F. Scott Fitzgerald – Benjamin Button’ın Tuhaf Hikayesi

1860 kadar eski yıllarda, doğumun evde olması uygun görülürdü. Şimdi ise bana söylendiğine göre, tıp tanrıları bebeğin ilk çığlıklarının bir hastanenin, tercihen ünlü bir hastanenin anestezi kokulu ortamında duyulması gerektiğine karar vermişler. Yani Bay ve Bayan Roger Button, 1860 yılının bir yaz gününde ilk çocuklarının bir hastanede doğmasına karar verdiklerinde, zamanlarının elli yıl ilerisinde bir […]

Fyodor Mihailoviç Dostoyevski – Ezilenler

Geçen yıl yirmi iki mart akşamı başıma çok garip bir olay geldi. Bütün gün kentte dolaşıp kendime bir daire aradım. Eski dairem pek rutubetli olduğu için, kötü kötü öksürmeye başlamıştım. Daha sonbaharda çıkacaktım oradan, ama ha bugün ha yarın derken, baharı ettim. Bütün bir gün dolaştığım halde işe yarar bir tek yer bulamadım. Önce diğer […]

Eylem Delikanlı, Özlem Delikanlı – Keşke Bir Öpüp Koklasaydım

Elinizdeki kitaba son noktayı koyduğumuzda tarih 27 Mayıs 2013’tü. Çalışmayı sonlandırmış olmamızın heyecanı bir yana, Türkiye, tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir sivil direnişe tanıklık ediyordu. Özellikle 31 Mayıs itibarıyla ivme kazanan ve Türkiye’nin birçok kentinde yankısını bulan Gezi Direnişi, yaşlısından gencine, sosyalistinden milliyetçisine ve antikapitalist Müslüman’ına kadar oldukça geniş yelpazede insanı bir araya getirdi. Umudun […]

Evrim Çalkavur – Öğrenen Organizasyon Yolculuğu

Hayatın her alanında olduğu gibi, işyerinde de mutlaka değişik sorunlar oluşur ve onların çözümü gerekir. Bu sorunlar çözülmez ve birbiri üstüne binerse verim ve çalışan memnuniyeti düşer. Çalışanlara sorunlarını nasıl çözeceklerini birileri mi söylesin, yoksa çalışanlar sorunlarını nasıl çözeceklerini kendileri mi öğrensinler? Bir sohbet içinde Erol Erduran, “Herkes öğrenmeyi seviyor, ama öğretilmesinden hoşlanmıyor,” demişti. Arkadaş […]

Evliya Çelebi – Seyahatname (1-2.Cilt)

XVII. yüzyıl Osmanlısında yaşamış ve o zamanki Osmanlı coğrafyasını 50 yılı aşkın birsüre dolaşmış, komşu ülkelere seyahat etmiş, Ukrayna, Romanya, Slovakya, Avusturya, Macaristan, Polonya, İran, Mısır, Habeş ve Sudan’a kadar gitmiş olan Evliyâ Çelebi, gezip gördüklerini, dinledikleri, okuduklarını ve bildiklerini notlar halinde tutup sonra bunları kitaplaştırarak kendinden sonra gelecek insanların yararlanması için bir araya getirmiştir. […]

Honoré de Balzac – Evde Kalmış Kız

Birçok insan kimi Fransa illerinde şöyle ya da böyle, Şövalye de Valois’lara rastlamış olabilir, çünkü bunlardan biri Normandiya’da yaşıyor, bir başkası Bourges’da bulunuyor, bir üçüncüsü 1816’da Alençon kentinde mutluluk içinde yaşamını sürdürüyordu; belki Güney’in de böyle bir şövalyesi vardı. Ancak bu kalabalık Valois ailesini sayıp dökmenin burada bir önemi yok. XIV. Louis nasıl Bourbon ailesindense, […]

Baruch Spinoza – Etika

Bu büyük eseri birkaç satırda özetleme iddiasından uzağız. Bu nunla birlikte, belirli noktalarını işaret için göstermemiz gerekir ki, Spinoza’nın açıklamasında tuttuğu sıraya rağmen, hakiki başlangıç noktası Descartes’tan ya da başka bir yazardan çıkarılmış bir cevher teorisi veya fikri değildir. (…) O kendi duygulan ışlarının şuuruna sahiptir; nitekim, bir Bedeni olduğunu ve Beden hayatının hangi şartlarda […]

Etienne Gilson – Tanrı ve Felsefe

Bu dört konferans, bütün metafizik problemler arasında en yüksek mevkii işgal eden bir problemin sadece bir yönünü ele almaktadır. Bu i şi de oldukça sınırlı sayıda tarihî verilere dayanarak yapmaktadır ki, sözkonusu veriler, teknik aç ıdan iyice tayin ve tesbit edilmiş olmaktan ziyade doğrulukları peşinen kabul edilmiş veriler durumundadır. Bu problem, metafizik bir mahiyet arzeden, […]

Etgar Keret – Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü

Bu öykü geç gelen yolculara asla kapı açmayan bir otobüs şoförüne dair. Kimseye. Ne otobüsün yanında koşup ona yalvaran bakışlarla bakan ezik lise öğrencilerine, ne kapıya aslında zamanında gelmiş de bütün suç şoförünmüş gibi vuran sinirli tiplere, ne de onu ellerindeki alışveriş torbalarını sallayarak durdurmaya çalışan yaşlı ve titrek kadınlara. Kötülüğünden değil, çünkü kötülüğün zerresi […]

Etgar Keret – Kapı Birden Vuruldu

“Bana bir öykü anlat,” diye buyuruyor kanepemde oturan sakallı adam. Durum, itiraf etmeliyim ki, hiç iç açıcı değil. Ben öykü yazan biriyim, anlatan değil. Ve onu da talep üzerine yapmıyorum. En son oğlum bir öykü anlatmamı istedi benden. Bir yıl önce. Ona bir periyle bir tavşana dair bir şeyler anlattım -ne anlattığımı tam olarak hatırlamıyorum- […]

Etgar Keret – Buzdolabının Üstündeki Kız

YALNIZ Ona bir zamanlar yalnız kalmayı seven bir kızla birlikte olduğunu söyledi. Bu da çok acıklıydı, çünkü onlar bir çifttiler ve çift, tanım olarak “birlikte” demektir. Fakat kız genellikle yalnız kalmayı yeğliyordu. Bu yüzden bir keresinde kıza, “Neden? Benim yüzümden mi?” diye sormuştu. Kız, “Hayır, seninle ilgisi yok, benim yüzümden, çocukluğumla ilgili,” demişti. Anlamamıştı aslında […]

Esmehan Aykol – Kitapçı Dükkanı

Dükkânın çevresinde deli gibi dönüyorum. Park yeri yok. Sabah sabah bu yarım saatlik park yeri arama turu iyice sinirimi bozuyor. Tüy diker gibi! Şurada cinnet geçirsem n’olacak? Bakkal, çaycı yardıma mı koşacak? Ayrıca, koşsalar n’olacak? Cinnet minnet geçirmemeye çalışıyorum o yüzden. Tam bu sırada, ben cinnet hususunda kendimi ikna etmeye çalışırken, adamın biri de arabasının […]

Iain M. Banks – Eşekarısı Fabrikası

Ağabeyimin kaçtığını öğrendiğimiz gün Kurban Kazıklarını kolaçan etmeye gitmiştim. Bir şeyler olacağını zaten biliyordum; Fabrika bana haber vermişti. Adanın kuzey ucunda, doğu rüzgârı estiğinde paslı kolu gıcırdayan gemi kızağının kalıntılarının yanında, son kum tepesinin dışa bakan yüzünde iki Kazığım vardı. Kazıkların birinde bir sıçan kafası ve iki kızböceği, diğerinde bir martı ve iki fare kafası […]

Ertürk Akşun – Ateş, Güneş ve Ada

Eğer içinizde gürül gürül gençlik ateşi yanıyorsa, bırakın yansın. Ateş yanmak içindir. Ateş ne kadar yakması gerekiyorsa o kadar yakar, ateş duracağı, söneceği yeri bilir. Asla bundan daha önce sönmez. Ateş her şeyi dener ve sınar… Ateşin özünü asla bilemezsin, Onu ne kadar öğrenmeye kalkarsan kalk, öğrenemezsin. Onu ancak tek bir şekilde öğrenebilirsin, Yanarak… En […]

Ahmet Altan – Karanlıkta Sabah Kuşları

Ahmet Altan’ın kitaplaşmış denemeleriyle, ilk kez Geceyarısı Şarkıları adlı yapıtında tanışmıştı okurlarımız. Büyük bir coşkuyla karşılanan, üst üste yeni basımları yapılan bu denemeler, çarpıcılığıyla, insanı derinlemesine irdeleyişi ve kişinin içsel yaşamını, örtüsüz kimliğini su yüzüne çıkarışıyla okuyanları bir anda etkilemiş, şaşırtmış ve elbette düşündürmüştü. Karanlıkta Sabah Kuşları da aynı tür denemelerden oluşuyor; ancak aşkı ve […]