Osmanzade Hüseyin Vassaf – Hicaz Hatıratı

Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kütüphanesi’nin Yazmalar bölümünde 368 numarada kayıtlı bulunan bu eser, rik’a hatla, yazarın kendi hattıyla yazılmıştır. Eser, 328 sayfadır. Eser, âdi bir deftere yazılmıştır. İlk sayfasında “Hicaz Hatırası” biçiminde bir kayıt yer almaktadır. Bu kaydın altında “sene 1323” yazılıdır. Altında da “Muharriri: Hüseyin Vassaf, Gülşeni-i Uşşâkî-i Halveti” ifadesi yer almaktadır.

Bu ifadelerin altında Hüseyin Vassaf’ın mührü ve imzası bulunmaktadır. Bu kayıtların sol tarafında da kırmızı kalemle “Bu bir müsveddedir, Tebyiz olunmuşdur. Nüsha-i mübeyyızası nezdi fakiranemde alıkonularak müsvedde halinde olanı mefhar-i tarik-i Uşşakî Muhammed Hazmi Efendi kardeşime bir hatıra-i muhabbet olarak takdim olundu” denilmektedir.

Yazarın Süleymaniye Kütüphanesi ’ne vakfedilen kitapları arasında bu eserin “nüsha-i mübeyyızası” yoktur. Yazarın bazı eserlerinin Karababa Tekkesi ’nde olduğu ifade edilmekte ise de, “nüsha-i mübeyyıza”nın tekkedeki kitaplar arasında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu ilk sayfadan sonra 4 sayfalık kısım fihriste ayrılmıştır.

Fihristten sonraki bir sayfa boştur. Boş sayfadan sonraki sayfada “Hâtıra-i Hicâziyye” biçiminde kitabın adı yer almaktadır. Buraya kadar olan yedi sayfalık kısım, numaralandırılmamıştır. Bundan sonraki sayfalar numaralanmıştır.

Önsöz yerine geçen ve “İfade-i Meram ” başlığını taşıyan sayfa, birinci sayfadır. “İfade-i Meram” ikinci sayfada tamalanmaktadır. Hüseyin Vassaf, bu sayfanın sonunda da, eserine “Hâtıra-i Hicâziyye” adını verdiğini ifade etmektedir. Eserin başlangıç sayfasındaki “Hicaz Hatırası” ile bu sayfadaki “Hâtıra-i Hicâziyye” tamlaması aynı anlamı ifade etmektedir.

Eser, günlük biçiminde yazılmış olmasına rağmen hatırat özelliği taşımaktadır. Bu nedenle eseri, Hicaz Hatıratı biçiminde adlandırıyoruz. 28 Aralık 1905 tarihinde deniz yoluyla hacca gitmenin hazırlığı içinde olan Hüseyin Vassaf, kendisinden kaynaklanmayan bazı engeller nedeniyle 2 Ocak 1906 tarihinde yola çıkar.

Hüseyin Vassaf’ın hac ibadetini gerçekleştirerek İstanbul ’a dönüşü 12 Nisan1906 gününün sabahıdır. Yola çıkışıyla, dönüşü 110 günlük bir zamanı kapsamaktadır. İstanbul’dan yola çıkan vapur, Gelibolu ’dan, Çanakkale’den ve Ege denizindeki adaların arasından geçerek Akdeniz’e açılır. Beyrut, Sayda, Port Sait, Süveyş ve Kızıl Deniz yoluyla Cidde’ye ulaşır.

Yazarın Cidde’den Mekke ’ye gidişi, Mekke’den Cidde’ye gelişi kara yoluyla, deve sırtında gerçekleşir. Cidde’den Yenbu şehrine deniz yoluyla gelen yazar, Yenbu’dan Medine’ye, Medine’den Yenbu şehrine deve üzerinde yolculuk yapar. Yenbu’dan İstanbul’a gelişi de deniz yoluyla gerçekleşir. Eser, hatırat özelliği taşımakla birlikte günlük şeklinde yazılmıştır.

Başlangıçta hicri tarihle birlikte rumi tarihe de yer verilmiştir. Genelde hicri tarih kullanılmıştır. Yazarın kaydını esas aldım, ona göre hareket ettim. Okuyucunun intibakını sağlamak amacıyla gerek hicri ve rumi tarihlerin, gerekse hicri tarihlerin verildiği yerlere parantez içinde miladi tarihleri de ekledim. Belirtilen tarihin hangi gün olduğunu yazdım.

Okuyucuyu rahatlatmak amacıyla eserin orjinalitesine dokunmayarak bölümlerine ayırdık. Eseri, 7 bölüm halinde sunduk. Eserin orijinal özelliğine sadık kalındı. Orijinal sayfa numaraları köşeli parantez [ ] içinde sunuldu.

Eserin metni içinde yer alan başlıklarla, eserin baş kısmındaki fihristte yer alan başlıkların bazıları farklılık göstermektedir. Genelde metin içindeki başlıkları esas aldık. Fihristteki başlılardan da yararlandık. Metin içinde olmayan ve fihrist kısmında kayıtlı bulunmayan bazı başlıklara da yer verdik. Tarafımızdan eklenen bu başlıklar ( ) içinde sunuldu.

Hüseyin Vassaf, eserinin orijinal bir özellik arzetmesini istemiş, eserini görsel malzemelerle ve belgelerle süslemiştir. 328 sayfa tutarındaki eserin 40-45 sayfası fotoğraflara ayrılmıştır. Bazı sayfalara iki fotoğraf, bazılarına bir fotoğraf yerleştirmiştir. Bazı sayfaların da belirli bir kısmını fotoğrafa ayırmıştır. Hüseyin Vassaf, bazı mekanları ve bazı eşyaları kendisi çizmiştir.

Bu çizimler sayfalar arasına yerleştirilmiştir. Elimizde bulunan nüshanın temize çekilmesi halinde fotoğrafların geneli yapıştırıldıkları yerden koparılmıştır. Bu koparılma anında sayfalar örselenmiş, bazı sayfalarda yırtılmalar olmuştur. Hüseyin Vassaf’ın eserinde yer alan çizimleri ve fotoğrafları hazırladığımız bu çalışmaya aktardık. Kaybolan fotoğrafların yerine de -mümkün olduğu ölçüde- 100 yıl öncesinin fotoğraflarını yerleştirmeye çalıştık.

İbrahim Rifat Paşa’nın Mir’âtü’l-Haremeyn’i ile Eyüp Sabri Paşa’nın Mirâtü’l-Haremeyn’indeki fotoğraflardan ve resimlerden faydalandık. Bunun dışında farklı kaynaklara da baş vurduk. Fotoğrafların koparılması halinde bazı sayfalarda belirli kelimeler okunamamıştır. Okunamayan bu kelimeler dipnotlarda tek tek belirtilmiştir.

Metin içinde okuyamadığımız, okuyupta emin olamadığımız kelimelerin önüne parantez açılmış, kelimenin asli biçimi kaydedilmiştir. Eserin metninde geçen ve yazar tarafından anlamı belirtilmeyen duaların, ayetlerin, hadislerin, Arapça şiirlerin ve kitabelerin Türkçe tercümeleri dip notta verildi. Hüseyin Vassaf’ın az sayıdaki dip notunun sonuna (Vassaf) adını kaydettik. Tarafımızdan yazılan dip notları olduğu gibi bıraktık, eklenti yapmadık.

Hatıratın sonuna “Açıklayıcı Notlar” adıyla bir bölüm ekledik. Okuyucunun eserden rahatça yararlanmasını istedik. Eserin sonuna bir de “Dizin” ekledik. Yazarın diline, üslubuna kesinlikle müdahalede bulunmadık. Eserde yer alan ve özellik arzeden özel kelimelerin okunması konusunda Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Ziya Kazıcı ’nın, Prof. Dr. Ahmet Turan Arslan ’ın yardımlarını gördüm.

Çözmekte zorlandığım Arapça metinlerin çevirisinde de İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ekrem Demirli , öğretmen arkadaşım Ramazan Işık, yayıncı dostum Abbas Akyüz yardımcı oldular. Eserin hazırlanması aşamasında tereddüt ettiğim bazı kelimelerin okunuşu konusunda Ömer Hakan Özalp’la istişarede bulundum. Bana zaman ayırarak yardımcı olmak lutfunda bulunan tüm gönül dostlarıma teşekkür ediyorum.

('Francis Bacon; Okumak bir insanı doldurur; Konuşmak onu hazırlar; Yazmak ise olgunlaştırır.')

Bu kitabı herkes okumalı diyorsan kitap hakkındaki düşüncelerini yorum bölümüne yazabilir ve binlerce kişinin bu kitabı okumasına vesile olabilirsin! ; Kitabe.org

Bu Kitap Neden Okunmalı?

avatar