Timur Kuran – İslam’ın Ekonomik Yüzleri

1989-1997 döneminde yayımlanmış altı makalemin Türkçe çevirisini bir araya getiren bu kitabın amacı, İslâm’ın ilkelerini günümüzün ekonomilerine, özellikle de İslâm dünyasındaki ekonomik yaşama uygulama çabalarına ışık tutmaktır.

İslâm bankacılığı ve İslâm sermayesi gibi olguların son çeyrek yüzyılda aralarında Türkiye’nin de bulunduğu bir çok ülkenin ekonomi sahnesine çıktıkları ve giderek önem kazandıkları bilinmektedir. Ancak “ekonomik İslâmlaşma” akımının mantığını, küresel boyutunu ve dinamiğini kapsamlı bir biçimde inceleyen yapıtlar yok denecek kadar azdır.

“İslâm ekonomisi” kavramının bile ne zaman, hangi ülkede, kim tarafından ve hangi nedenlerle oluşturulduğu pek soruşturulmamış, “İslâm’a dönüş” programları çerçevesinde başlatılan ekonomik uygulamalar da yeterince incelenmemiştir. Elinizdeki kitabın bu gibi açıkları bir ölçüde kapatacağını ümit ediyorum.

Ekonomik İslâmlaşma konusundaki bütün çalışmalarım kitaba alınmamış, birbirlerini tamamlayan birkaç makalenin seçilmesine özen gösterilmiştir. Bu makalelerin İngilizce orijinalleri ayrı zamanlarda yazılmış ve değişik dergi ya da kitaplarda yayımlanmış olmasına karşın kitapta fazla tekrar bulunmamaktadır.

Bu bakımdan bunların ortadan kaldırılmasına gerek görülmemiş, herhangi bir makalenin bütünlüğünü ya da dengesini bozacak bir kesinti yapılmamıştır. Kitabın her bölümü orijinaline sadık kalmış, ilk basım tarihinden sonraki gelişmeler ışığında sunulmuş yorumlar değiştirilmemiştir.

Kitaba alınan makaleler, orijinallerinin yayımlanma sırasına göre dizilmemiş, okurun konudan konuya rahatça geçmesine olanak tanıyan bir sıralama seçilmiştir. Birinci bölüm İslâm ekonomisi kisvesi altında girişilen çeşitli reform ve uygulamaları eleştirmekte, ikinci bölüm de İslâm bankalarını, zekât sistemlerini ve İslâmi işyerlerini kapsayan ve çeşitli kentlerde yer edinmiş olan İslâmi alt-ekonomileri incelemektedir.

Üçüncü bölüm ise, lâik ve kişisel özgürlükleri korumaya azimli bir toplum açısından ekonomik İslâmlaşmanın ne ölçüde ve hangi bakımlardan tehdit oluşturduğu sorusunu yanıtlamaya çalışmaktadır. Bu bölümün bir savı, ekonomik İslâmlaşmanın kalkınmaya zararlı yönleri bulunduğudur.

Ancak ekonomik İslâmlaşmayı körükleyen toplumsal sorunlara kalıcı çözümler bulunmadıkça bu akımın güçlenerek süreceği görüşü de savunulacaktır. Ayrıca İslâmlaşma çerçevesinde geliştirilen her ekonomik kurumun ekonomiyi baltalamadığı, kimisinin ekonomik yararlar sağladığı vurgulanacaktır.

Ekonomik İslâmlaşmanın toplumsal sorunlar nedeniyle güçlenmiş ya da güçlenmekte oluşu İslâm ekonomisi kavramının ekonomik nedenlerden doğduğu anlamına gelmez. Dördüncü bölümde göreceğimiz gibi bu kavram, ekonomik sorunlara çözüm bulmak yerine bir kimlik sorununu, özellikle de Hint Müslümanlarının kimlik sorununu çözmek amacıyla geliştirilmiştir, işte bu nedenledir ki İslâm ekonomisi sağlam ekonomik temellere oturmamış, ekonomik başarıları sembolik mesajları yanında önemsiz kalmıştır.

Beşinci bölüm, bu doktrinin ekonomik adalet kavramını bile açıklığa kavuşturamadığını, İslâmi ilkelere göre işleyen bir ekonominin bildiğimiz pazar ekonomilerinden daha adaletli olacağını kağıt üzerinde bile gösteremediğini ortaya koyacaktır.

İslâm ekonomisi doktrinini anlamaya ve sınamaya yönelik çalışmalarım doktora eğitimimi tamamladığım 1982 yılında başlar. Bu doktrinin mantığını ve metodolojisini soruşturan ilk makalem ise, 1983 yılında yayımlandı. Bunu takip eden on yıl boyunca bu sahadaki araştırmalarım giderek beni, kendilerini “İslâm iktisatçısı” olarak tanıtan pek çok düşünürün İslâm ya da Yakın Doğu ekonomi tarihini iyi bilmediğine, özellikle de Orta Çağ koşullarında iyi işlemiş olan İslâm kurumlarının daha sonra neden yozlaştıklarını ya da işlevlerini yitirdiklerini anlamadığına inandırdı.

Bu nedenle 1990’lı yılların ortalarında çalışmalarımı İslâm ekonomi tarihinin dinamiğini anlamaya yönlendirdim. Elinizdeki kitabın altıncı ve son bölümü, işte bu çabanın ilk ürünüdür. Amacı, İslâm dünyasının Batı’nın ekonomik gelişmesine neden ayak uyduramadığını açıklamaya yönelik bilimsel yapıtları sınıflandırmak, eleştirmek ve kapsamlı bir açıklamanın yanıtlaması gereken soruları ortaya koymaktır. O ilk makalenin kaleme alındığı 1996 yılından bu yana hızlanan bir tempoyla o sorularla uğraşmaktayım.

Hem İslâm dünyasının ekonomi tarihini hem de günümüzdeki İslâmcıların din adına geliştirmeye çalıştığı kurumları incelemekten bir şey öğrenmişsem, o da İslâm’a dayandığı söylenen çağdaş ekonomik yaklaşımlarla İslâm tarihinde görülen ekonomik yaklaşımlar arasında uçurumlar bulunduğudur. Bu bakımdan kitaba İslâm’ın Ekonomik Yüzleri başlığını uygun gördüm. Kaldı ki, çağımızdaki İslâmcı yorumlar arasında bile büyük tutarsızlıklar bulunmaktadır.

Kitaptaki altı bölümün ortak bir teması, İslâm’dan esinlenen ekonomik program ve uygulamaların yedinci yüzyıldan günümüze dek hep çeşitlilik gösterdiğidir. Bir başka ortak tema da, gerek geçmişteki ekonomik yaklaşımların gerekse günümüzdekilerin çelişkiler ve belirsizlikler içerdiğidir.

ilerideki her bölümde herhangi bir ekonomik İslâmlaşma programının bile birkaç yüzü olabileceği örneklerle kanıtlanacaktır. Kitaba giren makalelerin İngilizce orijinalleri hazırlanırken öğütleri, yorumları, eleştirileri ve teknik yardımlarıyla metnin olgunlaşmasına katkıda bulunanlara her bölümün başında şükran borcumu belirtiyorum.

Burada, bu makalelerin çevirisini gerçekleştiren Yasemin Tezgiden’e teşekkürlerimi sunmak isterim. Hem çevirinin akıcılığını biraz olsun arttırmak hem de seçilen terimlerin tutarlılığını sağlamak için Tezgiden’in yaptığı çevirinin redaksiyonu tarafımdan yapıldı.

Detaylarla uğraşmayı abarttığımı yüzüme vurmayarak revizyonlarımın bitmesini sabırla beklediği için Tezgiden’e ayrıca teşekkür ediyorum. Latin alfabesiyle yazılan dillerdeki şahıs adları olduğu gibi yazılmış, diğer dillerdekiler ise, metnin içinde Türkçeleşmiş biçimleriyle verilmiştir. Buna karşın, aynı şahısların yapıtlarına atıfta bulunulduğunda o yapıtlardaki yazım esas alınmıştır.

Örneğin, Pakistan’daki Cemaat-i İslâmi’nin kurucusu metinde “Mevdudi” olarak geçecek, Mevdudi’nin İngilizce’ye çevrilmiş yapıtları ise, kaynakçaya “Mawdudi” olarak girecektir. Kaynaklardaki yazımları bozmamaktaki amaç, onları bulup okumaya çalışmak isteyen okurlara kolaylık sağlamaktır. Timur Kuran Los Angeles, Kasım 2001

('Francis Bacon; Okumak bir insanı doldurur; Konuşmak onu hazırlar; Yazmak ise olgunlaştırır.')

Bu kitabı herkes okumalı diyorsan kitap hakkındaki düşüncelerini yorum bölümüne yazabilir ve binlerce kişinin bu kitabı okumasına vesile olabilirsin! ; Kitabe.org

Bu Kitap Neden Okunmalı?

avatar