Jean-Jacques Rousseau – Emile Ya Da Eğitim Üzerine

Bu sırasız, neredeyse düzensiz düşünce ve gözlemler kitabını yazmaya, düşünmeyi bilen iyi bir anneyi mutlu etmek için başladım. Önce yalnızca birkaç sayfalık bir inceleme yazısı kaleme almayı tasarlamıştım. Konum beni ister istemez sürüklediği için, bu inceleme yazısı yavaş yavaş, kuşkusuz içeriğine göre fazla büyük, ancak ele aldığı konuya göre fazla küçük bir tür yapıta dönüştü. […]

Brian Greene – Evrenin Dokusu

Babamın eski, tozlu kitaplığındaki hiçbir kitap yasak değildi. Ama gene de çocukluğumda hiç kimsenin oradan bir kitap aldığını görmedim. Çoğu kapsamlı bir uygarlık tarihi, batı edebiyatına ait cilt cilt büyük eserler ve şimdi hatırlayamadığım diğerleri- zamanla aşağıya doğru bel veren raflara kaynamış gibi görünen kalın ciltli, kocaman kitaplardı. Ama en üst rafta ara sıra gözümün […]

Brian Greene – Evrenin Zarafeti

Bir şey keşfetmenin insanın yeni bir şey görmesi değil de bakışını biçimlendirmesi demek olduğu söylenir. Evreni sicim kuramı tarafından biçimlendirilmiş bir bakışla gören okurlar yeni manzaranın nefes kesici olduğunu görecek. Önde gelen sicim kuramcılarından Brian Greene, çok açık ve anlaşılır bir dille yazdığı bu kitapta okuyucuya nihai kuram arayışının ardındaki bilimsel hikâyeyi ve bilim insanlarının […]

Brian Clark – Karar kimin

Finale siz karar vereceksiniz! Belkide kararınızı ilk kez bu kadar sorgulayacaksınız… Kendinizle yüzleşmeye hazır olun…. Ken Harrison bir trafik kazası sonucu boyundan aşağısı felç olmuş bir heykeltıraştır. 6 ay hastanede geçen bir süreden sonra iyileşme umudu olmayan Ken hastaneden taburcu edilmek ister. Hastanenin başhekimi Dr.Emerson ise hastane dışında Ken’in yaşayamayacağını dile getirerek bu karara karşı […]

Jean-Claude Carriere, Umberto Eco – Kitaplardan Kurtulabileceğinizi Sanmayın

“Bu şunu öldürecek. Kitap binayı öldürecek. ” 1 Hugo, bu meşhur sözünü Claude Frollo’nun, Notre-Dame de Paris’nin başdiyakozunun ağzından söyleƟr. Mimari ölmeyecekƟr şüphesiz, fakat biçim değişƟren bir kültürün bayrağı olma işlevini kaybedecekƟr. “Mimariyi düşünceyle kıyasladığınızda, düşünce kitap haline gelirken bir parça kâğıt, biraz mürekkep ve bir kalem yeƫğine göre, insan zekâsının matbaa uğruna mimariyi terk […]

Jean Paul Sartre – Duvar

Bizi büyük beyaz bir odaya soktular, gözlerim kırpışmaya başladı, ışık gözlerimi rahatsız ediyordu. Sonra bir masa ve masanın arkasında dört herif gördüm, sivildiler, kâğıtlara bakıyorlardı. Öteki tutukluları dibe yığmışlardı; onların yanına kadar gidebilmemiz için bütün odayı baştan başa geçmemiz gerekiyordu. Aralarında pek çoğunu tanıyordum; ötekiler yabancı olmalıydılar. Önümde duran ikisi yuvarlak kafalı, sarışındılar. Birbirlerine benziyorlardı. […]

Jean Paul Sartre – Bulantı

Olaylar da öyle değil mi? Kendi hallerinde akıp gidiyorlar. Birdenbire, konuşan, sonra çekip giden insanlar beliriyor, kişi, başı sonu olmayan öykülere dalıyor, duyduklarına, gördüklerine tanıklık edecek olsa, pek kötü, iğrenç bir tanıklık olurdu bu. Ama neler görmüyor bu kahvelerde insan. Örneğin cumartesi, öğleden sonra saat dörde doğru, istasyonda, mavi giysili ufak tefek bir kadın, elinde […]

Jean Lorrah – Hayatta Kalanlar – UZAY YOLU SERİSİ YENİ KUŞAK 3. KİTAP

Gezegenin adı Yeni Paris’ti. Atom dehşetinden sonra kendilerine uzayda barınabilecek bir yer arayan Dünyalı göçmenler, yeni dünyalarının ışık dolu bir yer olmasını istemişlerdi. İnsanların özgürce yaşadığı, sağlıklı, mutlu oldukları, sanatın geliştiği, sevginin büyüdüğü ve nefretin olmadığı bir toplumu arıyorlardı. Ne yazık ki Yeni Paris 24. Yüzyılda Birleşik Gezegenler Federasyonu tarafından yeniden keşfedildiğinde Toulouse-Lautrec’in resmettiği Paris’ten […]

Jean Jacques Rousseau – Yalnız Gezenin Düşleri

İşte, yeryüzünde yalnızım; kendimle baş başayım; artık ne kardeşim var, ne benzerim, ne de dostum. İnsanların en seveceni, en cana yakını, bu insanlar arasından söz birliğiyle çıkarıldı. Bunlar, düşmanlıklarını hainliğin son sınırına götürerek, duyarlı ruhuma hangi üzüntünün daha çok dokunabileceğini araştırdılar v mahkûm edebilirlerdi. Ancak, ellerindeki araçların hepsini birden kullanmadan tükettiler; bana hiçbir şey bırakmamakla […]

Jean Jacques Rousseau – Toplum Sözleşmesi

En güçlü, gücünü hak, boyun eğmeyi de ödev biçimine sokmadıkça hep egemen kalacak kadar güçlü değildir. Güçlünün hakkı işte buradan gelir. Görünüşte alay edilen hak, gerçekte bir ilke olmuştur. Ama bize hiç açıklanmayacak mıdır bu sözcük? Güç maddesel bir şeydir. Bundan nasıl bir ahlak çıkabilir, bilmem. Güce boyun eğmek, bir istem işi değil, bir zorunluluk; […]

Jean Genet – Acik Dusman

Türkçe’de yalnızca dört oyunu (Gözetim Altında, Hizmetçiler, Balkon, Paravanlar), iki denemesi (Gayet Düzgün Küçük Kareler Halinde Yırtılıp Kenefe Atılmış Bir Rembrandt’tan Arta Kalanlar, Giacometti’nin Atölyesi) ve yeni yayımlanan bir romanı (Gülün Mucizesi) ile tanınan, şiirleri, diğer romanları ve oyunları dilimize çevrilmemiş Jean Genet’nin belli başlı siyasi makalelerini ve kendisiyle yapılmış söyleşilerden bazılarını derledik bu seçkide. […]

Jean Dominique Bauby – Kelebek Ve Dalgıç

Eski püskü perdenin arkasından yansıyan süt beyazı bir aydınlık, sabahın yaklaştığını haber veriyor. Topuklarım ağrıyor; başım bir örs, tüm vücudumu saran bir çeşit dalış hücresi gibi. Odam yavaşça alacakaranlıktan sıyrılıyor. Sevdiklerimin fotoğraflarını, çocuklarımın çizdiği resimleri, afişleri, Paris-Roubaix bisiklet yarışlarından bir önceki gün arkadaşımın gönderdiği küçük metal bisikletçiyi ve kayalığın üstündeki pavurya misali altı aydır çakılı […]

Jean Bottero – Eski Yakındoğu Sümer’den Kutsal Kitaba

İster gelip geçici bir hevesle, isterse ciddi bir temas arayışıyla yapılsın, eski Yakındoğu’nun ve özelikle de o bölgenin merkezi olan eski Mezopotamya’nınki gibi yoğun ve bize çok uzak bir kültürel sistemi ele almak zor, hatta can sıkıcı bir iştir. Bu konuda herkes hemfikirdir. Bu antik dünyanın keşfedilmesinden beri bir buçuk yüzyıl geçmiş, o zamandan beri […]

Jean Baudrillard – Tam Ekran

AIDS, elektronik virüsler, terörizm… Eğer bir beden, bir sistem, bir ağ, bütün negatif öğelerini dışarı atar ve bir basit öğeler bileşimine dönüşürse, virüsün hastalık yapabilme gücü kendini gösterir. Virüsten ileri gelen bulaşma, bu anlamda, fraktal duruma ve dijital duruma sımsıkı bağlıdır. Çünkü bilgisayarlar, elektronik makineler birer soyutlamaya, sanal makinelere, beden olmayan bedenlere dönüştüğünden, virüsler içlerinde […]

Jean Baudrillard – Şeytana Satılan Ruh

Son yüzyıllarda üretilen, bizim bir ilkeye dönüştürdüğümüz gerçeklik ortadan kaybolmaktadır. Bu gerçekliği ne pahasına olursa olsun bir referans olarak yaşatmaya çalışmak mantıksız bir şeydir, çünkü bu gerçekliği ayakta tutan ilke ölmüştür. “Nesnel” gerçeğin ortadan kaybolmaya başlamasıyla birlikte bu gerçeklik ilkesi giderek güçten düşerken Bütünsel, Sanal bir Gerçekliğin giderek güçlendiği görülmektedir. Bundan böyle gerçeğin gerçekliğini yitirmiş […]

Jean Baudrillard – Simülakrlar ve Simülasyon

Hakikati gizleyen şey simülakr değildir. Çünkü hakikat, hakikat olmadığını söylemektedir. Simülakr hakikatin kendisidir. Ekleziyast İnsanın aklına gelebilecek en güzel simülasyon alegorisi olduğunu düşündüğümüz bu Borges masalında: İmparatorluğun hizmetindeki haritacıların çizdikleri harita sonunda imparatorluğun topraklarına birebir eşit boyutlara sahip bir belgeye dönüşmektedir. Ancak çökmeye başlayan imparatorlukla birlikte lime lime olmuş bu harita parçalarıyla çölde karşılaşan insanlar […]