Etgar Keret – Buzdolabının Üstündeki Kız

YALNIZ Ona bir zamanlar yalnız kalmayı seven bir kızla birlikte olduğunu söyledi. Bu da çok acıklıydı, çünkü onlar bir çifttiler ve çift, tanım olarak “birlikte” demektir. Fakat kız genellikle yalnız kalmayı yeğliyordu. Bu yüzden bir keresinde kıza, “Neden? Benim yüzümden mi?” diye sormuştu. Kız, “Hayır, seninle ilgisi yok, benim yüzümden, çocukluğumla ilgili,” demişti. Anlamamıştı aslında […]

Esmehan Aykol – Kitapçı Dükkanı

Dükkânın çevresinde deli gibi dönüyorum. Park yeri yok. Sabah sabah bu yarım saatlik park yeri arama turu iyice sinirimi bozuyor. Tüy diker gibi! Şurada cinnet geçirsem n’olacak? Bakkal, çaycı yardıma mı koşacak? Ayrıca, koşsalar n’olacak? Cinnet minnet geçirmemeye çalışıyorum o yüzden. Tam bu sırada, ben cinnet hususunda kendimi ikna etmeye çalışırken, adamın biri de arabasının […]

Iain M. Banks – Eşekarısı Fabrikası

Ağabeyimin kaçtığını öğrendiğimiz gün Kurban Kazıklarını kolaçan etmeye gitmiştim. Bir şeyler olacağını zaten biliyordum; Fabrika bana haber vermişti. Adanın kuzey ucunda, doğu rüzgârı estiğinde paslı kolu gıcırdayan gemi kızağının kalıntılarının yanında, son kum tepesinin dışa bakan yüzünde iki Kazığım vardı. Kazıkların birinde bir sıçan kafası ve iki kızböceği, diğerinde bir martı ve iki fare kafası […]

Ertürk Akşun – Ateş, Güneş ve Ada

Eğer içinizde gürül gürül gençlik ateşi yanıyorsa, bırakın yansın. Ateş yanmak içindir. Ateş ne kadar yakması gerekiyorsa o kadar yakar, ateş duracağı, söneceği yeri bilir. Asla bundan daha önce sönmez. Ateş her şeyi dener ve sınar… Ateşin özünü asla bilemezsin, Onu ne kadar öğrenmeye kalkarsan kalk, öğrenemezsin. Onu ancak tek bir şekilde öğrenebilirsin, Yanarak… En […]

Ahmet Altan – Karanlıkta Sabah Kuşları

Ahmet Altan’ın kitaplaşmış denemeleriyle, ilk kez Geceyarısı Şarkıları adlı yapıtında tanışmıştı okurlarımız. Büyük bir coşkuyla karşılanan, üst üste yeni basımları yapılan bu denemeler, çarpıcılığıyla, insanı derinlemesine irdeleyişi ve kişinin içsel yaşamını, örtüsüz kimliğini su yüzüne çıkarışıyla okuyanları bir anda etkilemiş, şaşırtmış ve elbette düşündürmüştü. Karanlıkta Sabah Kuşları da aynı tür denemelerden oluşuyor; ancak aşkı ve […]

Ahmet Altan – İsyan Günlerinde Aşk

Bazı geceler, eskimiş Acem halılarının üstünde yürüyen karıncaların adım seslerini duyarak uyanıyordu. Yüzlerce yıl önce dağ köylerinin izbe odalarında dokunmuş, çiğnene çiğnene solgunlaşmış bu halıların üstünde yürüyen son canlılar olan ince belli, titrek eklemli, boğumları simsiyah parlayan karıncaların kimsenin duymadığı adım sesleri, Osman’ın zamandan ve dünyadan kopmuş durgun ruhunda içini korkuyla titreterek yankılanıyordu. Bir zamanlar […]

Ahmet Altan – İçimizde Bir Yer

Bir Kadın, Bir Erkek… Nice aşk yitirdim ben. Kışkırtıcı bir bakışıyla çılgına döndüğüm, bir dudak büküşüyle ağulu acılar çektiğim, kahkahalarıyla şenlenip gözyaşlarıyla kederlendiğim, bir tanrıça katına çıkartıp tapındığım, kutsal mabetlerinin sunaklarına hayatımı bir adak gibi bırakmayı arzuladığım, memelerinde, kasıklarında, kalçalarında, bacaklannda, boyunlarında adanmış topraklarda dolaşan bir sofu gibi vecd içinde kendimden geçerek dolaştığım, ayaklarına kapandığım, […]

Ahmet Altan – Aldatmak

‘Onunla bir kere daha buluşması, yaşadıklarını bir kaçamak olmaktan çıkaracak, kendisini bir labirent gibi içine alıp bu yaşananları bir daha kolay kolay dışına çıkılamayacak bir maceraya dönüştürecekti. Bunu hissediyordu. Kaçacaksa şimdi kaçmalıydı, daha sonra çok geç olacaktı. Böyle olacağını hissettiği, hatta bildiği halde kaçmak istemiyordu. Yaşadıklarının yarattığı heyecan ve zevk kadar, hatta belki de daha […]

Aziz Nesin – Toros Canavarı

“Gülay, – Neler söylüyorsun ağabey, dedi, babamın polisle ne işi olurmuş? Mehpare Hanım, – Şimdi yüreğime inecek, dedi. Öyle bir adam ne yapar da polis tutarmış? Metin korkulu bir sesle, teker teker: – Gazeteler aylardanberi bir Toros Canavarı’ndan söz ediyorlar ya… – Eeee?.. – Evet?.. – İşte o Toros Canavarı babammış… Polis öyle söyledi. Yakalamışlar […]

Aziz Nesin – Tatlı Betüş

KAYIP İLÂNI Takriben kırk, kırbeş yıl önce, beş-altı yaşında bir çocukken, ilçedeki bir memur ailesine evlâtlık olarak verilmiş bulunan Gül ü adındaki akrabamızdan, o zamandanberi hiçbir haber ve bilgi alamadığımızdan kendisini aramaktayız. Tanıyanların, hayatta olup olmadığını bilenlerin, insaniyet namına adresimize bildirmeleri rica olunur. Yerini bildirenler, hayatta değilse öldüğüne tanıklık edenler, ayrıca maddî olarak da memnun […]

Aziz Nesin – Şimdiki Çocuklar Harika

Ben, terbiyeyi, terbiyesizlerden öğrendim. (Ebül’ald Ma’ari 973-1057) Charlie Chaplin -Dinle beni Walt, çocukları akıl ı uslu, büyükleri de çocuk olarak al derdi. (Walt Disney) Bu romanı, salt çocuklar için değil, ana-babalarla öğretmenler için de yazdım. (Aziz Nesin) Bu romanda, çocukların gözüyle büyüklerin nasıl göründüğü anlatılıyor. Bu romanda, çocuklar, ana babalarını, öğretmenlerini ve büyüklerini eleştiriyor. Bu […]

Aziz Nesin – Sizin Memlekette Eşek Yok Mu

Önceden söyleyeyim ki, bu yazı bir öykü değildir. Hiç bi şey katmadan, hiç bi şey çıkarmadan, hiç bi şey değiştirmeden o geceyi olduğu gibi, bütün düşündüklerimle, bütün duygularım, duyarlılıklarım, hatta duygusallıklarımla anlatmak istiyorum. Üstünden otuz altı gün geçti. Bilmiyorum olduğu gibi yazabilecek miyim. Ama yazmaya çalışacağım. Bir öykü değilse nedir bu yazı? Bir anlatı, belki […]

Aziz Nesin – Ölmüş Eşek (Uzun Öykü)

“Kurttan korkusu olmayan Ölmüş Eşek ‘in, Tahtalıköy’den, yeryüzündeki arkadaşı Eşekarısı’na yazdığı mektuplar” İLK MEKTUP  (Ölmüş Eşek’in Nasıl Öldüğünü Anlatır.) Sevgili Eşekarısı, Mektubumu alınca şaşıracaksın. Biz onu, çoktan nalları dikti biliyorduk, yine hangi ahırdan çıktı, diye afallayacaksın. Hiç şaşma, Tahtalıköy’deyim. Sana bu mektubumu Tahtalıköy’den yazıyorum. Bir zamanlar yeryüzünde yaşamış bütün büyükler, ünlüler, ileri gelenler, hepsi burada. […]

Aziz Nesin – Memleketin Birinde

Ünlü yazar Aziz Nesin, bir süredir mizah hikayelerinde olduğu kadar oyunlarında da masal motiflerini, anlatım tekniğini kullanıyor. Çok yazmak zorunda oluşu, onu, sürekli olarak yeni temalara götürünce, elbette eski halk masallarının ve hikayelerinin gür kaynağını da yoklamadan edemeyecekti. Kendi mizah ölçüleri ile dil anlayışı kadar “toplumcu öğreti” amaçları da onu “masal ve halk hikayeleri”ndeki uygun […]

Aziz Nesin – Gerçeğin Masalı

Bir yokmuş, iki yokmuş, üç yokmuş… Eski günlerde yeryüzünün bir ülkesinde hiç bir şey yokmuş. Hiç bir şeyi olmayan bir ülkenin bir padişahı varmış. Bu padişahın da bir hazinesi varmış. Bu hazinede o ulusun en değerli bir emaneti korunurmuş. Atalardan kalan bu emanetle o ulus övünürmüş. “Hiçbir şeyimiz yoksa da, atalarımızdan bize böyle bir emanet […]

Aziz Nesin – Damda Deli Var

Bütün mahalle ayağa kalktı: — Damda deli var! Sokak, bir baştan bir başa, deliyi seyre gelenlerle dolmuştu. Önce karakoldan, sonra Müdüriyetten araba ile polisler geldi. Arkadan itfaiye yetişti. Delinin annesi, — Yavrum, oğlum, in aşağı!… Hadi çocuğum!… diye yalvarıyordu. Deli, — Muhtar yapmazsanız, kendimi aşağı atarım! diyordu. itfaiye erleri, deli aşağı atlarsa tutabilmek için branda […]