Karin Fossum – Inspector Konrad Sejer #5 – Sana Sesleniyorum

Sessizlik, bir köpeğin havlamasıyla bozuldu. Anne, lavabonun başından doğruluyor ve gözlerini pencereden dışarı dikiyor. Köpek gırtlaktan gelen kısık bir sesle havlıyor. Siyah, kaslı vücudu heyecandan titriyor. Sonra anne oğlunu görüyor. Oğlu kırmızı Golf’ten çıkıyor ve mavi torbayı yere bırakıyor. Pencereye doğru bir göz atıp annesinin belli belirsiz hatlarını seçiyor. Köpeğin yanına gidiyor ve zincirini çıkarıyor. […]

Karen Armstrong – Mitlerin Kısa Tarihi

MÖ sekizinci yüzyılda huzursuzluk daha da yayılıyordu, belli başlı dört bölgede peygamberlerle bilgelerden oluşan etkili bir kalabalık yeni bir çözüm arayışına girdi. Alman filozof Karl Jaspers bu döneme “Eksenel Çağ” (Axial Age) adını vermişti, çünkü insanlığın ruhsal gelişimine damgasını vurmuştu; kadınlarla erkekleri bugüne dek beslemeyi sürdüren içgörüler bu dönemde kazanıldı. 67 Bildiğimiz kadarıyla bu çağ […]

Karanlıkta 33 Yazar – Korku Öyküleri Antolojisi

Karanlıkta 33 Yazar Korku Öyküleri Ontolojisi Joseph Sheridan Le Fanu Amelia Ann Blanford Edwards Bram Stoker William Wymark Jacobs Saki Ambrose Bierce Guy De Maupassant Montague Rhodes James David Herbert Lawrence Algernon Blackwood Carl Jacobi Ernst Theodor Amadeus Hoffmann Edgar Allan Poe Arthur Machen Thomas Burke Seabury Quinn Howard Phillips Lovecraft Clark Ashton Smith Manly […]

Kant Üzerine Dört Ders – Gilles Deleuze

Kant’a bir dönüş yapıyoruz. Bu, Saf Aklın Eleştirisi’ni karıştırmanın, okumanın ve yeniden okumanın bir vesilesi olsun. Bu eleştiri fikriyle felsefede vuku bulanın olağanüstü bir olay olduğuna hiç kuşku yok. Oraya yeniden dönüyoruz -söyleyeyim ki, çok uzun bir zaman önce okumuştum, sonra bıraktım okumayı ve sizin için yeniden okudum: Bu, ne olursa olsun, tam anlamıyla boğucu […]

Kamuran Şipal – Gece Lambalarının Işığında

Öğle yemeğini acele yiyip üstüvane biçimindeki sac barakadan çıktı. Kapının önünde başına geçirdiği şapkayı biraz yana yatırdı. Yedek subay olmak için gerekli altı aylık eğitimi görmek üzere bulundukları yere geleli henüz bir ay olmamıştı. İlk günleri büyük bir sıkıntı içinde geçmiş, fakat zamanla sert kışla hayatına alışmışlardı. Az ilerde, boydan boya uzanan bir hendeğin üzerine […]

Kalman Mikszat – Konuşan Kaftan

Kimi kentlerin halkı: “Türkler bizde yüz, iki yüz yıl oturdu, çok çile çektik!” diye sızlanır; delidir bunlar. Beri yanda, söz gelimi Kecskemet gibi kentler de vardır, buralarda ne Türk oturmuştur, ne Labancz, ne de Kurucz. (3) Öyleyken asıl çile çekenler bunlardır, çünkü savaşçı taraflardan birinin eğleştiği bir yerde yalnızca onun sözü geçer, haracı o keser, […]

David Eddings – Elenium #2 – Yakut Şövalye

Pandion Biraderliği Kayıtlarından, YİRMİBEŞİNCİ YÜZYILDA Zemochlu Otha’nın savaşçıları batı Eosia’nm Elene krallıklarını işgal ettiler ve önlerine geleni yakıp yıkarak batıya doğru yürüdüler. Otha, güçleri Randera Gölü civarındaki sislerle örtülü büyük savaş meydanında, batı krallıklarının orduları ve Kilise Şövalyeleri’nin birleşik gücüyle karşılaşana dek yenilmez gözüktü. Merkezi Lamorkand’daki savaşın işgalci Zemochların en sonunda geri püskürtülüp kendi sınırlarına […]

Kahraman Tazeoğlu – Bukre

Gizli aldatmalar, sevdiğin insanı ‘üzerine basmadan’ çiğnemektir. Kaç kez çiğnendiğini hiç bilmiyordu Bukre. Aşkın küçük kızıydı o… İstanbul’un dar sokaklarında, az önce öğrendiği acı gerçeğin yıkımıyla yalpa vuruyordu. Yanındakiyle birlikte iki kişilik bir yalnızlıktı artık onlarınki… Ayakları yürüyordu sadece. Kendisi geride kalmıştı çoktan. Akşamdı. Biraz önceki konuşmalar kafasının içinde tekrarlanıp duruyordu. Sitem dolu nefesiyle, soluğunu […]

Kaan Çaydamlı – Dada Manifestoları

Hugo Ball, 5 Şubat 1916’da Zürih’de “Cabaret Voltaire” adını verdiği sanatçılar lokalini açtı. Bu, Dada’nın kamuya açık en önemli kurumunun doğuşu anlamına geliyordu. Berlin’den Zürih’e gelmiş olan dadacı Richard Huelsenbeck şu yorumu yapmıştı: “Dada, yüreklilik, küçümseme, üstünlük, devrimci karşı koyuş; egemen mantığın, toplumdaki hiyerarşinin yok edilmesi, tarihin yadsınması, köktenci bir özgürlük, anarşi, burjuvanın yok edilmesi […]

David Eddings – Elenium #1 – Elmas Taht

“Ghzverig ve Bhelliom” Troll Tannlarının Efsanelerinden.. BAŞLANGIÇTA, kürkler giyen, lobut silahlar taşıyan Styricum atalarının Zemoch ormanları ve dağlarından orta Eosia ovalarına ağır ağır yürüdükleri günlerden çok önceleri, kuzey Thalesia’nın bitmez tükenmez karlan altındaki derin bir mağarada yaşayan eciş bücüş, Ghwerig isimli cüce bir troll vardı. Çirkinliği ve aşın hırsından dolayı dışlanan Ghvverig yeryüzünün derinliklerinde tek […]

David Eddings – Belgariad #5 – Efsuncunun Son Oyunu

Dinleyin beni Angaraklar, adıma, dualarınızı ve kurbanlarınızı eksik etmeyin, çünkü ben Angarak ülkelerinin efendisiyim. Beni memnun etmezseniz gazabım büyük olur. Sınırsızlığın zamansız boşluğu içinden geleceğe baktım ve gördüm ki, iki Yazgı vardı ve ebediyetin sonsuz koridorlarında birbirlerine doğru ilerliyorlardı. Her Yazgı Mutlaktı ve bunların nihai karşılaşmasında bölünmüş olan her şey bir olacaktı. O anda, olmuş […]

David Eddings – Belgariad #4 Büyülü Şato

Bir gün geldi, Çerek ve üç oğlu, Büyücü Belgarath ile Mallorya’ya gittiler. Bereberce, yaralı Tanrı Torak’ın çaldığı Aldur Taşı’nı geri almayı amaçlamışlardı. Torak’ın demir kulesinde Taş’ın saklı olduğu yere vardıklarında, muhteşem mücevhere dokunmaya bir tek Çerek’in oğullarının en küçüğü olan Demirpençe Riva cesaret etti. Çünkü ruhunda kötü niyet taşımayan bir tek Riva’ydı. Tekrar Batı’ya döndüklerinde, […]

David Eddings – Belgariad #3 Sihirbazın Tuzağı

Günlerin başlangıcında yedi tanrı dünyayı karanlıktan döndürerek yarattı; sonra hayvanları ve kuşları, sürüngenleri ve balıkları ve en nihayet de insanı yarattılar. O zamanlar göklerde Ul adlı bir ruh yaşıyordu ve bu yaratılış işine katılmamıştı. Gücünü ve aklını diğer tanrılardan esirgediği için yaratılan şeylerin çoğu kusurluydu ve mükemmel değildi. Birçok yaratık çirkin ve tuhaftı. Genç tanrılar […]

David Eddings – Belgariad #2 Büyücüler Kraliçesi

Dünyanın gençliğinde şer Tanrısı Torak, Aldur Taşı’nı alarak kaçtı ve dünyaya hâkim olmak istedi. Taş Torak’a direndi ve onu korkunç bir şekilde yakarak sakat bıraktı. Ama Torak Taştan vazgeçmedi, çünkü onun için çok kıymetliydi. Sonra Tanrı Aldur’un müridi büyücü Belgarath, Alorn Kralı ve üç oğlu ile birlikte Taşı Torak’ın demir kulesinden aldı. Torak peşlerine düşmek […]

David Eddings – Belgariad #1 Kehanetin Oyuncağı

Dünya yeniyken, yedi Tanrı uyum içinde yaşıyorlardı ve tüm insan kavimleri tek bir halktılar. Tanrıların en genci olan Belar, Alornlar tarafından pek seviliyordu. Onların arasında yaşıyor, onları el üstünde tutuyordu; Alornlar da onun gözetimi altında serpilip çoğalıyorlardı. Diğer Tanrıların da etraflarına halklar toplanmıştı, her Tanrı kendi halkını gözetiyordu. Ama Belar’ın en büyük kardeşi Aldur, hiçbir […]

David Arnold – Coğrafi Keşifler Tarihi

Coğrafi Keşifler Çağı (1400-1600), insanlık tarihinin çok özel bir dönemidir. İki yüzyıllık bu çağda yeni kıtalar keşfedildi, dünya denizden ilk kez dolaşıldı, ticaret dünya ölçeğinde yapılmaya başlandı, ilk kez deniz aşırı imparatorluklar kuruldu ve bütün bunlara bağlı olarak yeni keşfedilen kıta ve bölgelerin birikmiş ya da doğal servetleri başka bir kıtanın,Avrupa’nın ekonomik, ticari, bilimsel, teknolojik […]