı bir dönemde yaşadı. Edebiyat dünyasına gözlerimizi açtığımızda, ortalık gerçeküstücülüğün çalkantısıyla 1 sarsılıyordu. Birinci Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda taşkın bir duygu egemendi ortama. Edebiyat da, kendine çizilen sınırlar içinde neredeyse boğulmak üzereydi. Adeta bir devrimin tohumlarını barındırıyordu içinde. Okuyacağınız incelemeyi gerçekleştiren insanın, şu anda olgunluk çağını sürmekte olduğunu hatırlatmak […]

André Comte Sponville – Felsefeyi Takdimimdir

“Felsefe, bilgelik alıştırması ve öğretişidir.” KANT;  Felsefe yapmak kendi kendine düşünmektir, ama kimse öncelikle sadece di ğerlerinin ve özellikle de geçmişin büyük felsefecilerinin düşüncelerine dayanarak geçerli bir felsefe yapmaya ulaşamaz. Felsefe, sadece bir macera değil; aynı zamanda çabasız, oku-masız ve araçsız ilerlemeyen bir iştir. İlk adımlar fazlasıyla cesaret kırıcı, çoğu kez zor ve can sıkıcıdır. […]

André Breton – Sürrealist Manifestolar

Hayattaki -demek istediğim, gerçek hayattaki- en kırılgan şeylere dair inanç öylesine güçlüdür ki, en sonunda bu inanç kaybolup gider. Her geçen gün kaderinden daha çok hoşnutsuz olan müzmin hayalperest insanoğlu kullanmaya yöneltildiği nesneleri, kayıtsızlığının yoluna çıkardığı veya en azından şansını (ya da şans dediği şeyi!) denemeyi reddetmeyip çalışmayı kabul ettiğinden, hemen hemen her zaman kendi […]

Amit Goswami – Kendini bilen evren

Kuantum mekaniği bize daha geniş bir perspektif, algılayışımızı yeni bir aleme genişleten yeni bir bağlam vermektedir. Doğayı ayrı biçimler, dalgalar ya da parçacıklar olarak görebilir ya da tamamlayıcılığı keşfedebiliriz: Dalgaların ve parçacıkların, aynı şeye özgü olduğu fikrini. Rüzgarları, dalgaları, gelgitleri ve yerçekimini dizginledik sayılır. Sevgi enerjilerini dizginlemeye başlayabilir miyiz? Tüm potansiyelimize, yani kuantum ve klasik […]

Amin Maalouf – Ölümcül Kimlikler

1976’da Lübnan’ı terk edip Fransa’ya yerleştiğimden beri, son derece iyi niyetli olarak, kendimi “daha çok Fransız” mı, yoksa “daha çok Lübnanlı” mı hissettiğim ne kadar çok sorulmuştur bana. Cevabım hiç değişmez: “Her ikisi de!” Herhangi bir denge ya da haktanırlık endişesi yüzünden değil, ama cevabım farklı olsaydı, yalan söylemiş olurdum. Beni bir başkası değil de […]

Stalinizmin Doğuşu – Michal Reiman – “İkinci Devrim”in Arifesinde SSCB

Michal Reiman’ın Stalinizm’in Doğuşu adlı yapıtı, aslı 1979’da Almanca olarak yayımlanan önemli bir kitaptır. Önde gelen Çek tarihçisi, Komünist Parti ve Komintern görevlisi Pavel Reiman’ın oğlu olarak 1930’da Moskova’da doğan Michal Reiman, Prag’taki Karl Üniversite-si’nden doktora derecesi aldı. Ondokuzuncu yüzyıldaki Çek sosyal demokrasisini incelediği ilk büyük çalışması 1958’de çıktı. 1960’larda Re-iman araştırmalarını Rus tarihine kaydırdı. […]