Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi – 17 (Hayal)

İslâm düşüncesinde insanî nefsin idrak güçlerinden biri; âlemdeki bir varlık mertebesinin adı. Arapça’da “zannetmek ve benzetmek” anlamlarına gelen hayl (hayelân) kökünden gelen bir isimdir. Hayâl ve hayâlet, uyku yahut uyanıklık halinde insana gerçekmiş gibi görünen sûrettir.

Burada söz konusu olan gerçek değil gerçeğin gölgesi, aynadaki yansıması veya rüyadaki timsalidir. Dolayısıyla hayal sözlükte “bir şeyin gerçeği zannedilen veya gerçeğine benzeyen, benzetilen görüntüsü” anlamına gelir ve tahayyül, zan, teşebbüh kelimeleriyle aynı veya yakın anlamda kullanılır (Lisânü’lǾArab, “ħyl” md.).

Kur’ân-ı Kerîm’de, “Bir de baktı ki büyüleri sayesinde ipleri ve sopaları kendisine koşuyormuş gibi görünüyor” (Tâhâ 20/66) meâlindeki âyette “tahyîl”, çeşitli hadislerde “tahayyül” şeklindeki kullanımlar (Müsned, I, 279, 450; V, 445; Buhârî, “Cizye”, 14, “Riķāķ”, 51; Tirmizî, “Cennet”, 15, “Ķıyâmet”, 17; Nesâî, “Zekât”, 9) gerçek sanılan veya gerçeğe benzetilen idrake işaret etmektedir.

Hayalin bir idrak gücü olarak ele alınışı, İslâm düşünce tarihinde üç grupta incelenebilecek olan farklı görüşlerin ortaya çıkmasına yol açmıştır.

İndir | Yandex

Bu Kitap Neden Okunmalı?

avatar