John Scalzi – Yaşlı Adamın Savaşı

Yetmiş beşinci doğum günümde iki şey yaptım. Önce karımın mezarını ziyaret ettim. Sonra da askere yazıldım. Bu ikisi arasında daha az dramatik olan, Kathy’nin mezarını ziyaret etmekti. Kathy yaşadığım ve birlikte çocuklarımızı büyüttüğümüz yerden iki kilometre bile uzakta olmayan Harris Deresi Mezarlığı’na gömülü. Onu bu mezarlığa gömmek, olması gerektiğinden daha zordu belki de; bir cenazeye […]

John Scalzi – Kırmızı Üniformalılar

Asteğmen Tom Davis üstünde oturduğu iri kayadan engin mağaranın karşısındaki ikinci ve daha iri bir kayaya tünemiş Kaptan Lucius Abernathy’ye, Bilim Subayı Q’eeng’e ve Başmühendis Paul West’e bakarak aklından şöyle geçirdi: İşte şimdi hapı yuttuk. “Borgovya Toprak Solucanları!” diyen Kaptan Abernathy, avcuyla kayasına bir şaplak attı. “Bilmem gerekirdi.” Bilmen mi gerekirdi? Nasıl oldu da bilemedin? […]

John Saul – Kör Gazap

Yol boyunca yavaş yavaş ilerliyordu; adımları dikkatliydi ama kararsız değildi. Yolun yabancısı sayılmazdı. Ne zaman sola, ne zaman sağa sapılacağını, nerede yolun ortasından gidileceğini nerdeyse içgüdüsel olarak biliyordu. Siyah giysisi ve aynı renkte bonesiyle, on iki yaşındaki bir çocuktan çok, yaşlı bir kadın gibi görünüyordu uzaktan. Elinden eksik etmediği bastonu da bu izlenimi güçlendiriyordu. Yüzü […]

John Reed – Dünyayı Sarsan On Gün

Bu kitap tarihin yoğun bir parçasıdır; kendi gözümle gördüğüm bir tarih… Bu kitap, işçilerle askerlerin önderliğini yapan Bolşeviklerin Rusya’da Kasım Devrimi’yle1 iktidarı nasıl ele aldığını ve sovyetlere nasıl verdiğini ayrıntılı olarak anlatan bir hikâyedir, başka bir şey olmak iddiasında değildir. Kitapta daha çok devrimin başkenti ve yüreği olan “Kızıl Petrograd” anlatılmıştır. Ama okuyucunun, Petrograd’da olup […]

John Rector – Paranoya

Rüyamda evde biri vardı. Aniden bunun bir rüya olmayabileceğini fark edip gözlerimi açtım. Pencereden gelen parlak ışık beynimi delip geçiyordu sanki. Üzerimde günlük kıyafetlerim, ayağımda ayakkabılarımla yatıyordum. Çarşaflar çamur içindeydi. Yatakta yavaşça doğruldum. Koridordan ayak sesleri geliyor, odama usulca yaklaşıyordu. “Günaydın, Dex!” Greg, üzerinde üniformasıyla eşikte dikiliyordu. Sebepsiz yere gülümsedim. Onu böyle görmeye alışık olmama […]

John R. Searle – Zihin Dil ve Toplum

Çeşitli konular üzerinde bir kitap yazan herkes, neticede bu çeşitli konuların birbiriyle nasıl alakalı olduklarını açıklayan bir kitap yazmak için bir dürtü hissetmelidir. Bütün bunlar arasında nasıl bir bağlantı kuruluyor? Elinizdeki kitap, işte bu türden bir kitaptır. Burada ben, en azından özet olarak zihin, dil ve topluma dair bir kısım görüşlerimi, bunların birbiriyle nasıl ilişkili […]

John Perkins – Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – 2

Bu kitap Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları I’in bıraktığı yerden başlar. 2004 yılında ilk kitabımı yazmayı bitirdiğimde, birilerinin benim ekonomik tetikçi (ET) olarak yaşadığım hayatı okumakla ilgilenip ilgilenmeyeceği konusunda hiçbir fikrim yoktu. İtiraf etme gereği duyduğum olayları anlatmaya karar vermiştim. Sonrasında ABD’yi ve öteki ülkeleri dolaştıkça, konuşmalar yaptıkça, tartışma programlarına katıldıkça ve geleceğimiz için kaygılar taşıyan […]

John Perkins – Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları – 1

Ekonomik tetikçi (ET) dediğim kişiler, birçok ülkeyi trilyonlarca dolar dolandıran yüksek ücretli profesyonellerdir. Bu kişiler, Dünya Bankası, Birleşik Devletler Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) ve diğer yabancı ‘yardım’ kuruluşlarından büyük şirketlerin kasalarına ve gezegenimizin doğal kaynaklarını kontrol eden birkaç varlıklı ailenin ceplerine para aktarırlar. Kullandıkları araçlar arasında sahte finansal raporlar, hileli seçimler, rüşvet, zorbalık, seks ve […]

Dan Brown – Da Vinci Şifresi

Sion Tarikatı —1099 yılında kurulmuş olan gizli Avrupa cemiyeti- gerçek bir topluluktur. 1975 yılında Paris’in Milli Kütüphanesi, Sir Isaac Newton, Botticelli, Victor Hugo ve Leonardo da Vinci de dahil olmak üzere, Sion Tarikatı’nın sayısız üyelerinin isimlerini içeren, Les Dossiers Secrets{1} diye bilinen parşömenleri ortaya çıkarmıştır. Opus Dei olarak bilinen Vatikan Piskoposluğu, beyin yıkama, baskı ve […]

Dan Brown – Cehennem

Bu romanda bahsi geçen tüm sanat ve edebiyat eserleri ile bilim ve tarih gerçektir. “Konsorsiyum” yedi farklı ülkede şubeleri bulunan özel bir kuruluştur. Güvenlik ve mahremiyetini korumak için ismi değiştirilmiştir. Cehennem, Dante Alighieri’nin epik şiiri İlahi Komedya’da betimlenen yeraltı dünyasıdır. Eserde cehennem, “Gölge” denilen varlıkların, yani yaşamla ölüm arasındaki bedensiz vücutların bulunduğu, çok ayrıntılı bir […]

John Mitchinson, John Lloyd – Cahillikler Kitabi

İnsan soyunun, evrenin nasıl işlediğini temel olarak anladığına dair bir kanı var. Sen ya da ben değil elbette, ama bir ihtimal “bilimciler” ya da “uzmanlar”. Maalesef durum böyle değil. Thomas Edison’un (ki ampulü icat eden adam değildir) sözleriyle: “Herhangi bir şey hakkında yüzde birin milyonda biri kadar şey bilmiyoruz.” Bu kitap, çok fazla şey bilmediklerini […]

John Maynard Keynes – Para Üzerine Bir İnceleme

Bu incelemenin III. ve IV. Kitaplarında, para kuramının temel sorunlarına dair yeni bir yaklaşım aracı öneriyorum. Benim hedefim, sadece statik dengenin değil, fakat dengesizliğin de karakteristiklerini tasvir etmekte yararlı bir yöntem bulmak ve parasal sistemin bir denge konumundan diğerine geçişini yöneten dinamiğin kanunlarını keşfetmek olmuştu. Bu tartışma Salt Para Kuramı ile ilgili birinci cildin çekirdeğini […]

John M. Ellis – Postmodernizme Hayır

Son on beş yılda yapıbozuculuk, yazın eleştirisi ve kuramında etkili bir duruma geldi ve kuramsal tartışmada yapıbozuculuğun atası olan Jacques Derrida’nın adı başkalarınınkinden daha sık duyuluyor. Bu süre içinde birçok kez yapıbozuculuğun zayıfladığından söz edildiğini işittim, ancak yayınlara bakarak bir yargıya varmak gerekirse, bu yorumlar tutarlı gözlemden çok hüsnü-kuruntuyu yansıtıyor: Yapıbozucu tarzda kitap ve makaleler […]

John Locke – Hoşgörü Üstüne Bir Mektup

Her büyük eser gibi, Hoşgörü Üstüne Bir Mektup da, anlaşılabilmesi için, içinde yeşerdiği özgül tarihî ve kültürel şartların açıklanmasına muhtaç değildir. Bununla birlikte, büyük bir eserin hangi şartlar altında doğduğunu bilmemizin, onu şekillendiren fikirleri kendi doğal tarihleriyle birlikte kavramamıza hizmet edeceği şüphesizdir. Bu tespit, Mektup* için özellikle geçerlidir. Çünkü John Locke bu eserinde, bir taraftan […]

John Le Carre – Soğuktan Gelen Casus

Amerikalı, Leamas’a bir fincan kahve daha uzattı. «Neden gidip Ket etmez. Açığa çıkarıldı bir kere, kaçıyor, korku içinde. Mundt’un adamları peşinde. Bir tek şansı var. Bırak da zamanını kendi seçsin.» Genç adam duraksadı; hem gitmek istiyor, hem de gideceği anı tam olarpk kestiremiyordu. Barakanın içinde bir telefon çaldı. Birden kulaklarını dikip beklediler. Bir polis Almanca […]

John Le Carre – Küçük Trampetçi Kız

Alman yetkililerinin her ne kadar olayı bilmelerine imkân yoksa da, ortaya kanıt diye bir şey çıkarması Bad Godesberg’de oldu. Bad Godesberg olayından önce giderek artan bir kuşku vardı. Ama planlamanın üstünlüğü, bombanın kötü yapımına karşın, bu kuşkuyu kesinliğe dönüştürmüştü. Bu meslekte çok kullanılan bir özdeyişe göre, bir insan ergeç olaya imzasını atar. Bütün sıkıntı işin […]